Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1088 E. 2023/3598 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1088
KARAR NO : 2023/3598
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1627 E., 2021/2331 K.
Mahkememiz dosyasıyla birleşen İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/896 E, 2015/805
Karar Sayılı Dosyada
Mahkememiz dosyasıyla birleşen İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/147 E, 2016/240
Karar Sayılı Dosyada
DAVA TARİHİ : 16.04.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/544 E., 2019/766 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı MPE Mühendislik İnş. Taahhüt ve Dış Tic. A.Ş. vekilince duruşmasız, davacı-birleşen davalı davalı Armaplast Polyester San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat … ve şirket yetkilisi .. ile davalı-karşı davacı vekili Avukat …in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesi uyarınca yüklenici sıfatıyla müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmenin birim fiyatlı olarak düzenlendiğini, bu nedenle sözleşmenin C/17 maddesi ile tarafların iş artış/azalışlarını öngördüklerini, sözleşme kapsamındaki işlerin yanı sıra sözleşme harici işlerin de yerine getirildiğini, geçici kabulün 23/06/2014 tarihinde İSKİ tarafından yapıldığını, 26/02/2015 tarihinde davalının kesin kabule hazır olunduğunu İSKİ’ye bildirdiğini, gerek sözleşmeli gerekse sözleşme dışı yapılan işlerle ilgili faturaların düzenlenip davalıdan kısmi tahsilat yapıldığını, davalının yaptığı ödemeler neticesinde 31/01/2015 tarihi itibariyle müvekkillerinin davalıdan 948.787,86 TL cari hesap bakiye alacağının kaldığını, bu alacağın faiziyle birlikte tahsilini istediklerini, davalının İSKİ’ye teslim ettiği 9 no.lu hakedişte toplam iş miktarının KDV dahil 12.198.698,64 TL olup, bu hakedişte belirtilen kesin hesap raporu nedeniyle oluşan alacağın 12.610.585,66 TL olduğunu, sözeşme kapsamında geçici hakedişlerde kesilen fatura tutarı olan 8.674.256,37 TL’nin düşümü ile müvekkilinin oluşan alacağının 3.936.329,29 TL olup, bu tutarın da davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, davalı tarafından düzenlenen hak edişlere sokulmayan müvekkili tarafından tamamlanan poz miktarlarının karşılığının da KDV dahil 287.902,27 TL olup, bu miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, bunların dışında, teknik şartnamede belirtilen 304 paslanmaz metalden mamul ürün ve ekipmanların 316 kalite olarak talep ve temin edilmesinden kaynaklı olarak fiyat farkı alacağının doğduğunu, davalı ile İSKİ arasındaki sözleşme ve teknik şartnamelerde birim fiyat tarifelerinde kullanılacak paslanmaz malzemelerin 304 kalite olarak belirlendiğini, davalının müvekkiline ilettiği İSKİ’den gelen e-mail uyarınca düzenlenen 25/03/2013 tarihli yazılı talimat ile paslanmaz kalitesinin 316 olarak değiştirildiğini, bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin C/15 m.de öngörüldüğünü ve İSKİ tarafından yapılacak işin teknik kapsamında şartname değişiklikleri, ek iş ve iş artışlarının bu maddeden hariç tutulduğunu, İSKİ tarafından yapılan değişiklik ile fiyat artışı meydana geldiğinden KDV dahil 144.791,86 TL’nin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, yine İSKİ tarafından ek iş ve iş artışına gidildiğini, bunlarında C/15 maddesinde hariç tutulan kısma girdiğini, fiyat ve bedel artışı karşılığı 1.238.634,03 TL (KDV dahil) tutarın da davalının sorumluluğunda olduğunu, faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istediklerini, Ataköy İBAAT’da yapılan iki adet dairesel ön çöktürme havuzu üzerinin brandalı hareketli kapama sistemi ile bir adet üçgen dağıtım yapısı üzerinin brandalı kapama sistemi ile kapatılması işinin özel tasarımı ve projesinin İSKİ ve davalı tarafın talebiyle (yükümlülüğünde olmamasına rağmen) ön ve kesin projeleri yapılıp tamamlandığını, böylelikle İSKİ tarafından işin teknik kısmında değişiklik yapılmış olduğunu, sözleşmenin C/15 maddesi 2. paragrafı uyarınca müvekkilinin fiyat veya bedelce ve de süre arttırım talep hakkının doğduğunu, yapılan işe ilişkin fatura düzenlendiğini, bu faturanın İSKİ’den hak edişler ile alınan tutardan hariç tutulduğunu, davalının bu iş ile ilgili ödemeyi İSKİ’den kendi uhdesinde bulunan “Atıksu arıtma tesislerinin işletilmesi işi” kapsamında tahsil ettiğini, ancak müvekkiline ödemede bulunmadığını, bu işle ilgili olarak ayrıca fiyat veya bedel artışı kaynaklı tutar olarak KDV dahil 196.078,63 TL’nin de davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Yenikapı Atık Su Ön Arıtma tesisinin teknik şartnamesinde belirtilen koku giderim sistemi ile ilgili olarak davalının İSKİ’ye 15/01/2014 tarihinde yazdığı yazı uyarınca kimyasal koku giderim sistemine ilave olarak biyolojik koku giderim sisteminin yapıldığını, bu şekilde yapılan işin geçici kabul ile teslim edildiğini, sistem ilavesi nedeniyle de C/15 m.2. paragrafındaki cümle nedeniyle talep haklarının doğduğunu, KDV dahil 768.257,56 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istediklerini, taraflar arasında sözleşmenin imzalanmasını müteakip müvekkili tarafından 04/02/2013 günü Şantiye SGK hesabının açıldığını, ancak davalının 25/02/2013 tarihinde İSKİ’nin onayına sunduğunu ve İSKİ tarafından 08/04/2013 tarihinde onaylandığını, bu sürece müvekkilinin dahil olamayacağını, bu işlemlerin davalının sorumluluğunda olduğunu, bu süre zarfında Şubat, Mart ve Nisan aylarının ilk 19 günü ile ilgili bordlarda belirtilen işveren payı dahil bedellerin haksız ve sözleşmede öngörülmeyen şekilde müvekkili tarafından ödendiğini, boş geçen bu süredeki işçilik giderlerini de ödemek zorunda kaldığını, toplam KDV dahil 196.807,38 TL’nin davalıdan faizi ile tahsilini istediklerini, İSKİ tarafından hazırlanıp ihale dosyasına konulan ön ve/veya kesin proje adı altındaki çizimlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 4. maddesindeki tanımlara uymaması nedeniyle projelerin müvekkili tarafından yeniden çizildiğini, bu durumun davalı tarafından İSKİ’ye hitaben yazılan 27/03/2014 tarihli yazı ile İSKİ’ye de bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşme anahtar teslim ve birim fiyat cetvelli olmasından ötürü uygulama ve detay projeler için bedel talep edilmediğini ancak ön ve kesin projeler için KDV dahil 112.981,46 TL talep haklarının bulunduğunu, bu tutarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istediklerini, ilk 3 kalem alacakları için 15/04/2015 tarihine kadar da KDV dahil 688.372,26 TL gecikme faizi taleplerinin olduğunu, bu tutarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, taraflar arasında imzalanan sölzeşmenin C/19 m.si uyarınca 540.000 TL tutarında kesin teminat mektubunun davalıya verildiğini, bu teminat mektubunun 1/2’sinin sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 45. maddesi uyarınca geçici kabul tutanağının onaylanması ile birlikte iadesi gerektiğini, talep edilmesine rağmen davalının iade etmediğini, bu yüzden sürenin uzatıldığını, teminat mektubunun 1/2’sinin iade edilmemesi nedeniyle banka masrafının günlük 30 TL+KDV olup geçici kabulün onaylandığı 13/11/2014 tarihinden 15/04/2015 tarihine kadar geçen süre için 5.416,20 TL masrafın da faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istediklerini, ayrıca sözleşme uyarınca teminat mektubunun 1/2’lik kısmının da iadesi talepleri bulunduğunu ileri sürerek toplam 8.524.358,80 TL asıl alacağın davalıdan ticari işlerde uygulanan en yüksek ticari temerrüd faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili alacak taleplerinin yanı sıra, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin C/30 maddesine davalının uymadığını, işveren olarak emek, eser ve tecrübeye özen göstermeme, etik davranmama, kamu menfaatine aykırı davranma, çalışanlara küfürlü hitap etme, idare yöneticilerine karşı iyiniyet içermeyen girişim ve isnatlarda bulunabileceğine ilişkin söylem ve niyeti ifşa etmesi gibi nedenlerle C/30 maddesi 2. paragrafındaki müvekkili için getirilen yükümlülüğün de haklı nedenle feshini istediklerini bildirmiştir.

