YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3723
KARAR NO : 2023/6681
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/623 E.,2013/275 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
EK KARAR : İade talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2013 tarihli ve 2012/623 Esas,2013/ 275 Karar sayılı kararı ile sanık … ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanıkların savunmalarının aksine cezalandırılmaları gerektiren
her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli delil bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli ve 2014/32227 Esas, 2017/5749 Karar sayılı ilâmıyla; sanıkların ithali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokmalarından dolayı 5607 sayılı Kanun’u 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereği mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verildiği gerekçesiyle oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiş, aynı ilâmda dava konusu 40.000 kg atık hakkında ise mahallinde her zaman karar verilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2017 tarihli ve KD-2013/251879 sayılı yazısı ile sanıkların atılı suçtan cezalandırılabilmeleri için bilerek ve isteyerek yasal düzenlemelere aykırı şekilde suça konu ithalat işlemini gerçekleştirmeleri gerekirken, sanıkların tebliğe uygun ancak uluslararası sözleşmeye aykırı eylemden cezalandırılmalarının mümkün olmadığı, zira üst düzenleyici metne aykırı alt düzenleyici metne uygun işlem ilgili aleyhe değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle itiraz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.10.2017 tarihli ve 2017/11732 Esas, 2017/7819 Karar sayılı ilâmıyla Dairenin itiraza konu 14.06.2017 tarihli ilâmı yerinde görüldüğünden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.10.2021 tarihli 2017/7-1092 Esas, 2021/463 Karar sayılı ilâmıyla, “…Sanıkların ithal edilen malzemeye ilişkin analizlerin yanlış yapıldığı yönündeki savunmalarının aksine cezalandırılmalarını gerektiren her türlü şüpheden uzak yasal ve yeterli delil bulunamadığından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine ilişkin Yerel Mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
…Anayasa’nın 90. maddesi gereğince usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğunda kuşku duyulmasa da somut olay özelinde yol gösterici niteliği bulunan Basel Sözleşmesi hükümlerinin herhangi bir Yüksek Sözleşmeci Taraf’ınkanunlarına ve onun taraf olduğu başka bir Sözleşme uyarınca tanınmış olabilecek insan hakları ve temel özgürlükleri sınırlayacak veya onları ihlal edecek biçimde yorumlanamayacağı, bu nedenle Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalatına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği (Tebliğ no:2011/3) ile 30.12.2011 tarihli ve 28158 sayılı (3. Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği’nin (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2012/3) Basel Sözleşmesine aykırılık teşkil etmesinin sanıklar aleyhine değerlendirilemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır…” şeklindeki gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının oybirliğiyle kabulüne, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.06.2017 tarihli bozma kararının kaldırılmasına, ithali yasak olan eşyanın yurda sokulması suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların atılı suçtan beraatlerine ilişkine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2012/623 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararının onanmasına karar verilmiş, muhafaza altına alınan dava konusu atıklar hakkında 13.04.2012 tarihli iddianame ile müsadere davası açılmadığından ve yerel Mahkemece de bu konuda bir karar verilmediğinden mahallinde anılan hususta her zaman karar verilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
5.Sanık müdafiinin dava konusu atık maddelerin iadesi talebi üzerine mahkemece duruşma açılmaksızın 16.02.2022 tarihli ve 2012/623 Esas, 2013/275 Karar sayılı ek kararı ile iade talebinin reddine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.02.2013 tarihli ve 2022/115382 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, iade talebinin reddine dair ek kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’nin … Metal ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ’nin yönetim kurulu başkanı ve yetkili müdürü, sanık …’in ise aynı şirketin ithalat müdürü olduğu, anılan şirketin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilen lisans belgesine istinaden tehlikesiz atık ithalat iznine sahip olduğu, adı geçen şirkete ait alıcısı … Metal ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ, göndericisi Ukrayna ülkesinde mukim … Trading Ltd. adlı firma olduğu belirtilen 15.12.2011 tarihli ve AN 052887-052888 sayılı, eşya kodu 2620.19.00.00.00 olarak tanımlı iki ayrı gümrük giriş beyannamesi ile toplam 32 kapta 40.000 kilogram, ticari tanımı “Çinko cüruf” olarak belirtilen maddenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 09.12.2011 tarihli ve 3955 sayılı uygunluk yazısına istinaden 16.12.2011 tarihinde … Gümrük Müdürlüğüne özet beyanda bulunmak suretiyle yurda girişinin sağladığı, eşyanın Dilovası Gümrük Sahasında bulunan bir antrepoya alındığı sırada Dilovası Gümrük Müdürlüğüne gelen ihbar üzerine dava konusu yükten numuneler alınarak tahlil yaptırıldığı ve eşyanın 2012/3 sayılı Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği’nin “İthali yasak diğer atıklar” başlıklı EK-2/B Listesi’nde yer alan 2620.11.00.00.00 tarife pozisyonundaki kategoriye girdiği iddiasıyla sanıklar hakkında ithali yasak eşyayı ithal etmek suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık …’nin savunmasında, ithal edilen malzemeye ilişkin analizlerin hatalı yapıldığını, GTİP numarası yanlış olan malzemeden numune alınması nedeniyle tenörlerinin düşük çıktığını, ithal edilen malzemenin geri dönüşümü olan ve ekonomik değer ihtiva eden çinko ve bakırın hammaddesi olduğunu, maddenin vasıflandırmasında hata yapıldığını ,sanık …’in ise savunmasında, dava konusu maddenin ithalatını gerçekleştiren firmada müdür olarak çalıştığını, gümrük aşamasında malın ithalatını 26.20.19 numaralı koddan yaptıklarını ancak analiz yapılırken 26.20.11 numaralı kod üzerinden analizin yapıldığını, dolayısıyla kriterin değiştirildiğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmıştır.
