Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11034 E. 2023/6169 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11034
KARAR NO : 2023/6169
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1086 E., 2021/300 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/1196 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.İşbu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2016/7456 Esas, 2020/12282 Karar sayılı ilâmıyla; “…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içermesi sebebiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/1086 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sanığın lehine olan 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62, 52, 53 ve 54 üncü maddeleri gereği 10 … hapis cezası 240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.20.08.2013 tarihli olayda; suç tarihinde saat 16.00 sıralarında mahkemeden alınan arama kararına istinaden sanığın ikametinde yapılan aramada, 422 adet elektronik sigara, 422 adet elektronik sigara şarj aleti, 211 adet sıvı tütün ele geçirilmiştir.

2.Sanık bozma öncesi savunmasında, ele geçen eşyaların kendisine ait olduğunu, bir arkadaşından alacağına karşılık aldığını, piyasaya sürüp paraya çevirmek için bulundurduğunu beyan etmiştir. Bozma sonrası alınan savunmasında kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar parayı ve kurum zararını ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin ele geçen kaçak sıvı nikotinin hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamulü niteliğinde olması halinde 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve elektronik sigara ve şarj aletleri yönünden aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kaldığı, böylece 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereği “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü gereği ağır olan cezayı gerektiren 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılacağı cihetle;

Sanıktan ele geçen 211 adet kaçak sıvı nikotinin hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamulü niteliğinde olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak, tütün mamulü niteliğinde olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre de,
1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranı 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/7456 Esas, 2020/12282 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen İstanbul 56.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/1196 Esas, 2014/616 Karar sayılı ilâmı ile verilen hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının ” hapisten çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ve gün adlî para cezasından çevrilme 500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının” belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak hapisten çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ve gün adlî para cezasından çevrilme 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2021 tarihli ve 2020/1086 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.