YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9322
KARAR NO : 2023/8924
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2022/378 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî iade, kısmî onama
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraza tabi olduğu ve bu konuda mahallinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2009/150 Esas, 2013/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2009/150 Esas, 2013/420 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.02.2014 tarihli ve 2013/11330 Esas, 2014/2256 Karar sayılı kararı ile “Mağdurenin 21.12.2008 tarihinde kollukta, ‘Sanık cinsel organımı elbiselerimin üzerinden okşadı’ şeklindeki beyanı ve Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 05.01.2009 tarihli, ‘Mağdurenin hymen geniş kenarlı, kenarları ince tırtıklı, küçük delikli olup kenarlarında eski veya yeni yırtık izine rastlanılmadığı, halen bakire’ olduğuna dair raporu karşısında sanığın eyleminin, TCK.nın 103/1-4-6. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,” nedeniyle oy birliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2014/233 Esas, 2014/261 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.02.2014 tarihli ve 2013/11330 Esas, 2014/2256 Karar sayılı kararına direnilmesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2014/233 Esas, 2014/261 Karar sayılı direnme kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/2975 Esas, 2017/6466 Karar sayılı kararıyla direnme ilâmında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden bahisle dava dosyası, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.04.2019 tarihli ve 2018/(Kapatılan)14-24 Esas, 2019/333 Karar sayılı kararıyla direnme kararının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdine oy çokluğuyla karar verilmiştir.
6. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2014/233 Esas, 2014/261 Karar sayılı direnme kararının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliğinden sonra Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/7110 Esas, 2020/2374 Karar sayılı kararı ile “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre
kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince reddine ve direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden” bahisle dava dosyası, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2021 tarihli ve 2020/(Kapatılan) 14-256 Esas, 2021/639 Karar sayılı kararıyla “İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 08.07.2014 tarihli ve 233-261 sayılı direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan ve hazır bulunan sanığın esasa ilişkin savunmaları tespit edilmeden yargılamanın bitirilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine ” karar verilmiştir.
8. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/112 Esas, 2022/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın savunmalarının istikrarlı olduğuna, adlî raporların mağdure beyanlarıyla uyuşmadığına, lehe olan delillerin toplanmadığına, eylemin raporun aksine Mahkemece organ sokma şeklinde kabul edildiğine, savunma tanıklarının dinlenmediğine, internet kayıtlarının araştırılmadığına, cebir veya tehdit unsurunun oluşmadığına, mağdurenin ruh sağlığında bozulma olduğuna dair raporun hükümde kullanılamayacağına ve kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri
Özetle; eylemin parmak sokmak şeklinde gerçekleştiğine, sanığın en azından nitelikli eyleme teşebbüsten cezalandırılması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi ile sanık hakkında takdiri indirimlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Sanığın olay tarihinde 15 yaşından küçük mağdurenin bulunduğu eve gitmek için mağdureye evde kimsenin olup olmadığını sorduğu, mağdurenin de evde kimsenin olmadığını ancak dedesinin her an gelebileceğini sanığa söylediği, sanığın buna rağmen mağdurenin evine giderek kapı zilini çaldığı, dedesinin geldiğini düşünen mağdurenin kapıyı açtığında sanığın zorla içeri girerek ‘sen benimsin, benden ayrılamazsın’ dediği ve akabinde mağdurenin korkması üzerine ‘tamam senden ayrılmayacağım, ama evden git dediği’ sanığın buna rağmen mağdureye ‘sende beni istiyorsun’ şeklinde sözler söyleyerek, tehdit ile katılanı yatırıp üzerine abanarak dudaklarından öpmek, eli ile cinsel organını okşamak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu; olayın bu şekilde gerçekleştiği yönünde kanaate varılmakla; her ne kadar mahkememizin bozulan ilk kararında sanığın eylemi beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu olarak değerlendirilmiş ise de, katılanın 21.12.2008 tarihli kolluk ifadesinde, sanık cinsel organımı elbiselerimin üzerinden okşadı, şeklindeki beyanı ve Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 05.01.2009 tarihli; ‘Mağdurenin hymen geniş kenarlı, kenarları ince tırtıklı, küçük delikli olup kenarlarında eski veya yeni yırtık izine rastlanılmadığı, halen bakire’ olduğuna dair raporu karşısında sanığın eyleminin, TCK.nın 103/1-4-6. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismar suçunu oluşturduğundan atılı suçtan sanığın mahkumiyetine, eylemine uyan ve lehe olan 5237 sayılı TCK’ nın 7/2 maddesi delaletiyle 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklik haline göre 103/1 (1.cümle) maddesi gereğince cezalandırılmasına; Sanık eylemini cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinden cezasının 5237 sayılı TCK’ nın 103/4 maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Lehe Aleyhe Kanun Değerlendirmesi: Suç tarihi nazara alındığında sanık hakkında 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi TCKnun 103 maddesi bir bütün halinde uygulandığında, sanığın 103/1 maddesi gereği 3 yıl hapis cezası ile; eylem neticesinde mağdurun ruh sağlığının bozulduğundan TCK 103/6 m gereği 15 yıl hapis cezası ve TCK 62 m uygulandığında 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerekeceği anlaşılmakla; 6545 sayılı kanun ile değişiklik sonrası verilecek cezanın aşağıda hükümde görüldüğü üzere daha lehe olduğundan sanık hakkında 6545 sayılı yasa ile değişiklik sonrası TCK 103 maddesi uygulanmıştır.” şeklindeki gerekçelerle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/112 Esas, 2022/378 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.