YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9530
KARAR NO : 2023/8464
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/429 E., 2023/114 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2013 tarihli ve 2010/277 Esas, 2013/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2013 tarihli ve 2010/277 Esas, 2013/449 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarihli ve 2016/3955 Esas, 2020/3490 Karar sayılı kararı ile “Sanığın müdafiinin karar duruşmasına gelmemesi karşısında, sanık için görevlendirilecek yeni müdafii huzurunda duruşma yapılıp, iddia makamınca sunulan esas hakkındaki mütalaaya karşı son savunmalar alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/301 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/301 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararının sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2022 tarihli ve 2021/27430 Esas, 2022/6547 Karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın olay tarihinde, başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle sübuta eren eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 102/1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi” ve kabule göre de “Mağdurenin anlatımları ile tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın cinsel saldırı suçunu ele geçirilemeyen silahla gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 102/3-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2022/429 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına, hükmün dosyayla bağdaşmadığına, alt sınırdan ayrılarak ceza tayin edilmesinin usul ve esasa uygun olmadığına, dava dosyasında katılanın ifade ve isnadı dışında müvekkilinin cinsel saldırı suçunu işlediğini kesin ve inandırıcı delille kanıtlayan hiç bir olgunun bulunmadığına, müvekkili lehine olan delillerin göz ardı edildiğine, katılan beyanlarının çelişkili
olduğuna, müvekkilinin ifadelerinin tanık ifadeleri ve dosyadaki raporlarla uyumlu olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, suçun ele geçirilemeyen silahla işlendiği gerekçesiyle arttırım yapılmasının da usul ve esasa uygun olmadığına, savunma haklarının kısıtlandığına, kararın bozulması talebine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece tüm dosya kapsamı gözetilerek sanığın suç tarihinde silahtan sayılan penseyle katılanın parmağını sıkıştırdığı, bıçakla elinden yaraladığı, masadan kopardığı tahtayla vücudunun değişik yerlerine vurduğu, katılanın adli tıp raporuna göre hayatını tehlikeye sokmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak şekilde yaralamak suretiyle ters ilişkiye zorladığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, sanığın başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden katılanı bıraktığı gerekçesiyle, sanığın mevcut haliyle sübuta eren eylemlerinden hakkında cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2023 tarihli ve 2022/429 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.