2-2015/896 Esas sayılı dosyada, davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile İSKİ arasında imzalanan sözleşmeye istinaden, müvekkili ile davalı arasında da 31/01/2013 tarihli anahtar teslimi-götürü bedel sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile davalının 9.000.000 TL anahtar teslim götürü bedel karşılığında iş kapsamında belirtilen tüm idari ve teknik sorumlulukları üstlendiğini ancak davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, sebebsiz zenginleştiğini, bu durumun davalıya Ankara 24.Noterliğinin 14/07/2015 tarih 21763 yevmiye no.lu ihtarıyla bildirildiğini ancak karşılık alınamadığını, Yenikapı tesisinde kimyasal kullanılmasının İSKİ teknik şartnamesi ve 31/01/2013 tarihli sözleşme gereği olmasına rağmen davalının kimyasal kullanmadığını, sözleşme gereği geçici kabul tarihini takip eden 4 aylık işletme döneminde sarfı gereken kimyasal bedelinin 353.400 TL olduğunu, teknik şartnamenin Teknik Özellikler Başlıklı 3.maddesinde de işletme süresinin bitiminden kesin kabule kadar enerji ve su dışındaki sarf malzemelerinin temininin de davalıya ait olup bu tutarın da yıllık 1.074.945 TL’ye tekabül ettiğini, davalının yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle bu bedelden sorumlu olduğunu, Yenikapı harici tüm tesislerde devreye alma esnasında biyolojik esanslı solisyon(besiyer)kullanılmasının teknik şartnamenin gereği olmasına rağmen davalının kullanmadığını, kullanılmayan besiyerin 1 yıllık giderinin 128.000 USD olup, davalıya gönderilen ihtarname tarihindeki TL karşılığının 328.960 TL’ye tekabül ettiğini, davalının bu miktar kadarda sebebsiz zenginleşmiş olup müvekkiline ödemesi gerektiğini, 31/01/2013 tarihli sözleşmenin C/32 maddesi gereği davalının yükümlendiği know-how ve mühendislik hizmetlerini yerine getirmediğini, davalının bu hizmetler için teklif ettiği firmanın İSKİ tarafından yetersiz bulunduğunu ve başka bir firma ile anlaşma yapıldığını, söz konusu firmanın 6 tesisten sadece 1-2 tanesinde kısmen hizmet verdiğini, oysa bu işin de sözleşme kapsamında olduğunu, davalının 590.000 TL’yi sebebsiz zenginleşme kapsamında müvekiline ödemesi gerektiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle işin yapımında 1 yıl gecikme olduğunu, bu yüzden müvekkilinin personel maliyetleri yönünden 197.759 TL, personel yakıt gideri yönünden 13.750 TL, hakedişlerin zamanında alınamaması, bu süre zarfında nakdi desteğin bankalar kanalı ile temin edilen kredilerden karşılanması sonucu 120.000 TL, banka kredi faizi ve 140.000 TL kredi faiz kaybına uğradığını, iş programındaki gecikmeden kaynaklı olarak da 52.000 TL kaybı olduğunu, davalının sözleşme hükümlerine tam olarak uymaması ve işi bir kısım eksiklikler ile geçici kabul seviyesine getirmesi sonucu müvekkilinin ticari itibarının da zedelendiğini, bu yüzden de 50.000 TL tazminat talep ettiklerini belirterek bu aşamaya kadar belirtilen toplam 2.920.814 TL alacağın ihtarın tebliğ tarihini takip eden 15 günün sonu olan 05/08/2015 tarihinden itibaren 22.686,32 TL tutarında işletilmiş avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili bu alacak taleplerinin yanı sıra tarafların sözleşmesinin 30 m.ile Türkiye’deki koku giderim tesisi ihalelerinde birlikte hareket etme kararı aldıklarını, davalının bu düzenlemeye aykırı hareket ederek İSKİ tarafından 2012/129386 ihale no.su ile yüklenici Arbiogaz Çevre Tek….A.Ş’ye ihale edilen Asya Bölgesi Tesislerinin kapalı hale getirilmesi ve koku giderim sisteminin yapılması işi ile ilgili olarak müvekkiline haber vermeden ve sormadan tek başına teklif verdiğini, sözleşme imzalayıp çalışmaya başladığını, bu yüzden söz konusu sözleşmeden hissesine düşen kazancın 1/2’sini sözleşme gereği müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, ancak bu tutarın neye tekabül ettiğini kesin ve tam olarak saptayamayacaklarından HMK 107 maddesi kapsamında şimdilik 250.000 TL için talepte bulunduklarını belirterek bu miktarın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

3-2016/147 esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde,taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli sözleşmenin C/19 maddesi uyarınca Halk Bankası Dilova Şubesine ait 16/02/2015 tarih, 540.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davalıya teslim edildiğini, sözleşme kapsamında tüm edimlerin yerine getirildiğini, işin geçici ve kesin kabulünün yapıldığını, henüz kesin kabul yapılmadan taraflar arasında anlaşmazlık çıkması ile davalı aleyhine alacak davası yanısıra sözleşmenin C/30 maddesinin iptali ve dava konusu teminat mektubunun bozdurulmasının önlenmesi, geçici kabul yapıldığından teminat mektubunun 1/2’sinin hükümsüzlüğünün tespiti ve iadesi talebi ile dava açıldığını, kesin kabul sonucu iade edilmesi gereken teminat mektubunun bakiye tutarı olan 270.000,00 TL için de iş bu davayı açtıklarını, teminat mektubunun iadesi için davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, mektubun sözleşmedeki işin yapım garantisi olarak verildiğini, geçici kabul sonrası mektup miktarının yarısının geri verilmemesi nedeniyle oluşan masraf zararının da açılan ilk davada talep edildiğini, bakiye tutar yönünden banka tarafından uygulanan 6.442,80 TL banka masrafı ve faizinin de davalıdan tahsilini istediklerini belirterek 540.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun 1/2’lik kısmı olan 270.000,00 TL tutarındaki bölümünün kesin kabul yapılmış olmakla hükümsüzlüğü ve iadesine, 6.442,80 TL’nin davalı taraftan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu yüzden müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, ticari itibarının zedelendiğini, sözleşmenin C/18 maddesi ile sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olmayıp götürü bedel-anahtar teslimi şeklinde imzalandığını, İSKİ’nin davalıya ödeme yapmadığı hallerde davacıya ödeme yapılmayacağının kabul edildiğini, sözleşme bedelinin 9.000.000 TL olduğunu, TBK 480 ve devamı maddeleri gereğince anahtar teslimi olarak belirlenen ve kabul edilen meblağın üzerindeki taleplerin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin ek işlere ilişkin verdiği yazılı bir taahhüdünün bulunmadığını, işin devamında oluşan aksaklıklar için iş bu dava açılıncaya kadar davacının herhangi bir talebinin müvekkiline ulaşmadığını, davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, davacının tüm fahiş taleplerinin asılsız iddialara dayalı olduğunu, sözleşmenin C/15 maddesi 2.fıkrası uyarınca İSKİ tarafından belirlenecek ek işler için fiyat veya bedel farkı talep etme hakkı bulunduğunu, anahtar teslimi olarak yapımını 9 milyon TL’ye üstlendiği yapım için fiyat veya bedel farkı talep etme hakkının ise sözleşme hükmü uyarınca hukuken mümkün olmadığını, davacının sözleşmedeki edimlerini belirtilen süre de geçici kabul seviyesine getirmediği gibi 4 aylık işletmesini de gerçekleştirmediğini, davacının üstlendiği işi gerekli özen ve dikkati göstermeden eksik ve geç ifa etmesi nedeniyle müvekkilinin idari para cezası ödemek zorunda kaldığını ve ayrıca idare nezdinde ticari itibarının da