YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24799
KARAR NO : 2020/9555
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı …vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 2011 Nisan -16.12.2013 tarihleri arasında aylık net 3.000,00 TL ücretle … 15. Bölge şantiyesinde muhasebeci olarak çalıştığını, … aktinin haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, davacının hafta içi ve cumartesi günleri 08.00-18.30 saatleri arasında çalıştığını, pazar günleri çalışılmadığını, dini milli bayramlarda çalışıldığını, davacının yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 2 aylık maaşının ödenmediğini açıklayarak davalıdan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacağı, dini milli bayram çalışma ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacağının olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının tüm çalışma döneminin davalı işyerinde geçmediğini, … aktinin davalı nezdinde çalışırken sona ermediğini, davacının 12.04.2011-30.04.2013 tarihleri arasında … İnş. San. Tic. A.Ş.-… Çelik İnş. A.Ş … Ortaklığı nezdinde çalışması olduğunu, davacının 02.05.2013 tarihinde … sicil no’lu işyerinde çalışmasını devam ettirdiğini, bu tarihten itibaren davalı şirket nezdinde çalışmadığını ve davalıya yöneltilen husumetin hatalı olduğunu, davalı bakımından davanın husumet sebebi ile reddi gerektiğini,… aktinin davacının istifası ile sona erdiğini, davacının 30.04.2013 tarihinde … sicil no’lu işyerinde çalışmaya başladığını, iddia edilen maaş miktarının doğru olmadığını, fazla çalışma, … bayram, genel tatil, yıllık izin ücreti alacaklarının olmadığını, davalı işyerinde esnek çalışma saatlerinin uygulandığını, cumartesi günleri işlerin yetiştirilmemesi durumunda öğlene kadar çalışıldığını, haftalık yasal çalışma süresine uyulduğunu, davalı işyerinde … bayram ve genel tatillerde çalışılmadığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, maaşların zamanında eksiksiz olarak ödendiğini, maaş alacağı olmadığını, 2 aylık ücret iddiasının başka bir işyerinde geçtiğini, davalının sorumluluğu olmadığını, faiz oranları ve başlangıç tarihlerinin hatalı talep edildiğini, tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, … aktinin davacının istifası sebebi ile sona erdiğini savunarak; davanın reddina karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, … bayram ve genel tatil ücreti, izin ve ücret alacağına karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının aylık ücret miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı … Kanunu’nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir … karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
… sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. … sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında … sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. … sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir.
4857 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı … sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma şartlarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanun’un 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece re’sen araştırılmalıdır.
Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, … sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı …, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı … bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile … İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Davacı net 3.000,00 TL ücret aldığını iddia ederken, davalı işveren ise davacının asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; dosya içinde davalı işveren tarafından verilen 05.03.2013 tarihli “ilgili makama” başlıklı belgede davacının 3.000,00 TL ücret aldığı bu nedenle ücretin 3.000,00 TL kabul edilmesi gerektiği kanaati ile hesaplamalar yapılmış ve mahkeme tarafından da kabul edilmiştir. Ancak; davacı ücretinin 3.000,00 TL olduğu iddiasını destekleyen tanık beyanı yada başkaca delile rastlanmamıştır. Davacı tanıkları, davacı ücretini bilmediklerini, davalı tanıkları ise davacının asgari ücret aldığını beyan etmişlerdir. Sonuç itibariyle davacının 3.000,00 TL net ücret aldığına dair ilgili belgeyi destekleyen delile dosya içinde rastlanmamış, davacı iddiasının ispatlayamamıştır.
Davacının, davalı işverene 07.04.2011 tarihinde başvurduğuna dair … talep ve bilgi formunun dosya içinde olduğu ve davacının 1.200,00 TL net ücret talep ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 2011 yılında net 1.200,00 TL, brüt 1.676,21 TL ücret aldığının kabulü gerekmektedir. Bu miktara göre de davacının en son ücretinin 2011 yılında alınan 1.200,00 TL net / 1.676,21 TL brüt ücretin asgari ücrete oranlamasının yapılarak son ücretinin bulunması ve davacı taleplerinin bu miktara göre değerlendirilerek hesaplanması gerekmektedir.
Davacının aylık 3.000,00 TL ücret aldığı yönündeki ispatlanamayan talebinin kabulü yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.