YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4244
KARAR NO : 2023/3829
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1412 E., 2022/1291 K.
DAVA TARİHİ : 22.12.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1185 E., 2019/515 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı iş sahibi arasında 03/1/2015 tarihli inşaat kaba ve ince işlerinin yapımına ilişkin sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin birim fiyatlı olarak imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan ve sonradan yaptırılan ek işleri 30/11/2016 tarihli teslim tutanağı ile ayıpsız şekilde teslim etmesine karşın gerek sözleşme kapsamında yaptığı işler nedeni ile bakiye alacağının gerekse de sözleşme dışında yaptırılan ek işlerin bedelinin ödenmediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 323.479,97 TL ödenmeyen alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21/03/2019 havale tarihli dilekçesinde, davasını 584.553,51TL ek imalattan kaynaklanan alacak ve 323.479,97 TL ilk proje imalatından kaynaklanan alacak olmak üzere toplamda 908.033,48 TL üzerinden ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre ortak yaşam alanlarının iş bedelinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağının kararlaştırıldığını ve davacı tarafından hesabın yanlış yapıldığını, müvekkilinin davacının hak ettiği iş bedelini birden fazla çek, banka hesabın yapılan havale olmak üzere 1.143.920,00 TL olarak ödediğini, ayrıca iş bedeli karşılığı davacının kardeşine her biri 550.000,00 TL bedelli olan dava konusu binadaki iki bağımsız bölümü devrettiğini, davacının bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 03/11/2015 tarihinde “Anahtar Teslimi İnşaat Kaba ve İnce İşleri Yapım Sözleşmesi” ve eki “teknik Şartname” imzalandığı, sözleşme ile davacı yüklenicinin malzeme ve işçilik dahil olmak üzere Bakırköy, Osmaniye Mahallesi 154 ada, 13 sayılı parselde “tüm kaba ve ince inşaat işlerini anahtar teslim” bir bina inşa etmeyi üstlendiği, sözleşmenin eki teknik şartnamede yapılacak işlerin özellikleri ile işte kullanılacak malzeme ve işçiliklere ilişkin detaylann açıklandığı, işin sözleşmede yazılı götürü bir bedeli olmadığı, sözleşmenin 9. maddesinde işin bedelinin; “m² birim fiyatı 1.200,00’dir. Ölçüm üzerinde ayak basılan gezilen yaşam alanları hesap edilerek hesaplanacaktır. Ortak yaşam alanları bu hesaplara dahil değildir.” şeklinde belirlendiği, işlerin 30/11/2016 tarihinde düzenlenen “İnşaat Teslim Tutanağı” ile davalı iş sahibine teslim edildiği, teslim tutanağında işte eksik veya ayıplı imalatlar bulunduğuna ilişkin bir açıklama olmadığı, aksine eserin noksansız ve kullanılmaya elverişli bir durumda teslim alındığının yazılı olduğu, davacı yüklenicinin işin devamı sırasında üzerinde sıralı hakkediş açıklamaları taşıyan aşağıda detaylı bilgileri verilen 8 ayrı fatura düzenlediği, söz konusu faturalara karşılık davalı şirketin tarafların ortak kabulünde olduğu gibi, her biri 50.000,00 TL bedelli olan, 04/08/2016-20/06/2017 tarihleri arasındaki vade tarihlerinde ödenen 10 adet çekler ile 500.000,00TL, 22/02/2027 tarihinde banka EFT’si yolu ile ödenen 593.920,00 TL olmak üzere toplamda (500.000,00+593.920,00=) 1.143.920,00 TL ödemede bulunduğu, düzenlenen faturalar toplamı1.467.399,97 TL ile yapılan ödemelerin toplamı 1.143.920,00 TL arasında dava konusunu oluşturan 323.479,97 TL’lik bir fark bulunduğu, davalı vekilinin davacının kardeşine dava konusu binanın 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerinin indirimli fiyatla satılması nedeniyle bu miktarın dolaylı bir şekilde ödendiğini savunduğu, söz konusu bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlannda her iki dairenin 21/02/2017 tarihinde gerçekleşen satış ile ayrı ayrı 350.000,00 TL bedelle davalı şirket tarafından satıldığının görüldüğü, tapu kayıtlarından dava konusu binanın yapı kullanma izin belgesinin alındığı ve 08/01/2018 tarihinde kat mülkiyeti tapu şeklinde dönüştüğünün anlaşıldığı, taraflar arasında sözleşme konusu işte ayıplı, eksik imalatlar bulunduğuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın iş bedelinin ödenip ödenmediği, sözleşme dışı işlerin yapılıp yapılmadığı ve yapıldı ise bu işlerin bedelinin ödenip ödenmediği, davalı şirket tarafından davacının kardeşine devredilen taşınmazlar ile iş bedelinin ödenip ödenmediği noktalarında toplandığı, davacı yüklenicinin asıl projeye revize proje sonucu daha fazla imalat yaptığı bilirkişi kurulu tarafından yerinde yapılan tespit sonucu belirlendiği, çözümlenmesi gereken meselenin davalı şirket tarafından davacının kardeşine devredilen taşınmazlar ile bakiye iş bedeli ve ilave iş bedelinin ödenmiş sayılıp sayılmayacağı olduğu, dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait 2 adet taşınmazın her biri 350.000,00 TL bedel karşılığında 21/02/2017 tarihinde davacının kardeşine satış suretiyle devredildiği, davalı bu devrin davacının alacağına karşılık yapıldığını savunmuş ise de, buna ilişkin herhangi bir yazılı delil ibraz etmediği, bu konudaki savunmasını ispat edemediği, söz konusu devrin yapılmasından sonra davalının davacıya ödeme yapmasının da hayatın olağan doğal akışına uygun düşmediği, davalının ödeme savunmasını usulüne uygun deliller ile de ispat edemediği, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, bu nedenle yemin delilinin de kendisine hatırlatılmadığı, neticeten davacının bakiye ve ilave iş bedeli alacağının 908.033,48 TL olduğu anlaşıldığından davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü gerektiği gerekçesi ile; Davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne, 323.479,97 TL’nin dava tarihi olan 22/12/2017 tarihinden, 584.553,51 TL’nin ise ıslah tarihi olan 22/03/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı ile müvekkili şirket arasında yapılan “Anahtar Teslimi İnşaat Kaba ve İnce İşleri Sözleşmesi”nin 9. maddesinde “İşin Bedeli m2 Birim Fiyatı 1.200,00 TL’dir (Binikiyüz). Ölçüm üzerinde ayak basılan gezilen yaşam alanları hesap edilerek hesaplanacaktır. Ortak yaşam alanları bu hesaplara dahil değilidir.” denildiğini, 02.10.2018 tarihli bilirkişi kurulunun düzenlediği raporda; “Faturalarda yazılı iş bedeli toplamı ile davalı tarafından yapılan ödemeler arasına dava konusunu oluşturan 323.479,97 TL tutarında bir fark bulunduğu, bu farkın davacının kardeşine satıldığı çekişmesiz iki daire bedelinin eksik alınması ile ödendiği şeklindeki davalı iddiasının davalı yanca kanıtlanması gerektiği, her iki dairenin tapuda satış bedellerinin 350.000,00 TL olarak gösterildiği, taşınmazın bulunduğu mevkii ve gerçek değerlerinin bu tapu değerlerinin çok üzerinde oldukları, Sayın Mahkemece görev verilmesi halinde her iki dairenin satış tarihindeki gerçek değerinin ayrıca değerlendirilebileceği, bu durumda kurula emlak değerlendirme uzmanı biirkişinin de katılmasının yararlı olacağı”, “Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği 8 adet fatura dışında, dava konusunu oluşturan asıl ve ek işler karşılığı hangi nedenle fatura düzenlenmediğini açıklamadığı” belirtildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine düzenlenen 22.02.2019 tarihli bilirkişi kurul raporunda; “Davacı yüklenicinin asıl projeye revize proje sonucu (İMALAT+MÜTEAHHİT KARI+KDV DAHİL) 584.553,51 TL daha fazla imalat yaptığı” belirtildiği, mahkemece “Davacı yüklenicinin asıl projeye revize proje sonucu daha fazla imalat yaptığı bilirkişi kurulu tarafından yerinde inceleme sonucu belirlenmiştir.” gerekçesiyle, davacının fazla imalat yaptığından bahisle karar verildiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşme de işin tamamı için sabit bir bedel belirlenmediğini, sözleşmenin 9. maddesinde “m2 Birim Fiyatı 1.200,00 TL’dir” şeklinde belirtilmiş olmakla davacının fazla imalat yaptığı görüşünün hatalı olduğunu, kaldı ki, davacı tarafın yaptığı işlere karşılık 8 adet fatura gönderdiğini, ancak fazla imalat yaptığına ilişkin müvekkili şirkette bir başvurusu olmadığını ve herhangi bir ihtar göndermediği gibi, taraflar arasında düzenlenen 30.11.2016 tarihli “İNŞAAT TESLİM TUTANAĞI”na da fazla imalatta bulunduğundan bahisle bir itiraz ve şerh düşmediğini, bu nedenle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin Bakırköy İlçesi, Osmaniye Mahallesi, 134 ada, 13 parselde kayıtlı 1. Kat 4 ve 5 nolu bağımsız bölümleri davacının kardeşi Yücel Eroğlu’na 21.02.2017 tarihinde her biri 500.000,00 TL kabul edilerek toplam 1.000.000,00 TL’sından 593.920,00 TL’sı alıcıdan alınarak ve tapuda toplam 700.000,00 TL bedelle satış işlemi yapıldığını, davacı vekilinin 30.01.2019 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; “Müvekkilin abisi olan YÜCEL EROĞLU’nun davalı şirketten satın almış olduğu 2 dairenin iş bu dava ile ilgisi bulunmamaktadır. Müvekkilin beyanlarına göre abisi Kredi çekerek bu 2 daireyi kendisi satın almış ve bedelleri davacı şirkete ödennmiştir.” beyanında bulunduğunu, 02.10.2018 tarihli bilirkişi kurulunun düzenlediği raporun “V-İNCELENEN KANITLAR VE TESPİTLER” bölümünde “Davalı vekilinin davacı şirketin kardeşine dava konusu binanın 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerinin indirimli fiyatla satılması nedeniyle bu miktarın dolaylı bir şekilde ödendiğnini savunduğu” ve “Söz konusu bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlarında her iki dairenin 21.02.2017 tarişhinde gerçekleşen satış ile ayrı ayrı 350.000,00 TL bedelle davalı şirket tarafından satıldığının görüldüğüğ, aynı gün Türkiye Halk Bankası lehine 4 numaralı bağımsız bölüm için 900.000,00 TL, 5 numaralı bölüm için ise 1.080.000,00 TL ipotek tesis edildiği” belirtildiğini, mahkemece davacının kardeşine devredilen taşınmazların, müvekkili şirket tarafından yazılı delille kanıtlanamadığı yönündeki gerekçesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, sözleşme kapsamında yapılacak işler ve işin birim fiyatının belirlendiği, sözleşme kapsamı dışında ilave işlerin yapıldığı, yapılan tüm işlerin teslim tutanağı ile teslim edildiği, davalının işe ilişkin ayıp ve eksik iş itirazının bulunmadığının sabit olduğu, düzenlenen ek raporda davacı tarafça yapılan sözleşme dışı işler kalem kalem tespit edilmiş olup, anılan ek rapor davalı tarafa tebliğ edilmiş, davalı tarafça sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin bir itirazda bulunulmadığı, davalının istinafında sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin bir itirazda bulunmayıp, bunların teslim tutanağında şerh edilmediğini ileri sürmüş ise de teslim tutanağında sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin bir kayıt bulunmamakta ise de sözleşme dışı işlerin yapıldığı bilirkişi ek raporu ile tespit edildiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı, ayrıca davalı iş bedelinin nakit, çek ve davacının kardeşine satışı yapılan taşınmaz bedellerinden iskonto yapılmak suretiyle tamamen ödendiğini savunmuş ise de nakit ve çekle yapılan ödemeler konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, davalının taşınmaz satış bedelinden iskonto suretiyle kalan bedelin ödendiğini ispatlayamadığını, davalının açıkça yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle bu yöne ilişkin istinaf sebebinin de yerinde olmadığı dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı yapılan imalata ilişkin iş bedeli tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında 03/11/2015 tarihli, tüm inşaat kaba ve ince işlerin yapımı konulu, malzeme ve işçilik dahil anahtar teslim sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 9. maddesine göre m² birim fiyatı 1.200,00 TL olarak kararlaştırılmış olup, ölçüm üzerinde ayak basılan gezilen yaşam alanları hesap edilerek hesaplanacaktır. Ortak yaşam alanları bu hesaplamalara dahil değildir.