sarsıldığını, bunun İSKİ’den almakta olduğu diğer ihale işlerine de menfi olarak tesir ettiğini, davacının gecikmeden doğan zararları tazmin etmesi gerektiğini, ayrıca sözleşme gereğince davacının temin etme yükümlülüğünü üstlendiği bazı özel ekipmanların müvekkili tarafından temin edilmek zorunda kalındığını bu yüzden malzemeler yönünden de müvekkilinin zarara uğratıldığını, gaz analizörlerinin müvekkili tarafından yurtdışından ithal edildiğini, bu iş için harcanan tutarın yaklaşık 800.000 TL civarında olduğunu, bunun yanı sıra davacının işi süresinde teslim etmemesi nedeniyle İSKİ’den ihale hakedişi alamadığını, işlerin yürümesi için müvekkili tarafından bankadan kredi çekilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin bu zararlarının da tazmini gerektiğini, davacının alacak taleplerine konu ettiği işçilik ödemelerinin hesabını neye göre yaptığının belirsiz oludğunu, davacının sözleşmenin C/30 maddesinin feshi talebinin iyi niyet ihtiva etmediğini, davacının maddedeki yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava dilekçesinde fesih nedenlerinin hiçbir somut gerekçesinin açıklanmadığını, davacının bu maddenin feshini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2-Birleşen 2015/896 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dayanak sözleşme konusu işlerin müvekkili tarafından noksansız olarak yerine getirilip tamamlandığını, sözleşmede işin bitim tarihinin 26/12/2013 olarak kararlaştırıldığını, ancak gerek idare gerekse davacıdan kaynaklanan nedenlerle 6 ay gecikme ile 23/06/2014 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığını, gecikme nedenlerinin işyerinin geç teslimi proje değişiklikleri, yeni proje belge hazırlanması ve davacı ile idarenin onay süreci, ödemelerde gecikme yaşanması, iş artışları gibi nedenler olduğunu, bunun davacının çeşitli tarihlerde İSKİ’ye yazdığı yazılarda da beyan edildiğini, yazı örneklerini cevap dilekçesinde sunduklarını, işin kesin kabulünün de 14/08/2015 tarihinde yapıldığını, sözleşmenin C/17 maddesi, C/18 maddesinin ilk iki cümlesi, C/2 maddesi bir arada değerlendirildiğinde sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olduğunun anlaşılacağını, TBK 480 maddesinde anahtar teslimi tabirinin kullanılmadığını, anahtar tesliminin bir teslim koşulu olup sözleşme türü olmadığını, Kamu İhale Kanunu’ndaki sözleşme tanımları da değerlendirildiğinde İSKİ-MPE ve Armaplast arasındaki sözleşmelerin toplam bedel üzerinden birim fiyatlı sözleşme olarak kabulü gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan davacı ile İSKİ arasında imzalanan sözleşmenin 6.maddesinde de sözleşmenin birim fiyatlı sözleşme olarak tanımlandığını, davacının aksi yöndeki beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacının sözleşme gereği üstlendiği işi anahtar teslimi olarak müvekkiline verdiğinin doğru olduğunu, müvekkilinin de tüm edimlerini yerine getirmek suretiyle işin kesin kabulünü yaptırdığını, 4 aylık işletme süresince de tesislerin kimyasallar dahil olarak işletilmesi ve geçici kabule hazır hale getirilmesinin tamamlanarak kesin kabulün yapıldığını, sözleşmenin C/2 maddesi gereğince geçici kabul tarihi ile kesin kabul tarihleri arasında müvekkilinin sorumlu ve yükümlü olmamasına rağmen kesin kabul yapılana kadar tesislerin işletilmesi amacıyla sarf malzemeleri sağlayıp ve uygulanması için gerekli personeli istihdam ettiğini, bunun davacının sorumluluk ve yükümlülüğünde olduğunu, müvekkilinin değil davacının sebebsiz zenginleştiğini, davacının Yenikapı Tesisi koku giderim sisteminde kimsayal madde kullanılmadığı halde bedelinin müvekkiline ödendiği iddiasının sözleşmenin C/1,C/2,C/10 ve C/18 maddeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, C/18 maddesinde geçen 4 aylık sürenin geçici kabule kadar olan işletme süresi olduğunu, geçici kabul sonrası sorumluluğu bulunmadığını, geçici kabul yapılıncaya kadar ki 4 aylık işletme süresinde ise kimyasalların müvekkili tarafından sağlandığını, aynı şekilde işletme süresinin bitiminden kesin kabule kadar ki süreçte enerji ve su dışındaki sarf malzemelerinin müvekkiline ait olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, geçici kabul sonrası tesislerdeki kimyasal/besiyer….vs. malzeme temin ve işletme sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, İSKİ ile davacı arasındaki anlaşmaya göre bu teminat süresinin de 12 ay olduğunu, sözleşmenin C/1,C/2,C/10,C/18 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin sorumluluğunun geçici kabule kadar olup geçici kabulün yapılmasından sonraki işletme döneminin davacının sorumluluğunda olduğunu, ayrıca kesin kabulün yapılması ile de müvekkilinin her şekilde yükümlülüklerini yerine getirmiş kabul edildiğini, davacının sorumluluğunda olan döneme ilişkin hiçbir harcama yapmamış olmasına rağmen talepte bulunduğunu, bu süreçteki bu emek ve harcamaların da müvekkili tarafından yapıldığını, aynı şekilde diğer tesislerde de geçici kabul ile kesin kabul arasındaki 13,5 aylık süreçte kendi sorumluluğunda olmasına rağmen davacının solüsyon kullanmadığını, müvekkilinin kendi ticari itibarının zarar görmemesi adına idarenin talimatı ile bu sürede biyolojik solisyon malzemesi temin ederek tesislere doldurduğunu ve sistemleri devreye aldığını, davacının kendi ikrarına göre 128.000 USD zenginleştiğini, sözleşmenin C/32 maddesi uyarınca işin mühendislik, tasarım ve know-how hizmet ve çalışmalarının müvekkili ve yurt içi-yurt dışı çözüm ortaklarıyla gerçekleştirildiğini, sözleşmede buna engel bir hüküm bulunmadığını, davacının İSKİ tarafından DMT firmasının yetersiz bulunduğu yönündeki iddiasının resmi belgelere aykırı olduğunu, DMT firmasının İSKİ tarafından davacıya gönderilen 16/04/2013 tarihli yazıda 5 biyolojik tesisten 3’ü için onaylanan firma olduğunu, davacının GEA firmasına yönelik iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, geçici ve kesin kabullere itiraz etmeyen, işin eksik ve kusurlu yapıldığını ileri sürmeyen davacının kesin kabul sonrasındaki bu iddialarının asılsız olduğunu, davacının müvekkilinin sözleşmenin C/30 maddesine aykırı davrandığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde bildirilen müvekkili ile Arbiogaz…AŞ. arasında imzalanan sözleşmenin 18/01/2013 tarihli olup davaya konu sözleşmeden önceki tarihli olduğunu, aksine davacının İSKİ’nin 2012/187629 ihale kayıt no.lu 19/02/2013 tarihli Adalar Atıksu Terfi Merkezleri ve Derin Deniz Deşarjları bakım, onarım, yenileme işleri kapsamında bulunan koku giderim sistemleri ihalesine, müvekkiline haber vermeden girmek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacının ticari itibarının herhangi bir nedenle zedelenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

