YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4094
KARAR NO : 2024/359
KARAR TARİHİ : 17.01.2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2064 Esas, 2022/275 Karar
TEMLİK … DAVACI: Borpet Petrol İnşaat Ve Turizm Tic.ve San. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
TEMLİK EDENLER :1…. Grup Nakliyat Turizm Lojistik İnşaat Petrol ve Tic. Ltd. Şti.
2…. vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/611 E., 2021/706 K.
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın temlik … davacı vekili ve temlik eden davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik … davacı vekili ve temlik eden davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında taşıma işlerine dair sözleşmeler ve ek
protokoller düzenlendiğini, esas sözleşmenin süresinin 01.01.2015 tarihinden itibaren iki yıl süre ile uzatıldığını, davalı işveren firmanın müvekkilin çalışma anlayışı ve yaptığı işten memnun olması ile yine taraflar arasında yakalanan ticari uyum ve … çerçevesinde müvekkiline … bir iş verilerek 23.03.2015 tarihli “Dökme Çimento Taşıma Sözleşmesi” imzalandığını ve bu işin de 2 yıl süre ile müvekkil tarafından yapılmasının uygun görüldüğünü, bu doğrultuda artan iş yükü kapsamında müvekkilleri tarafından işlerin gereği gibi yerine getirilebilmesi için araç parkının genişletildiğini, … personel istihdamının sağlandığını ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeler bankalara ibraz edilerek, yapılan kredi sözleşmeleri doğrultusunda finanse edilmek üzere 31 adet çekici ve 35 adet dorse olmak üzere toplamda 66 adet araç satın alındığını, davalı firmada idari kadroda değişikliğe gidildiğini ve bu kadronun müvekkili firma ile çalışmak istemediğini, sözleşmelerin davalı tarafından … taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmelerin davalı tarafça hiç bir geçerli sebep gösterilmeksizin tamamen keyfi bir şekilde feshedilmesi nedeniyle kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçlarını ödeyemeyecek duruma düştüğünü, cebri icra işlemleri ile karşılaşmamak adına araçlarının bir kısmını ise piyasa fiyatının çok altında alelacele elden çıkartmak zorunda kaldığını, müvekkilin sözleşmelerin tamamlanacağı inancıyla bankalara ödemek zorunda kaldığı kredi faizleri, bedelinden düşük miktarda satmak zorunda kaldığı araç ve dorseler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 50.000,00 TL menfi-müspet maddi zararının tazminine ve 450.000,00 TL mahrum kalınan kar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iki ayrı davacının bulunduğu ve bunlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacı tarafın tacir olduğunu, basiretli bir işadamı olarak tüm düzenlemelere vakıf bulunduğunu, bu sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin sözleşmeleri herhangi bir neden göstermeden fesih yetkisini kabul ettiğini ve her ne … altında olursa olsun itirazda bulunmayacağını, hak, zarar, ziyan talep etmeyeceğini kabul ve taahhüt ettiklerini, etik dışı davranışlar nedeni ile sözleşmelerin feshedildiğini, ortada nedensiz ve keyfi bir fesih iradesinin olmadığını, kurumsal bir yapının bu tür refleksler vermesinin gerek kurumsal yapısındaki karar verme mekanizmaları, gerekse yabancı bir grubun Türkiye yatırımı olması, gerekse de ticareten mümkün olmadığını, sözleşmelerin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile davacı … arasında akdedilen ve 15.12.2014 tarihli ek protokol ile 01.01.2015 tarihinden itibaren 2 yıl süre ile uzatılan sözleşmenin 14.8 maddesi uyarınca davalının dilediği zaman … taraflı suretle fesih etme hakkına sahip olduğu ve sözleşmenin bu şekilde feshi halinde her ne … adı altında olursa olsun hiçbir hak, zarar ziyan talebinde bulunmayacağının düzenlendiği, yine davalı ile davacı … … . Şti. arasında akdedilen 01.03.2015 tarihinden başlayarak 28.02.2017 tarihine kadar geçerli olan sözleşmenin 12.1 maddesinde ise davalıya hiçbir kanuni ihtarata ve hüküm istihsaline gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshetme, teminatı nakde çevirme hakkı tanındığı, bu durumda davalı şirketin hiçbir itirazda hak, zarar ziyan talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, davacı … yönünden sözleşmenin 06.04.2016 tarihinde, davacı … … Ltd. Şti. yönünden ise 04.05.2016 tarihinde davalı tarafından sözleşmenin … taraflı feshedildiği, dava konusu sözleşmenin taraflarının tacir olduğu ve tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranmasının esas olduğu, bu ilkenin sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeni ile sözleşmenin 14.8 maddesi ile ek protokolün 12.8 maddelerinde düzenlenen … taraflı fesih hakkının bilerek ve isteyerek imzalaması karşısında sözleşmenin bu maddesine basiretli bir tacir olarak davacıların bağlı kalması gerektiği, süreli bir sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın … taraflı olarak feshi halinde mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 96 ncı maddesi uyarınca sözleşmeyi fesheden taraf diğer tarafın müsbet zararlarını ödemekle yükümlü olduğu, uyuşmazlık konusu sözleşme hükümlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında bir hakkın keyfi olarak sırf başkasını zarara sokmak şeklinde kötüye kullanılamayacağı, davalı