YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9740
KARAR NO : 2023/8510
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2064 E., 2022/2990 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verdiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/512 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarih ve 2022/2064 Esas, 2022/2990 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafii ve sanığın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Talep ettikleri tanığın dinlenmediğini, ayrıca sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin delil bulunmadığını bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “Katılan mağdurun olay günü olan 31/12/2020 tarihinde saat 17:00 civarında okul çantası sırtında abaannesinin evine gitmek için sokakta yürüdüğü sırada tuvalet ihtiyacını gidermek amacıyla … … … … camii tuvaletine girdiği, sırtındaki çantasını girişteki ayakkabılıklar üzerine bıraktıktan sonra tuvalette bulunan sanıktan çantasına bakmasına rica ettiği, sanığın mağdurun tuvaletten çıktıktan sonra sanığın yanına gittiğinde sanığın mağdura kızdığı ve mağdurun kimlik ve üzerindeki diğer eşyaları kendisine vermesini istediği, telefonunun şifresini iptal ettirerek mağdurun telefonunu aldıktan sonra mağduru tuvalete geçmesini söyler, mağdurun korkması üzerine sanığın dediğini yaptığı, sanık ile mağdurun tuvalete girdikten sonra sanığın mağdurdan cinsel organına dokunmasını ister, mağdurun istemediği ancak tuvalette başka kimse olmadığı için sanığın kendisini darp etmesinden ve sanıktan korkması nedeniyle sanığın cinsel organına dokunduğu, bu sırada mağdurun bağırarak yardım istediği ancak kimsenin olmadığı sanığın kimsenin olmadığını kontrol ettikten sonra mağdura kendisinin cinsel organını ağzına almasını söylediği, yardıma gelen kimse olmayınca korkan mağdurun sanığın dediğini yaparak sanığın cinsel organını ağzına aldığı, bunun bir süre devam ettiği sırada dışarıdan sesler gelmesi üzerine sanığın toparlanıp tuvaletten mağduru da alarak çıktıkları ve sokakta yürümeye başladıkları, mağdurun olayın şoku ve yaşadığı korku nedeniyle yürürken bir şey yapamadığı, bir süre sonra sanığın kendisini inşaata götürdüğünü anladığında koşarak sanığın yanından kaçtığı olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Sanık dosya kapsamında alınan savunmalarında üzerine atılı cinsel istismar eylemini gerçekleştirmediğini, mağdurun olay günü tuvalete girerken çantasını ayakkabılık üstüne bırakarak kendisinden bakarak olmasını istediğini, ancak içeriden sürekli gözetlediğini, kendisinin de hem emanet ediyorsun hem de bana bakıyorsun diye mağdura kızdığını, mağdurun okuldan kaçtığını söylediğini, daha sonra kendisinin böyle şeyler yapmaması için kendisini nasihat ederek dışarı çıktıklarını bir süre yürüdükten sonra mağdurun yanından ayrıldığını, mağduru tehdit etmediğini, zorla kimlik ve cep telefonunu almadığını ve üzerine atılı dava konusu cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirmediğini savunmuşsa da, sanığın savunmalarında anlattıklarının mağdurun beyanlarını destekler mahiyette olduğu, mağdur ile sanık arasında önceden birbirlerini tanıdıkları, aralarında iftira atmasını gerektirir mahiyette husumetin bulunmadığı, mağdurun tüm aşamalarda birbiri ile uyumlu ve değişmeyen beyanlarına üstünlük tanınarak, mağdurun olay akabinde şikayet etmesi, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun olay anında kullandığı telefona ait getirtilen hts kayıtlarından olay sonrası mağdurun kullandığı cep telefonuna mağdur dışında başka bir kişiye ait hattın takılmış olmasının tespit edilmesinin mağdurun beyanlarını doğrulaması, olay akabinde sanıkla mağdurun kamera görüntülerine yansıyan görüntüleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik inkara ilişkin savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın on sekiz yaşından küçük katılan mağdur …’a yönelik zorla nitelikli cinsel istismarda bulunduğu anlaşılmakla sanık …’in eylemine uyan 6545 sayılı yasa ile değişik TCK’nın 103/2.maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın sabıkalı geçmişi ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanık hakkında TCK’nun 62/1. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğu halde, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin gösterdiği temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.11.2022 tarih ve 2022/2064 Esas, 2022/2990 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri haricinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.