3-Birleşen 2016/147 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin C.19 maddesi hükmünde sözleşme hükümlerinin ifasını teminat altına almak amacıyla 24 ay geçerli kalması kaydıyla banka kesin teminat mektubu verileceğinin kararlaştırıldığını, davacının bu madde kapsamında teminat mektubu verdiğini, ancak davacının sözleşmedeki edimlerini gereği gibi ve zamanında ifa etmeyerek müvekkilinin ciddi zarara uğramasına neden olduğunu, bundan doğan zararların tazmini için kendileri tarafından da dava açıldığını, davacının bu davadaki talebinin 2015/544 Esas sayılı dosyada da mevcut olduğunu, bu nedenle derdest dava bulunduğunu, derdestlik itirazı ileri sürdüklerini, davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle doğan ve doğacak olan zararları karşılanmadan teminat mektubunun iadesinin sözkonusu olamayacağını, İSKİ tarafından düzenlenen kesin teslimin sözleşmede belirtilen tarihten 1 yıllık gecikme ile tamamlanmış olması nedeniyle idarenin 1.385.876,40 TL gecikme cezası uyguladığını, sözleşmedeki taahhütlerin teminatı konumundaki teminat mektubunun iptal ve iadesi talebinin reddi gerektiğini, davacının verdiği teminat mektubunun süreli olup, sürenin dolmasıyla kendiliğinden hükümsüz hale geleceğini, dava konusu teminat mektubunun da herhangi bir geçerliliği kalmadığını, süresinin uzatılmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, banka masraflarını ispata yarar hiçbir delil sunulmadığını, geçersiz olan süresi biten teminat mektubuna masraf çıkarılması ve komisyon ödendiği iddialarının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli sözleşme uyarınca Armaplast ….Ltd. Şti’nin sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirdiği, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı, MPE…AŞ.nin geçici ve kesin kabul tutanaklarını hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imzaladığı, Armaplast…..Ltd. Şti’nin sözleşme kapsamı işler nedeniyle cari hesaptan doğan alacağının kendi defter kayıtlarnda mevcut olduğu, hernekadar MPE ….AŞ. tarafından ticari defter ve belgeler sunulmamış ise de dosyaya ibraz edilen MPE…AŞ. tarafından hazırlanan mutabakat mektubu ile de cari hesap borcunun kabul edildiği, tarafların mutabık olduğu, dolayısıyla asıl davada davacının cari hesap alacağını davalıdan talep edebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Asıl davada davacının diğer alacak taleplerinden biri ise 9 no.lu kesin hakedişe dayalı olarak oluşan alacağı olup davacının düzenlediği 2 adet fatura nedeniyle talep edebileceği miktar 3.630.004,02 TL olarak bilirkişi heyetince hesaplanmış, yapılan hesaplama mahkememizce kabul edilmiştir. Bilirkişi heyetinin asıl dava dilekçesi sonuç kısmında C,D/5, D/6, E ve F bentlerindeki taleplerin yerinde olmadığı, talep edilemeyeceği yönündeki görüşleri de yerinde görülerek davacının asıl davadaki bu taleplerinin reddine karar verilmiştir. Öte yandan davacının dava dilekçesi sonuç kısmında D/1, D/2, D/3, D/4 maddesi kapsamındaki talepleri sözleşme hükümleriyle bir arada değerlendirildiğinde tarafların sözleşmenin C/15 maddesi 2 paragrafı ile ‘Armaplast’ın hiçbir şekilde gecikme, işin uzaması, beklenmeyen/öngörülmemiş masraf ve maliyetlerin İSKİ ve MPE’den kaynaklanan sebebleri bahane ederek fiyat veya bedel 1 ay süre artışı talep edemeyeceği ek avans ödeme talebinde bulunamayacağı ve bu sebebleri bahane ederek işi durduramayacağı, ve sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınamayacağını’ kabul ettikleri maddede İSKİ tarafından yapılacak işin teknik kapsamında şartname değişikliği, ek iş veya iş artışlarının hariç tutulduğu, davacının açıklanan alacak kalemlerinin sözleşmenin C/15 maddesinde istisna olarak kabul edilen kısma dahil edilmesi gerektiği anlaşılmış davacının bu taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Öte yandan davacının geçici kabul onay sonrası teminat mektubunun 1/2’sine tekabül eden kısmının iadesi talebi de sözleşmede geçici kabul sonrasında mektubun 1/2’sinin serbest kalacağına, davalının iade yükümlülüğü bulunduğuna dair düzenleme olmaması nedeniyle reddedilmiştir. Böylelikle asıl davada davacının kabul edilen alacaklarının toplamı 6.926.553,96 TL olup, fazla tutar alacak talebi yanı sıra teminat mektubunun 1/2’sinin iadesi talebi de yerinde görülmemiştir.
Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/147 Esas sayılı dosyada ise davacı Armaplast…..Ltd. Şti. sözleşme kapsamında kesin kabulün yapıldığını, teminat mektubunun kalan 1/2’sininde iadesi gerektiğini, davalının iade etmediğini belirterek iade ve bu süreçte yapılan banka masrafının davalıdan tahsilini, her iki dava dosyasının birleştirilerek teminat mektubunun tamamının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin kesin kabulü 14/08/2015 tarihli kesin kabul tutanağı ile yapılmıştır. Bu tarih itibariyle teminat mektubunun iadesi yükümlülüğü davalı açısından doğmuş ve muaccel olmuştur. Bu nedenle davacının teminat mektubunun hükümsüz kaldığının kabulü ile iadesi talebi yerinde görülmekle birlikte dava öncesinde teminat mektubunun iadesi yönünde davalıya gönderilmiş herhangi bir temerrüd ihtarı bulunmadığından bu süreçte işleyen banka masraflarına yönelik talep mahkememizce yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Birleşen 2015/896 esas sayılı dosyada ise davacı yan dosyaya sunduğu deliller itibariyle alacak kalemlerini dayandırdığı iddialarını ispatlayamamış durumdadır. Bu nedenle davacının davalıya ödenen bedel içinde olup davalı tarafından kullanılmadığı ileri sürülen kimsayal bedelleri, besiyer kullanılmaması nedeniyle bedel iadesi, know-how ve mühendislik hizmetlerine ilişkin bedel iadesi ile sözleşme kapsamı için geç tesliminden doğan zarar kalemlerine ilişkin istemleri reddedilmiştir. Öte yandan davacı işin geç teslimi nedeniyle ticari itibar kaybına uğradığına ilişkin olarak da dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır. Davacı, geçici kabul tutanağını ihtirazi kayıt ileri sürmeden imzalamıştır. Ayrıca geçici kabul tutanağında işin sözleşme hükümlerine uygun yapıldığı, geçici kabule engel bir durum olmadığı da belirtilmiştir. Bu yüzden davacının ticari itibarının zedelendiği iddiasının da ispatlanamadığının kabulüyle istemin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı Armaplast….Ltd. Şti. taraflar arasında imzalanan sözleşmenin C/30 maddesi 2 paragrafının haklı nedenlerle feshini talep etmektedir. Söz konusu düzenleme davacı ve davalının İSKİ ve diğer kamu kurumlarının koku giderimi ile ilgili ihalelerine birlikte katılacakları ve teklif vereceklerini, ancak taraflardan birinin ihaleye katılmamaya karar vermesi halinde diğerinin tek başına katılabileceğini öngörmektedir. Davacı Armaplast bu madde hükmüne MPE tarafından aykırı davranılması nedeniyle haklı nedenle fesih talebinde bulunmuştur. Birleşen 2015/896 Esas sayılı dosyada ise davacı MPE bu madde hükmüne dayanarak Armaplast’ın ilgili maddeyi ihlal ettiğini, dava dışı şirket ile Armaplast arasında imzalanan sözleşmeden davalı Armaplast’ın hissesine düşen kazancın 1/2’sinin kendisine ödenmesini talep etmiştir. Bu konuda Armaplast …Ltd. Şti’nin dava dışı Arbiogaz Çevre Tek…A.Ş. ile arasındaki sözleşmeye dayanmıştır. Armaplast…Ltd. Şti. vekili ise sözleşmeyi ilk ihlal edenin MPE…A.Ş. olduğunu, MPE…A.Ş’nin 19/02/2013 tarihli “Adalar Atıksu Terfi Merkezleri…İşleri” kapsamında bulunan koku giderim sistemleri ihalesine kendisine haber vermeden girdiğini beyan etmiştir.
İSKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkanlığından gelen 25/11/2016 tarihli yazıda idarenin 2012/187629 ihale kayıt no.lu 19/02/2013 tarihli ihalesi kapsamında bulunan koku giderim sistemleri ihalesine 2 firmanın katıldığı bildirilmiş bunlardan birinin de MPE ….A.Ş. olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin C/30 maddesi 2 paragrafı uyarınca MPE……A.Ş. tarafından bu ihaleye katılmadan önce Armaplast…Ltd. Şti’ye bilgi verildiği ve Armaplast….Ltd. Şti. tarafından ihaleye katılmayacaklarının bildirildiğine dair dosyaya delil sunulabilmiş değildir. Söz konusu ihale taraflar arasında imzalanan sözleşmeden sonraki tarihlidir. Buna karşılık davacı MPE……A.Ş.nin tazminat talebine dayanak yaptığı Armaplast…Ltd. Şti’nin yüklenici, Arbiogaz Çevre Teknolojileri….A.Ş’nin işveren olduğu İSKİ Asya Bölgesi Tesislerinin kapalı hale getirilmesi, koku giderim sisteminin yapılması konulu sözleşme 18/01/2013 tarihli olup taraflar arasında imzalanan sözleşmeden önceki tarihlidir. Bu durumda 31/01/2013 tarihli sözleşmenin C/30 maddeis 2. paragrafının Armaplast….Ltd. Şti. tarafından ihlali söz konusu olmadığından birleşen davada davacı MPE.nin bu maddenin ihlali gerekçesine dayanarak tazminat talep etmesi de yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Sözleşmenin C/30 maddesi 2. paragrafı bizzat sözleşmenin tarafı olan MPE….A.Ş. tarafından ihlal edilmiştir. Davacı Armaplast bu sözleşme hükmüyle bağlı kalmak istemediğini, MPE.nin ihlalinin söz konusu olduğunu ileri sürmektedir. Dosyada toplanan deliller itibariyle davacı Armaplast’ın sözleşmenin C/30 maddesi 2.paragrafının haklı nedenle feshi istemi yerinde görülmüş ve ilgili maddenin feshine de karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur” gerekçesiyle “asıl davanın kısmen kabulüne, 6.926.553,96 TL’nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli sözleşmenin C/30 maddesi 2. paragrafının haklı sebeple feshine, Asıl davadaki fazla taleplerin reddine, Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/147 Esas sayılı dosyada davacının teminat mektubunun hükümsüz kaldığının tespiti yönündeki talebinin kabulüne, Halk Bankası Dilovası Şubesi’ne ait 16/02/2015 tarih, 1320MW000272 no.lu teminat mektubunun davacı yana iadesine, fazla talebin reddine, Birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/896 Esas sayılı dosyada açılan davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı ve birleşen 2015/896 Esas sayılı dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme tarafından karara esas alınan 18/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacının talep edebileceği tutarın 3.630.004,02 TL olduğu belirtilmiş ve mahkemece de bu yönde karar verilmiş olmasına rağmen, ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme kararında taleplerinin tamamının neden kabul edilmeyeceği konusunda bir açıklama bulunmadığını, talep ettikleri alacak kalemlerinden biri olan MPE’nin hakedişlere sokmadığı işlerden doğan alacak talepleri reddedilmiş ise de, karara esas alınan bilirkişi raporunda buna ilişkin alacağın hakediş veya imalat bedeli olduğunun takdiri mahkemeye bırakılmış, taraflar arasındaki sözleşmenin 18. maddesine atıf yapılmış olmasına rağmen, mahkeme tarafından bu ihtimal değerlendirilmeden, bilirkişi raporunda aksi hiç belirtilmemiş gibi karar verildiğini, SGK açılışının yapıldığı tarih ile idareden alt yüklenici onayının alındığı tarih arasındaki geçen boş süredeki işçilik giderleri taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu, davacı firmanın davalı ile 31/01/2013 tarihinde yaptığı sözleşme uyarınca alt yükleniciliğini yaptığı iş ile ilgili olarak çalışmalara sözleşme tarihi itibariyle başladığını ve başlamak zorunda olduğunu, davalı-birleşen davacı firmanın davacı firmayı İSKİ’ye 25/02/2013 tarihinde sunduğunu, ancak 08/04/2013 tarihinde davacı firmanın alt yüklenici olması onayını aldığını, bu tarihin davalı-birleşen davacı MPE ile İSKİ arasında 19/12/2012 tarihinde yapılan sözleşmeden 110 gün sonra, taraflar arasında yapılan 31/01/2013 tarihli sözleşmeden ise 67 gün sonra ve davacı-birleşen davalı firmanın SGK hesabı açılış tarihi olan 04/02/2013 tarihinden 63 gün sonra olduğunu, bu sebeplerle gecikmelerden davacı-birleşen davalı şirketin sorumlu olmadığını, bilirkişilerin açıklamalarının ve mahkemenin kabulünün aksine, müvekkili firmanın SGK’ya iş yeri bildirgesi vermesi ve personel çalıştırmasının sözleşmeden ve SGK mevzuatının emredici hükümlerinden kaynaklandığını, çünkü evrak üzerinde noksanlıkları olsa da yer teslimi yapıldıktan itibaren 20 gün içerisinde iş yeri SGK bildirimi yapmayan şirketin idari ve cezai yaptırımla karşı karşıya kaldığını, bu nedenlerle 5510 sayılı Kanunun 11.4 maddesi gereğince iş yeri bildirgesi vermek ve açılış yapmak zorunda olan müvekkili ile ilgili, davalı yüklenici yükümlülüklerini süresinde yerine getirmediğinden 196.807,38 TL’nin faizi ile tahsilinden sorumlu olduğunu, kararda ön ve kesin proje bedellerinin sözleşmede kararlaştırılan bedel içinde olduğu kabul edilmiş ve müvekkilinin bu projelere ilişkin olarak talepte bulunamayacağı belirtilmiş ise de, sözleşme birimi fiyatlı olduğundan sözleşme kapsamında ücretsiz yapılması gereken projelerin uygulama ve detay projeleri olduğunu, bu nedenle ön ve kesin proje bedellerine ilişkin taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini, taraflarınca davalıya gönderilen ihtarname ve Çetinbaş Hukuk Bürosu tarafından davalıya gönderilen ihtarnameler ile davalı şirketin faiz alacakları için de temerrüte düşürüldüğünü, taraflarınca 15/04/2015 tarihine kadar işlemiş gecikme faizi talep edilmesine rağmen, bu ihtarlarda gecikme faizine konu edilen alacak kalemlerine ilişkin bir talebin olmadığına karar verildiğini, teminat mektubunun hükümsüz kaldığının tespiti yönündeki taleplerinin kabulüne rağmen kesin teminat mektubunun geçici kabul onay tarihinde (13/11/2014) yarısının iade edilmemesinden kaynaklanan banka masrafı 5.416,20 TL ve faizine ilişkin taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, aynı şekilde kesin teminat mektubunun kalan 1/2’sinin de kesin kabul tarihinde iade edilmemesinden kaynaklanan banka masrafı olan 6.442,80 TL ve faizine ilişkin taleplerinin de mahkemece kabul edilmediğini belirterek, kararın asıl davada kısmen reddolunan talepleri bakamından kaldırılarak, talepleri doğrultusunda asıl davanın kabulüne karar verilmesini, davalı-birleşen davacı tarafın istinaf taleplerinin ise reddedilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ve birleşen 2015/896 Esas sayılı davada davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve dosyada mevcut 23.05.2016 tarihli uzman görüşünden anlaşılacağı üzere sözleşmenin “anahtar teslim sözleşme” olduğunu, sözleşmede yer alan birim fiyat düzenlemesinin sadece ihtimal dahilinde olabilecek ek işlere ilişkin olduğunu, sözleşmenin C.15. ve C.18. maddeleri gereğince, İSKİ tarafından şartname değişikliği, ek iş ve iş artışı yapılmadığı sürece fiyat ve bedel talep edilemeyeceğini, buna rağmen bilirkişi heyeti tarafından fiyat farkı/artışı şeklinde hesaplanan rakamların kabul edilemeyeceğini, İSKİ’den gelen müzekkere cevabının müvekkili şirketin haklılığını açıkça ispatladığını, müvekkili şirketin mezkur sözleşme uyarınca, İSKİ ile yapılan anlaşma tutarının %66’ı kadarını davacı/karşı davalı şirkete ödemesi gerektiğini, müvekkili şirketin, İSKİ’den, ARMAPLAST’ın üstlendiği taraflar arası sözleşme gereği 15.537.575,15 TL ödeme aldığını, İSKİ’nin ana yüklenici müvekkili şirkete ödediği fiyat farkının 660.438,40 TL olduğunu, bu