YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6397
KARAR NO : 2012/7783
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/05/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/01/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince:
Dava haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayda; davacı vekili,davacının S.S. Sedef Konut Yapı Kooperatifinin başkanı olduğunu, davalının da bu kooperatife hissedar olduğunu, davalının davacı hakkında Didim Cumhuriyet Başsavcılığına, davacının kendi yararına haksız kazanç sağladığı, fahiş paralar harcadığı gerekçesiyle şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalının iftira suçundan Didim 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/192 Esas 2010/159 sayılı kararı ile bir yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, bu soruşturmalar sebebiyle davacının ruhen etkilendiğini ve zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının soruşturma açılmasına neden olan iddialarının makul bir şüpheye dayanmadığı, hak arama özgürlüğü sınırlarını aştığı gerekçesi ile 8000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davaya konu olayda,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,olay tarihi ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, hüküm altına alınan manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.