Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/18152 E. 2010/16612 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/18152
KARAR NO : 2010/16612
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

Tefecilik, dolandırıcılık suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.12.2008 tarihli ve 2008/105893 soruşturma, 2008/43592 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 27.05.2009 tarihli ve 2009/454 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 8.4.2010 … ve 21749 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.4.2010 … ve 90408 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanığın kendisinden borç para … müştekinin borcuna karşılık fahiş miktarda faiz işlettiği, borç para için muhtelif çekler ve teminat senetleri aldığının anlaşılması karşısında, ibraz edilen delillerin 2279 sayılı Ödünç Para verme İşleri Kanunu 17.maddesi uyarınca yargılama yapılması için kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
CYY.nın kamu davasının açılması başlığını taşıyan 170/2 maddesinde “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada yer … 27.9.2006 tarihli şikayet dilekçesinde şüphelinin şikayetçiye fahiş miktarlı faizle borç para verdiği ve borç miktarının çok üzerinde teminat senedi ve çeki aldığı, borç ödenmesine karşın teminat senet ve çeklerini iade etmediği, bu belgeleri bir koz gibi kullanarak borç miktarını sürekli artırdığı ve böylece kazanç sağlamak amacıyla yakınana faizle ödünç para vererek yükletilen suçu işlediği iddia edilmiştir. Şüpheli ise yakınanla arasında taşınmaz alım satımı ve satış vaadine dayalı bir hukuki ilişki bulunduğunu, yakınana verilen paraların ve alınan teminat senetlerinin belirtilen ilişkiye dayandığını ileri sürmüştür. Dosya içerisinde bulunan protokoller, çekler ve satış vaadi sözleşmesi ile tapu fotokopilerinin şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Yapılacak yargılama sırasında şüpheli lehine ve aleyhine toplanacak tüm deliller, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/872 Esas sayılı dosyasıyla birlikte değerlendirilip gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak taraflardan hangisinin iddiasının doğru olduğunun saptanması ve sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, tefecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli … hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.05.2009 … ve 2009/454 değişik iş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Yasasının 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.