durumda toplam ödemenin 660.438,40 TL’sinin 31.01.2013 tarihli sözleşme kapsamında kararlaştırılan işlere ilişkin fiyat farkı olup sözleşme ve sözleşmenin C.15. maddesinin 2. Paragrafı uyarınca İSKİ tarafından talep edilmiş ilave iş kalemi, şartname değişikliği ve/veya iş artışı olmayıp bu tutarın KDV eklenerek yapılan ödeme tutarından düşülmesi gerektiğini, bu durumda 660.438,40 + 660.438,40 x %18 = 779.317,312 TL’lik tutarın genel ödeme tutarından düşülmesi gerektiğini, bu tutar düşüldüğünde ise 14.758.257,838 TL rakamına ulaşıldığını, sözleşmenin C.17. maddesi gereğince İSKİ tarafından talep edilmiş ilave işler dahil %66,14’lük Armaplast alacağına dair hesaplamada gözetilmesi gereken tutarın bu olduğunu, bu durumda taraflar arasında imzalanan sözleşme ve İSKİ ödemeleri uyarınca davacı/karşı davalı Armaplastın KDV dahil müvekkili şirketten hakettiği alacağın 9.761.111,73 TL olduğunu, Armaplast firmasına müvekkili şirket tarafından sözleşmeye konu işler kapsamında bugüne değin yapılan ödemeler toplamının 7.726.937,86 TL olup, yapılan ödeme tutarı alacak tutarından düşüldüğünde Armaplast alacağının 2.034.173,87 TL olduğunu, ancak karşı davadaki talepleri yönünden mahsuba girildiğinde böyle bir alacağın da bulunmadığını, MPE’den, ARMAPLAST sebebiyle, İSKİ tarafından kesilen toplam cezalar tutarı 1.278.182,50 TL’nin MPE-Armaplast arasındaki sözleşme ve özellikle sözleşmenin C.29. maddesi gereği mahsubu gerektiğini, Armaplast Firmasının o tarihteki talebi üzerine İSKİ-MPE ana kontratının Armaplastla da imzalanmış şekli olan Enstrümantasyon ve Koku Giderim işleri TF.03/7 On-line H2S ile On-line NH3 Ölçme Sistemi gaz analizörleri tedariklerinin MPE tarafından yapılarak yerine konulduğunu, bu iş kaleminin Armaplastın mesuliyeti dahilindeki mühendislik ve tasarım mesuliyetinden ve iş artışından dolayı sayısal olarak 29 adet olmuş olup, 1.594.613,00 TL bedelindeki işin müvekkili MPE tarafından yapıldığını, bu hususun incelenmeyen müvekkilinin defter belgeleri ve İSKİ kayıtları ile de sabit olduğunu, dolayısıyla bu tutarın da 2.034.173,87 TL’lik alacak bakiyesinden düşülmesi gerektiğini, sözleşmenin C.1. ve C.32. maddeleri gereğince MPE-Armaplast hakediş bedeli içerisine mühendislik, know how ve projelendirme bedeli dahil olmasına rağmen Armaplastın bu vecibeyi yerine getirmediğini ve bu konuyla ilgili sunmuş olduğu tedarikçilerin İSKİ tarafından 4-5 ay süreyle kabul edilmediğini, projenin gecikmesinin ana sebeplerinden birinin bu olduğunu, bu ve benzer projelerin mühendislik, proses ve know-how bedelinin ortalama sözleşme bedelinin %5‘inden az olmadığını, Armaplast firmasının da süreç içerisinde Hollanda menşeili DMT firmasına bu iş kalemleri için 200.000 Euro ödeyeceğini sözlü ve yazılı ifade ettiğini, ancak Armaplast tarafından sunulan DMT firmasının yeterlilik nedeniyle İSKİ tarafından kabul görmediğini, yapılan tüm işlemlerin mühendislik tedarikçisi kullanılmadan gerçekleştirilmiş olduğundan Armaplast’ın haksız bir kazanç sağladığını, MPE’nin Armaplast’a bu bedeli toplam iş kalemleri içerisinde ödediğini, bu bakımdan en az 200.000 Euro karşılığı bedelin Armaplast tarafından MPE’ye tazmini gerektiğini, götürü ve anahtar teslimi usulde belirlenen toplam anlaşma bedeli içerisinde “İSKİ şartnamelerine uygun olarak iş kapsamı dahilinde kimyasal koku işleri için devreye alma ve şartnamesel ve anlaşmasal işletme dönemi içerisinde kullanılacak olan kimyasalların miktar ve bedelleri ve ayrıca devreye alma ve işletme dönemi içerisindeki kullanılacak kokuyu asıl giderecek mikrobiyolojik besiyer (laboratuvar ortamında yetiştirilmiş özel koku alıcı sentetik mikroorganizma) temini de” yer almasına ve bunların bedeli Armaplasta ödenmesine rağmen, kimyasal ve besiyer kullanımı yapılmadığını, bu nedenle kimyasal kullanımı ve besiyer için kullanılmayan kimyasal 1.428.345,00 TL ve besiyer 328.960,00 TL toplamı 1.757.305 TL’nin genel hesaptan düşülmesi gerektiğini, Armaplast firmasının kullanmadığı malzemelerin parasını almak suretiyle müvekkili aleyhine zenginleştiğini, bilirkişi heyeti; “Armaplast kullandığı malzemelerin faturasını/bedelini sunmalıdır ve Besiyeri kendi imal etmekte olduğunu beyan etmiştir, bu nedenlerle bu hesaplarla ilgili davalı/karşı davacı MPE talepleri yerinde değildir” şeklinde kanaat belirttiyse de, kullanmadığı malzemenin faturasını sunamayan ama günlük kullanılması gerektiği miktar ve bedeli bizzat Armaplast yetkilisinin maili ve İSKİ kayıtları ile sabit olan net bir kimyasal hesabının nasıl yapılamadığının anlaşılamadığını, hesabın bizzat davacı/karşı davalı şirket yetkilisinin mailinden de açıkça yapılabildiği üzere; 2.945,00 TL X 120 GÜN + 2.945,00 TL X 365 GÜN = 353.400,00 + 1.074.925,00 = 1.428.345,00 TL kullanılmayan kimyasal olduğunu, 328.960,00 TL de kullanılması gereken besiyerin kullanılmadığını, Armaplast firması besiyeri üretmiş ise ucuza mal ettiği tutar kadar müvekkili firmadan ödeme alması gerektiğini, aynı şekilde hiç kullanmadığı ama müvekkilinden tahsil ettiği kimyasalların bedelini de müvekkiline tazmin etmesi gerektiğini, yukarıda ayrıntılı olarak izah ettikleri gerekçelerle davacı/karşı davalı şirketin, müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığı gibi aksine müvekkili şirketin karşı taraftan alacaklı olduğunu, bunun yanında müvekkili şirketin İSKİ’den alması gereken ücretini de, davacı/davalı şirket sebebi ile İSKİ’ce ücretten kesilen cezai şarttan dolayı alamadığından ortadaki tek mağdurun müvekkili şirket olduğunu, Armaplast’ın taraflar arası sözleşmenin 30. maddesini açıkça ihlal ederek, kendisini İSKİ’ye tanıtan müvekkili firmayı es geçerek İSKİ’nin Asya yakası koku işlerini yapan Arbiogaz firmasına alt yüklenicilik yapmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini ve bu kazançtan aralarındaki sözleşme uyarınca MPE’ye ödeme yapmadığını, yine Armaplast firmasının MPE’nin taşeronluğunu yaparken ve 31.01.2013 tarihli taraflar arası sözleşmenin 30. maddesine göre iş ortaklığı şeklinde birlikte yürütülmesi gereken İSKİ’nin Paşaköy Çamur Kurutma Tesisi işini 4.169.824,00 EURO bedelle tek başına aldığını ve müvekkilin iş ortaklığı payını vermediğini, raporda iddialarının tarihsel olarak tespit edilemediği belirtilmiş ise de, tüm iddilarının İSKİ kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin rapor düzenlendiğini ve işbu raporun yerel mahkemece hükme esas alındığını, mahkeme kararı doğrultusunda şirket merkezinde inceleme yapılmak üzere tüm defter ve belgeler hazır edilmiş ve bilirkişi incelemesi beklenilmiş olmasına rağmen incelemeye kimsenin gelmediğini, müvekkilinin defterlerinin incelenmesi için yeniden talepte bulunmalarına rağmen mahkemece 11.07.2018 tarihli celse ara kararıyla bu taleplerinin reddedildiğini, bu durumun yasaya aykırı olduğu ve yeniden inceleme yapılması gerektiğine dair taleplerinin de mahkemece haksız olarak reddedildiğini belirterek, adli yardım taleplerinin kabulü ile kararı kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama ile asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Dosya tarafları arasında dava ve sözleşmeye konu işle ilgili geçici ve kesin kabul işlemleri yapılmamış ise de, davalı-birleşen davacı MPE ile dava dışı İSKİ arasında düzenlenen geçici kabul ve kesin kabul tutanaklarının davalı-birleşen davacı MPE tarafından çekincesiz imzalanmış olması, bu tutanakların davacı-birleşen davalı alt taşeron tarafından yapılan işleri kapsamadığının da iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre, dava konusu işlerin de sözleşmesine uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir.