3.Çevre Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün ithalatçı firmaya gönderdiği 16.11.2011 tarihli cevabi yazıda; ithalat işlemlerinin tamamlanabilmesi için ithal edilen atığın metal içeriğini gösteren elementel analiz raporunun yeterli olduğu belirtilmiştir.
4.TÜBİTAK MAM Kimya Enstitüsü tarafından düzenlenen 09.12.2011 tarihli kimyasal analiz raporunda; numunenin 1 milimetre üstünün %61.03 bakır(Cu), %24.81 Çinko(Zn), %0.008 çözünebilen klorür, 1 milimetre altının ise %18.38 bakır(Cu), %27.91 çinko(Zn) ve %0.57 suda çözünebilen klorür içerdiği tespit edilmiş,09.12.2011 tarihli TÜBİTAK MAM Kimya Enstitüsü raporuna istinaden … Valiliği İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından ithalata konu eşyanın 2011/3 sayılı Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği’ne göre Türkiye gümrük bölgesine girişinin uygun olduğunun atığın içindeki ağır metallerin oransal dağılımına göre “2620.1900.00.00 Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu (GTİP) diğerleri” adlı eşya tanımına uyduğunun belirtildiği, 14.12.2011 tarihli özet beyanın verilmesiyle de söz konusu eşyanın … Gümrük Müdürlüğü Liman Sahasından 15.12.2011 tarihinde yurda girişine izin verildiği anlaşılmıştır.
5…. Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün talebiyle TÜBİTAK MAM Endüstriyel Teknik Destek Hizmetler Birimi tarafından düzenlenen 16.02.2012 tarihli ve 465/2581 sayılı rapor ile bu raporunun açılımı mahiyetindeki 23.03.2012 tarihli ve 4767 sayılı cevabi yazıya göre; numunesi incelenen çinko cürufu örneklerinde çinko miktarlarının %39 ve %50 olması sebebiyle 2011/3 sayılı DTS Tebliği’nin Ek-1 ithali uygunuk denetimine tabi eşya Listesi’ne uygun olmadığı, Ek-2 Listesinde verilen (ithali yasak diğer atıklar) kapsamına girdiği ve aynı Tebliğ‘in EK-1 Listesi’nde yer alan “İthali Uygunluk Denetimine Tabi Atıklar” başlığı altındaki 2620.11.00.00.00 GTİP numaralı malzemelerle karşılaştırıldığında çinko cürufu numunelerinin galvanizli matlarla uygunluk göstermediği belirtilmiştir.
