Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/20938 E. 2010/21675 K. 22.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/20938
KARAR NO : 2010/21675
KARAR TARİHİ : 22.12.2010

Tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümlesi, 29/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 360 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/04/2008 tarihli ve 2007/918 esas, 2008/532 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümlesi, 29/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 360 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemesinin 21/10/2009 tarihli, 2007/918 esas, 2008/532 sayılı ek kararının Adalet Bakanlığınca 27.06.2010 gün ve 2010/42609 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2010 gün ve 165854 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “… 2. Sulh Ceza Mahkemesince dosya üzerinden inceleme yapılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı C.Y.Y.’nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında “Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.” 2. fıkrasında “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.” 4. fıkrasında “Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, sanığın tehdit suçuyla ilgili 360 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına 3.4.2008 tarihinde karar verildiği, sanığın beş yıllık denetim süresi sona ermeden 9.2.2009 tarihinde yaralama suçu işlediği ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleştiğinde mahkemesine ihbar yazısı gönderildiği görülmektedir. İhbar yazısı üzerine … 2. Sulh Ceza Mahkemesi, C.Y.Y.’nın 231/11 maddesi uyarınca duruşma açmadan dosya üzerinde yaptığı incelemeyle tehdit suçuna ilişkin mahkumiyet kararını 21.10.2009 tarihinde açıklamıştır. Açıklanan mahkumiyet hükmü sanığa verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan olağan yasa yoluna başvurulması olanaklı değildir. Sanığa ait mahkumiyet kararı, 21.10.2009 tarihinde açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya ve infaza elverişli hüküm niteliğini kazandığından açıklanması yönünden C.Y.Y.’nın 231/1-4 maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Bu nedenle duruşma açılıp sanığın çağrılması ve oluşan yeni duruma göre savunmasının alınması gerekmektedir. Dosya üzerinde yapılan incelemeyle yetinilerek mahkumiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmesi sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacaktır. Mahkemenin yukarıda belirtilen yasal hükümleri gözetmeden dosya üzerinde verdiği ek kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalara göre yerinde görüldüğünden, tehdit suçundan sanık … hakkında, … 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasına ilişkin 21.10.2009 gün ve 2007/918 – 2008/532 sayılı ek kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, savunma hakkının kısıtlanmasıyla ilgili bozma nedenine göre anılan yasa maddesinin 4/b fıkrası gereğince mahkemesince yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasına, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.