Öncelikle davalı-birleşen davacı tarafça, asıl davada (2015/544) ve birleşen 2016/147 Esas sayılı davada verilen kararlara yönelik olarak bir istinaf başvurusu bulunmadığı kabul edildiğinden, bu dosyalarda verilen kararlar bakımından sadece davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf itirazları değerlendirilecektir.
Bu istinaf itirazları değerlendirildiğinde, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda yapılan ayrıntılı ve denetime elverişli değerlendirmeler ile tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda, davalı-birleşen davacı Armaplast tarafından taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli sözleşme ile üstlenilen edimlerin yerine getirildiği, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı, davalı-birleşen davacı MPE tarafından bu tutanakların ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığı, davalı-birleşen davacı MPE ile işveren İSKİ arasında imzalanan sözleşmenin 6.maddesinde “sözleşmenin birim fiyatlı” sözleşme olduğu belirtilmiş ve bu sözleşmenin 13.607.497,00 TL bedel üzerinden akdedilmiş, buna göre davacı-birleşen davalı Armaplast’ın, davalı-birleşen davacı MPE’nin İSKİ’den aldığı birim fiyatlar ve tutarlar üzerinden %33,86 oranında indirim uygulamış olması karşısında, 18/01/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 24.sayfasında yapılan ayrıntılı hesaplamada belirlenen, asıl davada talep edilen MPE’nin İSKİ’ye teslim ettiği 9 nolu hakedişte belirtilen kesin hesap raporu dolayısıyla oluşan Armaplast alacağı (2 fatura toplamı) 3.936.329,29 TL bakımından, davacı-birleşen davalı taşeronun talep edebileceği miktarın 3.630.004,02 TL olduğuna dair hesaplama ve tespitin dosya kapsamına uygun olduğu, sözleşmenin 18. maddesindeki düzenlemenin MPE’nin İSKİ’den bedelini almadığı imalatların bedelini Armaplasta da ödemeyeceği şeklinde değerlendirilmesi gerekmesi karşısında davalı-birleşen davacı şirketin İSKİ’den olan hakedişlere sokmadığı işler dolayısıyla talep edilen 287.902,27 TL’lik alacak iddiasının yerinde olmadığına dair tespit ve mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu, yine aynı bilirkişi heyeti raporunun 34-35. sayfalarında yapılan ve dosya kapsamına uygun görülen değerlendirmeye göre, davacı-birleşen davalının SGK’ya başvuru tarihi itibariyle henüz asıl iş sahibi İSKİ tarafından davalı-birleşen davacı MPE ile imzalanan 9/12/2012 tarihli ana sözleşmenin 15.1.maddesi gereğince, alt yüklenici çalıştırılabileceğine dair onay verilmemiş olduğundan, asıl davadaki bu onay öncesinde davacı-birleşen davalı Armaplast’ın oluştuğu belirtilen 196.807,38 TL işçilik gideri talebinin yerinde olmadığına dair tespit ve mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu, yine aynı bilirkişi heyeti raporunun 35-36.sayfalarında yapılan ve dosya kapsamına uygun görülen değerlendirmeye göre, davalı-birleşen davacının İSKİ’ye hitaben yazdığı yazılar da gözönünde bulundurulduğunda, asıl davada talep edilen 112.981,46 TL’lik ön ve kesin proje bedeli talebinin yerinde olmadığına dair tespit ve mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu, söz konusu proje bedellerinin de sözleşmede kararlaştırılan bedel içinde olduğunun kabulü gerektiği, yine aynı bilirkişi heyeti raporunun 38.sayfasında yapılan ve dosya kapsamına uygun görülen değerlendirmeye göre, asıl davadaki ilk 3 alacak kalemi için 15/04/2015 tarihine kadar gecikme faizi talep edilmiş ise de, bu alacak kalemlerinin cari hesap bakiyesi, 9 no.lu hakedişte belirtilen kesin hesap raporu nedeniyle oluşan alacak ve davalının hak edişlere sokmadığını idda ettiği alacaklar olduğu, bu alacak kalemleri için taraflar arasında kararlaştırılmış bir vade olmadığından, davacı-birleşen davalının davalı-birleşen davacıyı temerrüde düşürmesi gerektiği, ancak dosya kapsamında böyle bir temerrüt ihtarnamesine rastlanmadığı, davacı-birleşen davalının istinaf dilekçesinde belirtilen ihtarlarda gecikme faizine konu edilen alacak kalemlerine ilişkin davalı-birleşen davacı temerrütünü sağlayabilecek usulüne uygun bir talebinin olmadığı, bu nedenle asıl davadaki bu faiz alacaklarına ilişkin talebin yerinde olmadığına dair tespit ve mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu, yine aynı bilirkişi heyeti raporunun 38-39.sayfalarında yapılan ve dosya kapsamına uygun görülen değerlendirmeye göre, sözleşmede geçici kabul onay tarihinde kesin teminat mektubun 1/2’sinin iade edileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı gibi şartnamenin 45.maddesinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanacağına ilişkin bir düzenleme de olmadığından, davalı-birleşen davacının teminat mektubunu iade yükümlülüğü ancak kesin kabulün yapılmasından sonra doğacağından, işin kesin kabulü 14/08/2015 tarihinde yapılmış ise de davacı-birleşen davalı bu tarih sonrasında davalı-birleşen davacıyı bu yönde temerrüde düşürdüğüne ilişkin olarak bir delil sunmadığından, asıl ve birleşen (2016/147 Esas) davada, teminat mektuplarının zamanında iade edilmemesi nedeniyle oluştuğu belirtilen zarar taleplerinin yerinde olmadığına dair tespit ve mahkeme gerekçesinin de yerinde olduğu, asıl davadaki bunların haricinde kalan talep kalemlerinin tam olarak kabul edilmiş oldukları ve bunlara karşı davalı tarafça bir istinaf başvurusu bulunmadığı, buna göre, mahkemece yukarıda belirtilen kesintiler sonrasında asıl dava için belirlenen 6.926.553,96 TL’lik toplam alacak miktarının ve asıl ve birleşen (2016/147 Esas) davalardaki kesin teminat mektuplarının zamanında iade edilmemesi nedeniyle oluştuğu belirtilen zarar taleplerinin yerinde olmadığına ilişkin hükümlerin dosya kapsamına uygun olduğu, davacı-birleşen davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı-birleşen davacı vekilinin, birleşen 2015/896 Esas sayılı davası yönünden yapmış olduğu istinaf itirazları değerlendirildiğinde, 18/01/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 45. sayfasında açıklandığı üzere, tarafların imzaladıkları sözleşmeye göre, davacı-birleşen davalı taşeronun ihtiyaç duyduğunda know-how hizmeti vereceği, ancak dosya kapsamına göre prosesin sağlıklı işlediği, bunun da know-how almaya ihtiyaç duyulmadığını gösterdiği, sözleşme ve eklerindeki keşif listesinde know-how için bir bedel öngörülüp öngörülmediğinin anlaşılamadığı, dosya içeriğinden davacı-birleşen davalı taşeronun vermediği belirtilen know-how ve mühendislik hizmetleri bedelini davalı-birleşen davacı yüklenicinden tahsil ettiğine dair bir durumun tespit edilemediği, bu nedenlerle davalı-birleşen davacının bu talebinin yerinde olmadığına dair bilirkişi görüşü ve mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, yine aynı bilirkişi raporunun 44. sayfasında açıklandığı üzere, yapılan keşif esnasında Yenikapı tesisinde koku giderimi için hem biyolojik hem de kimsayal proses içeren 2 farklı ünite