6.21.03.2012 tarihli üç kişilik kimyager heyetince düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Basel Sözleşmesi’nin EK IX B Listesi’nde yer alan ürünlerin tehlikeli atık olarak kabul edilmediği, aynı şekilde B1100 Listesi’nde yer alan ürünlerin de atık kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, dikkat edilmesi gereken hususun Basel Sözleşmesi’nde “Hard zinc spelter” (galvanizli mat) ifadesinin bu Liste’de “sert çinko lehimi” olarak çevrildiği, numunenin galvanizli matlardan olması hâlinde tehlikeli atık sınıfında değerlendirilemeyeceği, çinko içeren bir cürufun tehlikeli atık olarak sınıflandırılabilmesi için sırası ile %90, %92, %85 ve %92′ den az çinko içermesi gerektiği, dava konusu eşyadan alınan numunelerin çinko oranının %39,370 ve %50,355 olduğu, galvanizli mat olmayan, diğer çinko içeren cüruf, kırpıntı, kalıntı vb. ürünlerin 2620.19.00.00 tarife pozisyonunda yer almak zorunda olduğunu, bu nedenle ithal edilen ürünlerin ithalatının yasak olup olmadığı konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, ilgili Tebliğ ile Basel Sözleşmesi’nin çeliştiği, bu konunun açıklığa kavuşturulması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görüşüne başvurulmasının zorunlu olduğu belirtildiği anlaşılmıştır.
7.21.03.2012 tarihli rapor üzerine … Gümrük Müdürlüğüne ithalata konu eşyanın ilgili Tebliğ’in EK-2/B Listesi’nde yer alan “ithali yasak diğer atıklar” kapsamında kalıp kalmadığının sorulması üzerine 04.04.2012 tarihli cevabi yazıda; Basel Sözleşmesi ile ilgili Tebliğ hükümlerinin çeliştiğinin, bu hususun Çevre ve Şehircilik Bakanlığından sorularak görüş alınması gerektiğinin bildirilmiştir.
15.04.2013 havale tarihli iki gümrük müşaviri ve bir öğretim üyesinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda; … Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünce analizi yapılmak üzere TÜBİTAK MAM Çevre Enstitüsüne gönderilen 15.03.2012 tarihli ve 930 sayılı yazı ekinde bulunan numunelerin yapılan analiz sonuçlarının, 2620.11.00.00.00 GTİP’de bulunan “Galvanizli mat” olarak
analizinin yapılmasının alınan numuneleri temsil edemeyeceğini, ithalat amacıyla yurda getirilen atığın bakır ısıl metalurjiden elde edilen çinko ve bakır içerikli sarı raman (sarı cüruf) olduğu, bu tür atıkların, içerisindeki çinko ve bakır muhteviyetı itibarıyla 2620.19.00.00.00 GTİP’de bulunduğu, bu hâliyle sanıkların 5607 sayılı Kanun’a muhalefet etmedikleri şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
8.Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 14.05.2012 tarihli ve 7862 sayılı cevabi yazısına göre; alınan numunelerin analizinin firma tarafından beyan edilen 2620.19.00.00.00 GTİP numaralı “Diğerleri” kapsamında kalan atığa göre değil, 2620.11.00.00.00 GTİP numaralı galvanizli matlara göre yapıldığı ve çinko miktarlarının %39 ve %50 olması nedeniyle ithal edilmesi istenen atığın galvanizli matlarla uygunluk göstermediğinin tespit edildiği, ancak … Gümrük Müdürlüğünce başlatılan ithalat işlemlerinin 2620.19.00.00.00 GTİP numaralı “Diğerleri” kapsamındaki atığa göre yürütülmüş olduğu, söz konusu atığa ilişkin daha önce … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından alınan ve yine TÜBİTAK MAM’da yaptırılan analizde olduğu gibi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderilen 16.02.2012 tarihli ve 2581 sayılı raporda da analizi yapılan atığın içindeki ağır metallerin oransal dağılımının 2620.19.00.00.00 GTİP numaralı “Diğerleri” tanımına uygun olduğu, bu değerlendirmeler çerçevesinde firmanın ithalat işlemlerinin tamamlanmasında herhangi bir sakıncanın bulunmadığı bildirilmiştir.
9.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, toplam CİF değerinin 102.069,00 TL, gümrük vergilerinin 1.010,00 TL, gümrüklenmiş değerinin ise 102.069,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkeme tarafından 5271 sayılı Kanun’un 256 ncı ve 257 nci maddeleri gereğince duruşma açılıp, taraflara davanın bildirilmesinden sonra suça konu eşya hakkında bir karar verilmesi gerekirken duruşma açılmaksızın dosya yeni esasa kaydedilmeden ek karar ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
… Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla fiilen el konulduğu anlaşılan suça konu 40.000 kg atığın, Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği hükümlerine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığının gözetimi ve denetimi altında getirildiği ülkeye iadesi için işlemlerin atıkların bulunduğu Dilovası Gümrük Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesine karar verilmesi gerekirken, dosyada el koyma kararı bulunmadığı yönündeki gerekçeyle yazılı şekilde karar tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1 . Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2012/623 Esas, 2013/275 Karar sayılı ek kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.