YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3420
KARAR NO : 2024/421
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2014/1178 D.İş
Talep eden tarafından Bizim Bölge gazetesinin 01.09.2014 tarihli nüshasında yayımlanan haber ile ilgili olarak düzeltme ve cevap yazısının yayımlanması talep edilmiş, Bolvadin Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/191 D.İş sayılı kararıyla düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmasına karar verilmiş, karşı taraf … tarafından bu karara itiraz edilmiş, Afyonkarahisar Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/1178 D.İş sayılı kararı ile itiraz süre yönünden reddedilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.02.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli ve KYB – 2022/25755 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve KYB – 2022/25755 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Bolvadin Sulh Ceza Hakimliğinin 07/11/2014 tarihli kararı ile itirazın kabulüne ve düzeltme metninin yayınlanmasına yönelik karar verilmesini müteakip, ilgililerin cevap ve düzeltme
metninin yayınlamadığından bahisle haklarında yapılan yargılama neticesinde, Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2015 tarihli ve 2015/222 esas, 2015/477 sayılı kararı ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11/02/2021 tarihli ve 2020/3387 esas, 2021/1485 karar sayılı ilamı ile “Bolvadin Sulh Ceza Hakimliği’nin…07/11/2014 tarihli düzeltme ve cevap metninin yayımlanmasına dair kararın doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmekle tebligatın usule aykırı olması nedeniyle itiraz süresinin başlamadığı anlaşılmakla bu karara itirazın yasal süresinde yapılmadığından bahisle Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliği’nce süre yönünden reddedilmesine dair kararın da kesinleştiği, usulsüz olarak kesinleşen bu kararın ancak 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yolu ile düzeltilebilecek olması karşısında;Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar da bulunulularak bu husus bakımından kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği sorulup kanun yararına bozma yoluna gidilmesi halinde de sonucunun beklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi” şeklinde açıklamaya da yer verilerek kararın bozulmasına ve kanun yararına bozma hususunda ihbara dair karar verildiği, bozma sonrasında yargılamanın Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/220 esasına kayden derdest olduğu, bu nedenle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20/06/2018 tarihli ve 2018/2503 esas, 2018/9186 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle ilgilisinin bilinen en son adresine tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiği,
Somut olayda, Bolvadin Sulh Ceza Hakimliğinin 07/11/2014 tarihli kararına karşı 12/12/2014 tarihinde yapılan itirazın, Afyonkarahisar Sulh Ceza Hakimliğinin 25/12/2014 tarihli kararı ile itirazın yasal süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, 07/11/2014 tarihli kararın Bizim Bölge Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü olan …’e 11/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tebligat incelendiğinde “evde olmadığından Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi (Mernis) gereğince mahalle muhtarına tebliğ edilerek” şeklinde bir açıklamaya yer verildiği, söz konusu tebligattan başka dosyada mevcut bir tebliğ evrakının da bulunmadığı, bu halde yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, öncelikle en son bilinen adrese tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, anılan tebligatın “iade gelmesi halinde” ise ilgilisinin adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresi tespit edilerek tebliğ işleminin yapılması gerektiği, doğrudan mernis adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu cihetle, itirazın süresinde kabul edilerek esastan bir inceleme yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Afyonkarahisar Sulh Ceza Hâkimliğinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/1178 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.