Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/19048 E. 2010/16611 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19048
KARAR NO : 2010/16611
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

Sanık … …’in, silâhla tehdit suçundan 5237 saydı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/4, 52/4. maddeleri uyarınca 2.100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Akşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2010 tarihli ve 2008/79 esas, 2010/64 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 05.06.2010 … ve 36181 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2010 … ve 146737 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “ Dosya kapsamına göre,
1-Sanığın çakı bıçağını göstererek mağdura tehdit ifade eden sözler söylediğine ilişkin delil bulunmaması ve mağdurun da şikayetinden vazgeçmiş olması karşısında, sanığın mağdura sadece çakı bıçağını göstermek suretiyle tehdit etmesi şeklindeki eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106/1-2. cümlesi çerçevesinde şikayete bağlı basit tehdit suçunu oluşturabileceği,
2-Sanığın mağdura yönelik hakaret suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 131. maddesi kapsamında şikayet bağlı bulunduğu,
Cihetle, mahkemenin 16/12/2008 tarihli 5. celsesinde mağdurun şikâyetinden vazgeçmiş olması sebebiyle, sanık hakkında açılan davaların şikayet yokluğu sebebiyle düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Sanık hakkında, yakınana “ananı avradını sinkaf ederim, şerefsiz” diyerek hakarette bulunduğu ve emanette kayıtlı bıçağı gösterip “seni yaşatmayacağım, şerefsiz, Akşehir’i terk et” biçimindeki sözlerle tehditte bulunduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucu sanığın silahla tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyetine karar verildiği görülmektedir.
Adalet Bakanlığının, silahla tehdit suçuna ilişkin yasa yararına bozma isteğinin incelenmesinde; tehdit sözlerinin söylendiğine dair dosyada delil bulunup bulunmamasının (tehdit sözlerinin varlığını saptama işinin) ve hukuki nitelendirmenin, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesini gerektiren bir husus olduğu ve delil takdirine dayalı konuların olağanüstü bir yasa yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma incelemesinde ele alınamayacağı açıktır. Ayrıca Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarında silahla (nitelikli) tehdit suçunun oluşması için silahın mağdura yöneltilmesi veya gösterilmesinin yeterli olduğu ve belirtilen hareketle birlikte tehdit sözlerinin söylenmesinin de zorunlu olmadığı kabul edilmektedir.
Yasa yararına bozma konusu yapılan ikinci nedene gelince; sanığa yükletilen hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının, T.C.Y.’nın 131. maddesi uyarınca şikayete bağlı olduğu ve dosyada yer … 16.12.2008 tarihli duruşma tutanağında, yakınanın sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği görülmektedir. Bu durumda sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının T.C.Y.’nın 73/4 ve C.Y.Y.’nın 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi gerekirdi. Mahkemece şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğu açıktır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki silahla tehdit suçuna ilişkin düşünceler isabetli olmadığından REDDİNE, sanığa yükletilen hakaret suçundan açılan kamu davasının 16.12.2008 tarihli duruşma sırasındaki şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesi gerektiğine ilişkin görüş yerinde görüldüğünden, hakaret suçundan hükümlü … hakkında, Akşehir Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 16.2.2010 … ve 2008/79 – 2010/64 sayılı kararın, C.Y.Y.’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası uyarınca; sanık hakkında hakaret suçundan açılan KAMU DAVASININ, T.C.Y.’nın 73/4 ve C.Y.Y,nın 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi