YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31835
KARAR NO : 2023/6748
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/17 E., 2021/612 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) … 7. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2013/690
Esas, 2015/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 01.09.2012 tarihinde hizmetten sıyrılmak kastıyla emre itaatsizlikte ısrar suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 88 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 02.02.2016 tarihli ve 2016/63 Esas, 2016/78 Karar sayılı ilâmı ile;
“…Sanığın hafta sonu mesaiye gelmesi konusunda verilmiş olan hizmet emrinin ülke güvenliği ile ilgili doğrudan bağlantısının ve hizmetin fasılasız sürmesini gerektiren bir niteliğinin olmaması, sanığa yönelik aktif bir görevi içermemesi ve sanığın hizmetine mutlak surette ihtiyaç bulunmaması karşısında, eyleminin “Hizmetten sıyrılma kastı” ile gerçekleştirilmediği, sübut bulan fiilin ASCK’nın 88’inci maddesinde yer alan “Hizmetten tamamen sıyrılmak kastıyla emre itaatsizlikte ısrar” suçunu değil; ASCK’nın 87/1’inci maddesinin birinci cümlesi kapsamında emre itaatsizlik suçunu oluşturacağı…” belirtilerek hükmün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine temyize konu edilen Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2018/17 Esas, 2021/612 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.12.2021 tarihli ve 2021/149874 sayılı, “5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle hükmün bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün bozularak duruşmalı yapılacak inceleme neticesinde hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.70. Mekanize Piyade Tugay Komutan Yardımcılığı Tank Tabur Komutanı görevini 31.08.2012 tarihi itibarıyla vekaleten yürütmekte olan Tnk.Bnb. B.E.’nın tabur emrinde görev yapmakta olan tüm personelin Hakkari bölgesine gidecek olan malzeme ve personel hazırlığına yardım etmeleri amacıyla 01.09.2012 tarihinde saat 08.00’de mesaiye gelmeleri yönünde verdiği sözlü emrin, Karargah Bölük Komutanı Tnk.Yzb.H.G. tarafından, aynı gün saat 18.00’de bölük astsubayı odasında sanık da dahil olmak üzere bölükte görev yapan tüm personele tebliğ edildiği, verilen bu emre rağmen 01.09.2012 tarihinde sanığın mesaiye gelmediği anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. 01.09.2012 tarihli olay tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4. Olayla ilgili dinlenilen tanıklar H.K., R.U. ve C.T.’nin beyanları dava dosyasında mevcut olup, tanıkların olaya dair anlatımlarının olay tespit tutanağı ile uyumlu olduğu görülmüştür.
5. Sanık hakkında … GATA Komutanlığı Eğitim Hastanesi Baştabipliği tarafından düzenlenen ve “kronik nitelik kazanmış uyum bozukluğu tanısıyla sanığın Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görev yapamayacağı” görüşünü içeren 22.05.2013 tarihli ve 6145 sayılı sağlık kurulu raporunun dosyaya girmesine müteakip aynı Hastaneden ek sağlık kurulu raporu talep edildiği, 17.12.2014 tarihinde tanzim olunan ek sağlık kurulu raporunda “sanığın, TSK’da görev yapamaz halinin TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili maddesinde belirtildiği gibi uyum bozukluğunun kronik nitelikte olduğunun değerlendirildiği 22.05.2013 tarihinde itibaren başladığı, dolayısıyla sanığın TSK’da görev yapamaz halinin suç tarihini (01.09.2012) kapsamadığı, uyum bozukluğunun kişinin yargılama yeteneğini etkileyen bir rahatsızlık olmadığı, kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltmayacağı, dolayısıyla suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından faydalanamayacağı” görüşünün belirtildiği saptanmıştır. Bahse konu sağlık kurulu raporu ve ek sağlık kurulu raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Ayrıntıları Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/22573 Esas 2022/9544 Karar sayılı, 21.09.2022 tarihli ve 2021/5792 Esas 2022/12341 Karar sayılı, 27.10.2022 tarihli ve 2021/23302 Esas 2022/14979 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; … kişilerin askeri suçları ile bunların … kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askerî mahkeme kurulan kıta komutanı veya askerî kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1.”Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, (Kapatılan) Askerî Yargıtay bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre sanığa, Hakkari bölgesine gidecek olan malzeme ve personel hazırlığına yardım etmeleri amacıyla tüm tabur personeli ile birlikte 01.09.2012 tarihinde saat 08.00’de mesaiye gelmesi yönünde sözlü olarak emir tebliğ edildiği, verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olduğu, sanığın ise bu emrin hilafına olacak şekilde 01.09.2012 tarihinde yapılan mesaiye katılmadığı, bu suretle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01.09.2012” yerine “21.07.2012” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve TSK’da görev yapamaz hali hususlarında doğan şüphelerin ek sağlık kurulu raporu ile dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2018/17 Esas, 2021/612 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.