Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/11821 E. 2024/32 K. 08.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11821
KARAR NO : 2024/32
KARAR TARİHİ : 08.01.2024


MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/255 E., 2016/13 K.

SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2020 tarihli ve 14-2016/68846 numaralı, bozma görüşlü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebleri
Özetle; sanığın davranışının sevme amaçlı olarak yapıldığına, sanığın suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut delillerin olmadığına, mağdureden alınan kıyafetlerde sanığa ait sperm örneklerine rastlanılmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince ”Sanık … ‘in elektrik arızası sebebiyle katılan …’nun evine geldiği ve arıza için girdiği evde küçük mağdure …’nun da bulunduğu, sanığın evde bulunduğu süre içerisinde elektrik işini yaparken yanına çağırdığı mağdure …’yu yanağından öpüp ani ve kısa bir temasla üzerindeki elbisenin içerisine elini ya da parmağını sokmadan, giysisinin üzerinden cinsel bölgesine dokunduğu, mağdurenin annesine seslenmesi üzerine eylemine devam etmeden daha sonra da oradan ayrıldığı, mağdurenin bu durumu daha sonra annesine anlatması üzerine mağdurenin anne ve babasının sanıktan şikayetçi olmaları nedeniyle sanık hakkında iddianamede yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanığın mağdure …’ya yönelik cinsel istismar içeren eylemleri ile ilgili olarak kilodun içerisinden mağdurenin cinsel organına parmağını sokarak temasta bulunduğu yönünde bir itham bulunmakta ise de; Yargılama sürecinde bizzat mahkeme heyetince sanığın yokluğunda psikolog bilirkişi nezaretinde dinlenen küçük mağdure …’nun olayın oluşumuna dair verdiği ve mantıksal örgü içerisinde beyanlarında herhangi bir sıkıntı bulunmadığının gözlemlendiği ve bu beyan içeriklerinden sanığın kendisine yönelen davranışları ile ilgili olarak ısrarlı bir şekilde sorulan sorulara rağmen mağdurenin sanığın parmağını ya da elini cinsel organına değdirmediğini söylemesi yalnızca giysisi üzerinden dokunduğunu söylemesi ve yanağından öptüğünü belirtmesi karşısında, başkaca tanığı bulunmayan ve maddi delillerle de daha fazlasına ilişkin bir kanaat uyandırmayan olayda sanığın eyleminin 6545 sayılı yasa ile değişik TCK 103/1 – 2. Cümledeki ani ve kısa bir şekilde cinsel amaç güden davranış olarak nitelendirilmesi gereken sarkıntılık eylemini oluşturduğu şeklinde yorumlanmasının olayın oluşu ile toplanan deliller ve oluşan vicdani kanıya ve hakkaniyete uygun düşeceği kabul ve takdir olunarak sanığın eyleminin TCK 103/1-2. Cümle deki suçu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, atılı suçtan sanığın mahkumiyetine dair karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında kesinlikle mağdureye yönelik bir eyleminin bulunmadığını, dokunmadığını ileri sürmüş ise de, mahkeme huzurunda dinlenen küçük mağdurenin olayın gelişimine dair vermiş olduğu ve psikolog nezaretinde alınan beyanındaki açıklık ve olay sonrasında durumu annesine anlatmış olması da düşünüldüğünde sanık savunmasının sorumluluktan kurtulmaya matuf olduğu ve soyut bir inkardan öteye geçemediği anlaşılmakla, bu savunmaya itibar edilmemiştir. Sanığın suçu işleyiş biçimine, suç konusunun önem ve değerine, suç sebep ve saiklerine, suçun işlendiği yer ve zamana ve suçun mağdurenin yaşının küçüklüğü de gözetildiğinde, eylem için yasada öngörülen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak teşdiden temel cezanın 4 yıl olarak belirlenmesinin ceza adaletinin temini ve hakkaniyet gereği olduğu kabul ve takdir olunarak bu şekilde ceza tayin edilmiştir.Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK.nun 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamı ile yapılan yargılama sonucunda oluşan tam vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Onama gerekçesi doğrultusunda Tebliğnemaye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçede bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.