vekili tarafından feshe gerekçe olarak gösterilen, müvekkili şirketin eski çalışanı … … ile davacı … arasında parasal ilişki bulunduğu, söz konusu çalışanın bu sebeple iş akdinin sonlandırıldığı beyan edildiği, banka kayıtlarına göre müzekkere cevabından davacı … ile davalı eski şirket çalışanı olduğu iddia edilen … … arasında her ay ve aynı miktarda önce … tarafından para gönderiminde bulunulduğu, … … tarafından ise kendisine gönderilen paraların karşılığı olarak yaklaşık bir buçuk yıl sonra geri ödemelerin yapıldığı, geri ödemelerin sözleşmenin feshi tarihine yakınlığına ayrıca dikkat edilmesi gerektiği, karşılıklı bu işlemin sözleşme süresi içerisinde 24.05.2014 ila 29.04.2016 tarihleri arasında neredeyse her ay ve aynı miktarda tekrarlandığı, bir kişinin düzenli olarak her ay aynı miktarda ve aynı tarihlerde çalıştığı firmadan ihale ile iş … başka bir firma ya da firma sahibinden borç almasının ve bu borç ilişkisinin yaklaşık iki yıllık süre içerisinde düzenli olarak sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu para ilişkisinin davalı şirkette sıradan bir işçi olmayan satın alma ve stok müdürü … … tarafından çalışanı olduğu firma yetkililerinden gizlemesinin, bu para ilişkisinin hangi amaçla neden yapıldığının bilinmemesinin, öğrenildiğinde firma tarafından çalışanın görevine son verilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeye taraf olan kişiler arasındaki ticari ilişkide şüphe oluştuğu ve ticari … ilişkisinin zedelendiği, bu durumda davalı firmadan söz konusu ticari ilişkiye devam etmesinin beklenemeyeceği, sözleşmelerin ilgili maddeleri uyarınca … taraflı olarak fesih hakkının kullanılmasının haklı gerekçeye dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik … davacı vekili ve temlik edenler vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Temlik … davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere davalının, taraflar arasındaki sözleşmeleri haksız olarak feshettiğini, zaten davalı tarafın gönderdiği fesih ihbarnamelerinde herhangi bir fesih nedenine yer verilmediğini, davalının dayandığı sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, ayrıca 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca hak ve borçların kullanımı ve ifasında iyi niyetli davranılmasının gerektiğini, davalının, sözleşmenin çekilmez hale geldiğini ispatlayamadığı gibi dava açıldıktan sonra iddia edilen sebeplere dayanarak hüküm kuran yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında zarar kalemlerinin tamamının tespit edilmediğini ve bu suretle eksik hesaplama yapıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Temlik eden davacı vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalının dayandığı sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, davalının, sözleşmenin çekilmez hale geldiğini ispatlayamadığı gibi dava açıldıktan sonra ortaya çıkarılan sebeplere dayanan yerel mahkeme ilamının hukuka aykırı bulunduğunu, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığını, bilirkişi raporlarında zarar kalemlerinin tamamının tespit edilmediğini ve bu suretle eksik hesaplama yapıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin satın alma ve stok müdürü olan … … ile dava konusu temlik eden … arasında para alış verişinin olduğu, bu kapsamda dava konusunu temlik eden …’ın, Haziran 2014’den Eylül 2014’e kadar düzenli olarak aylık 2.000,00 TL, Ekim 2014’den Ağustos 2015’e kadar ise yine düzenli olarak aylık 3.000,00 TL’yi davalı çalışanının hesabına yatırdığı, davalı çalışanı … …’ın ise kendisine gönderilen paraların karşılığı olarak yaklaşık bir buçuk yıl sonra geri ödemede bulunduğu, bu geri ödemenin dava konusu sözleşmelerin fesih tarihine yakın tarihte gerçekleştiği, bir kişinin düzenli olarak her ay aynı miktarda ve aynı tarihlerde çalıştığı firmadan ihale ile iş … başka bir firma ya da firma sahibinden borç almasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, davacı tarafça bu ilişkinin temelinin de açıklanmadığı, dolayısıyla davalı tarafça bu ilişkinin öğrenilmesi sonrasında taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı bulunduğu, zira ticari ilişkide şüphe oluştuğu ve ticari … ilişkisinin zedelendiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmelerde feshe ilişkin olarak yer … hükmün genel işlem şartı niteliğinde ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği kabul edildiğinden, bu hükümlerin somut uyuşmazlığa bir etkilerinin olmadığı gerekçesiyle temlik … davacı vekilinin ve temlik edenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik … davacı vekili ve temlik edenler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Temlik … davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekraren hukuka aykırı mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Temlik edenler vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek hukuka aykırı mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik … davacı vekili ve temlik edenler vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden temlik edenlere yükletilmesine,
Alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden
davacıdan alınmasına ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.