2.1. 30/11/2016 tarihli taraflarca imzalı teslim tutanağına göre; sözleşme konusu iş eksiksiz bir şekilde yapılarak davalı iş sahibine teslim edilmiştir.
2.2. Dava konusu binadaki 4 numaralı bağımsız bölüm, davalı iş sahibi tarafından 21/02/2017 tarihinde 350.000,00TL bedelle satış ve ipotek işlemi ile dava dışı Yücel Eroğlu adına tescil edilmiştir. Aynı tarihte taşınmaz üzerinde Türkiye Halk Bankası lehine 900.000,00 TL bedelli ipotek tescil edilmiştir.
– Dava konusu binadaki 5 numaralı bağımsız bölüm, davalı iş sahibi tarafından 21/02/2017 tarihinde 350.000,00TL bedelle satış ve ipotek işlemi ile dava dışı Yücel Eroğlu adına tescil edilmiştir. Aynı tarihte taşınmaz üzerinde Türkiye Halk Bankası lehine 1 080.000,00 TL bedelli ipotek tescil edilmiştir.
2.3. Dosya kapsamında alınan 02/10/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre; sözleşme kapsamında yapılan işler nedeni ile düzenlenen 8 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 323.479,97 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davalının, davacıya 322.679,97 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, arada 800,00 fark bulunduğu anlaşılmıştır.
2.4. Dosya kapsamına göre yazılı sözleşme konusu ilk projenin 11/09/2015 onay tarihli olduğu, tadilat projesinin ise 22/02/2016 tarihli olduğu, taraflar arasındaki 03/11/2015 tarihli sözleşmenin 4. maddesine göre yüklenici, yapacağı işleri bu sözleşmeye ekli projeye göre yapacağı kararlaştırılmış, sözleşme tarihinde tadilat projesinin bulunmadığı ve davalının sözleşme dışı ek işlerin varlığına değil, bedelinin ödendiğine ilişkin itirazının bulunduğu, 22/02/2018 tarihli ek raporda ilk proje ve tadilat projesinin karşılaştırıldığı ve sözleşmeye ek ilk projeden daha fazla imalat yapıldığı anlaşılmıştır.
2.5.Davalı vekili, dava konusu binadaki 4 ve 5 no.lu bağımsız bölümlerin iş bedeli karşılığı davacı yüklenicinin kardeşine devir edildiğini iddia etmiş ise de tapu kayıtlarında devrin satış olarak gösterildiği ve satış gününde Türkiye Halk Bankası lehine ipotek tesis edildiği görülmüş, davalının iş bedeli karşılığı devir iddiasına yönelik bir delil sunamadığı, cevap dilekçesi ve delil dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından bu husustaki istinaf itirazlarının reddi ile netice itibarı ile bölge adliye mahkemesince verilen kararda hukuka aykırı bir yan bulunmamıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
14/11/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.