Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/2258 E. 2010/2341 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2258
KARAR NO : 2010/2341
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

Sair tehdit, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonucu iki ayrı sair tehdit suçundan açılan kamu davalarının şikayetten vazgeçme sebebiyle düşürülmesine, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/l-3a, 62/1-2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 02/06/2009 tarihli ve 2009/71 esas, 2009/211 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 30.12.2009 gün ve 75115 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2010 gün ve 11108 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “ Dosya kapsamına göre, … Barosu Avukatı …’in, … İcra Müdürlüğünün 2008/444 sayılı takip dosyasında avukat olarak görev yaparken … İcra Müdür vekili müşteki …’e yönelik telefonda sarf ettiği sözlerden dolayı, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinin 1.fıkrasında yer alan; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, suçun işlendiği yer Cumhuriyet başsavcılığınca Adalet Bakanlığından izin almadan sanık Avukat … hakkında doğrudan soruşturma yapılıp, açılan kamu davasında, yargılama yaparak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 58/1. maddesinde “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Şüpheli avukatın, icra müdürü olan yakınana telefonla “ulan it sen nasıl böyle haciz yazısı yazarsın” şeklinde ki hakaretinin bir icra dosyasının takibi ve dolayısıyla sanığın avukatlık göreviyle ilgili olduğu, avukatların görevden doğan suçlarından dolayı soruşturmanın, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine yürütülmesi gerektiği gözetilmeden, genel hükümler gereğince kamu davası açılması ve yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, … Sulh Ceza Mahkemesinin 2.6.2009 gün ve 2009 /71-211 sayılı kararının CYY’nın 309.maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasına, dava koşulu olan Adalet Bakanlığı izni alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesine, 15.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.