olduğunun tespit edildiği, her iki yolla da kokunun giderilebileceği, sözleşmede olmamasına rağmen İSKİ ile varılan mutabakat sonucu biyolojik tesisin inşa edildiği, davalının sözleşme gereği kullanması gerekenden daha az miktarda kimyasal kullandığına ve davalının fiilen davacıdan kullanmadığı kimsayal bedelini tahsil ettiğine dair bir delil sunulmadığı, davalı-birleşen davacının geçici ve kesin kabul tutanaklarına ihtirazi kayıt ileri sürmeden imzalamış olması da göz önünde bulundurulduğunda, davacının Yenikapı tesisinde kimyasal kullanılması koşulunun davalı tarafça yerine getirilmediği ve işletme süresinin bitiminden kesin kabule kadar enerji ve su dışındaki sarf malzemelerinin davalı tarafça temin edilmediği iddialarına dayalı alacak talebinin de yerinde olmadığı, davalı-birleşen davacı MPE tarafından sözleşmenin C/30 maddesi 2 paragrafındaki düzenlemenin davacı-birleşen davalı Armaplast tarafından ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de, İSKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkanlığından gelen 25/11/2016 tarihli yazıya göre, davalı-birleşen davacı MPE’nin tazminat talebine dayanak yaptığı Armaplast…Ltd.Şti’nin yüklenici, dava dışı Arbiogaz Çevre Teknolojileri…A.Ş’nin işveren olduğu, İSKİ Asya Bölgesi Tesislerinin Kapalı Hale Getirilmesi, Koku Giderim Sisteminin Yapılması Konulu Sözleşmenin 18/01/2013 tarihli olup taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli sözleşmeden önceki tarihli olduğu, buna göre sözleşmenin C/30 maddesinin 2.paragrafının davacı-birleşen davalı Armaplast….Ltd.Şti. tarafından ihlali söz konusu olmadığından bu maddenin ihlali gerekçesine dayanarak tazminat talep edilmesinin de yerinde olmadığı, istinaf konusu hususların alınan bilirkişi heyeti raporundaki teknik ve mahallinde yapılan incelemelere dayalı değerlendirmelerle açıklığa kavuşturulmuş oldukları, 18/01/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, birleşen 2015/896 Esas sayılı dosyadaki talep kalemlerinden biri olan, davacı-birleşen davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işin yapımında 1 yıl gecikme yaşandığı ve bu yüzden zarara uğranıldığı hususu bakımından davalı-birleşen davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, istinaf dilekçesinde bu talep kalemine ilişkin olarak açık bir istinaf itirazı bulunmadığı, istinaf dilekçesinde bahsi geçen İSKİ’den gelen müzekkere cevaplarına göre davacı-birleşen davalı alacağından düşülmesi gereken miktarlar ile İSKİ tarafından kesilen toplam cezalar tutarı 1.278.182,50 TL’nin ve MPE tarafından yapıldığı belirtilen 1.594.613,00 TL’lik mühendislik ve tasarım bedelinin davacı-birleşen davalı alacağından mahsubu gerektiğine dair itirazların asıl davaya cevapta ileri sürülen mahsup savunmaları oldukları, buna göre davalı-birleşen davacı tarafça kendi ticari defter ve kayıtlarının incelenmemesi ve davacı-birleşen davalı tarafın defterlerinin yetkisiz mahalde incelettirildiği hususları da istinaf itirazı olarak dile getirilmiş ise de, istinaf edenin sıfatı ve yukarıda değerlendirilen istinaf sebepleri gözetildiğinde, bu hususların davalı-birleşen davacının istinafına konu talep kalemleri yönünden esasa etkili olmadığı, istinaf dilekçesinde yazılı olan diğer istinaf itirazlarının ise, asıl ve birleşen 2016/147 Esas sayılı davalarda verilen kısmen kabul kararlarına ilişkin oldukları, yukarıda belirtildiği üzere bu kararlara karşı davalı-birleşen davacı tarafça yapılmış bulunan bir istinaf başvurusu bulunmadığından, bunlara dair Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılamayacağı, bu açıklamalar doğrultusunda davalı-birleşen davacı vekilinin birleşen 2015/896 Esas sayılı davasına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve birleşen 2015/896 Esas sayılı davada davalı vekili ile davalı ve birleşen 2015/896 Esas sayılı davada davacı vekili ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçelerinde belirttikleri sebepler ile aynı temyiz itirazlarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, taraflar arasında imzalanan 31/01/2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesine dayalı olarak alacak, kesin teminat mektubunun 1/2’lik kısmının iadesi ve bu tutar yönünden uygulanan banka masrafının davalıdan tahsili ve sözleşmenin C/30 maddesi 2. paragrafında davacı için getirilen yükümlülüğün haklı nedenle feshi talebine, birleşen İstanbul 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/147 Esas sayılı dava, davalı-birleşen davacıya verilen kesin teminat mektubunun asıl davaya konu edilen 1/2’lik kısmı haricinde kalan 1/2’lik kısmının hükümsüzlüğü ve iadesi ile bu tutar yönünden uygulanan banka masrafı ve faizinin davalı-birleşen davacıdan tahsili, birleşen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/896 Esas sayılı dava ise, davacı-birleşen davalının sözleşme kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiği, ayrıca işin yapımında 1 yıl gecikmeye neden olarak davalı-birleşen davacının zararına sebep olduğu, ticari itibarını zedelediği, ayrıca sözleşmenin 30 maddesine aykırı hareket ederek kazanç kaybına sebep olduğu iddiasıyla alacak ve tazminat taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı ve birleşen 2015/896 Esas sayılı dosyada davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı yüklenici MPE Mühendislik İnşaat Taah. ve Dış Tic. A.Ş.’nin 10.10.2014 ve 25.12.2014 tarihli ihtarnamelerle temerrüde düşürüldüğü hususunun mahkemelerce gözden kaçtığını, bu ihtarlarda gecikme faizine konu edilen alacak kalemlerine ilişkin bir talebin olmadığına karar verildiğini ve asıl dava kapsamında talep ettikleri gecikme faizi isteminin reddedildiğini ileri sürerek, kararın bu nedenle de bozulmasını istemiştir.
İhtar ile amaçlanan, borçludan borcun istenmesi ve ifa olarak onu kabule hazır olunduğunun borçluya bildirilmesidir. Bu bakımdan borçluya gönderilen ihtarda açıkça istenilen para borcunun miktar olarak gösterilmesi ve bunun ödenmesinin istenmesi gerekir. Örneğin alacaklının gönderdiği ihtarda “Bana olan para borcunuzu ödeyiniz” demesi yeterli değildir. Ödenmesi istenen para borcu tutar olarak gösterilmelidir.
Somut olayda davacı taşeron Armaplast Polyester San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 10.10.2014 ve 25.12.2014 tarihlerinde keşide edilen ihtarnamelerde ödenmesi istenilen bir miktar belirtilmemiş olup, bu haldeki ifa talebi davalı MPE Mühendislik İnşaat Taah. ve Dış Tic. A.Ş’yi temerrüde düşürecek nitelikte olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesince yapılan ve yukarıda ilgili bölümde yer verilen değerlendirmelerin usul ve yasaya uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, tarafların itirazlarını karşıladığı anlaşıldığından tarafların temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden taraflardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.