YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19646
KARAR NO : 2023/6152
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/544 E., 2016/327 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/544 Esas, 2016/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2021 tarihli ve 19-2016/335468 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin sanık hakkında verilen beraat kararının usûl ve yasaya aykırı olduğunu belirterek süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın taraflarına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanlar vekili 20.10.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile içlerinde sanığa ait Maviş Alışveriş Merkezi isimli iş yerinde, hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.Şikâyet dilekçesi ekinde, o iş yerinden düzenlenen 18,00 TL tutarında satış fişi ile taklit markalı olduğunu beyan ve iddia ettiği kalemlere ait fotoğraflar sunmuştur.
3.İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.10.2014 tarihli ve 2014/1807 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada, toplam 156 adet kaleme el konulmuş, bunlardan 3 adedi adli emanete gönderilmek üzere numune olarak alınmış, geri kalan 153 kalem şikâyetçi şirketler vekiline yediemin olarak teslim edilmiştir.
4.Sanık savunmalarında; bu kalemleri faturalı olarak satın aldığını, tamamının orijinal olduğunu beyan etmiştir.
5.Dosyada mevcut 01.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu kalemler ile orijinal kalemler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve suça konu kalemlerin 2008 yılında üretilmiş orijinal ürünler olabileceği, kesin bir tespitin ancak 2008 imal tarihli orijinal kalemlerin incelenmesi halinde yapılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
6.Mahkemece, katılanlar vekiline 2008 yılında üretilen orijinal ürün numunesi sunması konusunda süre verilmişse de; istenilen ürünlerin dosyaya ibraz edilemediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.20.10.2014 tarihli arama tutanağına göre, katılan şirketler vekiline yediemin olarak teslim edilen 153 adet kalem hakkında Mahkemece her zaman bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
2.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, “Olay ve Olgular” bölümünde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, sanığın savunmalarının aksine, yapılan aramada ele geçirilen kalemlerin taklit markalı olduklarına dair delil bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/544 Esas, 2016/327 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.