Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/4132 E. 2012/6333 K. 12.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4132
KARAR NO : 2012/6333
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 07/07/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı Hastane Başhekimi olduğunu, davalının da … Parti İlçe Başkanı olduğunu, gerek basın yoluyla gerekse de başka yollarla davalının kendisine alenen hakarette bulunduğunu, asılsız isnatlarda bulunduğunu, işlerinin ve gelirlerinin azalmasına neden olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat istemli eldeki bu davayı açmıştır.
Davalı vekili, davacıya husumetinin olmadığını, davacı hakkındaki şikeyetlerin zaten adliyeye yansıdığını, hakkındaki isnatların asılsız olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının basın yoluyla davacıya alenen hakaret ettiği gerekçesiyle manevi tazminatın kısmen kabulüne, ispatlanamadığı için maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… … Gazetesinin 15 Haziran 2008 sayılı nüshasında “Şok Suçlama”başlıklı yazıda “‘keyfine göre vatandaşı ameliyat yapan ve bir bebeğin ölümüne sebep olan başhekimi işte bu nedenle gönderdik, Başhekimin ihmali yüzünden 5 ay önce yaklaşık 1,5 aylık bebek ölmüştür, hastanede vatandaşları ameliyat için yatıran Başhekim sonra ameliyat yapmadan gönderiyor, vatandaşlara bugün moralim bozuk poliklinik açmıyorum diyen Başhekim hakkında yaklaşık 1200 imza toplanarak partimize ve kaymakamlığa gönderilmiştir. … Partili yöneticiler olarak buna sessiz kalamazdık” şeklinde haber yapılmıştır. Haberi yapan muhabir … mahkemece tanık olarak dinlenmiş, beyanında “… isimli vatandaşın telefonla aradığını, çocuğunun hasta olduğunu, hastaneye gittiğini, kendisi
ile ilgilenilmediğini, Başhekimle tartışması nedeniyle iğnenin o anda vurulamadığını, iğnenin geç vurulması nedeniyle çocuğunun hastalandığını, 15 gün sonra da vefat ettiğini söylediğini, kendisinin de bunu haber yaptığını, bu olaydan sonra …’i alıp … ilçe başkanı …’in yanına gittiğini, …’in orada da olanları başkana anlattığını, Başkan iktidar partisinin başkanı olduğu için ve ellerinde imzalar da olduğu için ona gittiklerini, Hastane hakkında yoğun şekilde şikayetler olduğunu” beyan etmiştir. Yine … “tanık olarak dinlenmiş” bebeğinin ölümü ile ilgili gazetecilerle görüştüğünü, onlara olay nedeniyle hastanede tartışma yaşandığını, bu tartışma sonucunda çocuğunun iğnesinin yapıldığını” söylediğini beyan etmiştir. Yine dosya kapsamında dinlenen tanık … da “…’in davalının yanına gelerek Başhekimi şikayet ettiğini” beyan etmiştir.
Bu kapsamda, davalının bir siyasi parti ilçe başkanı olarak kendisine yapılan şikayetleri dile getirdiği, bu beyanların davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Davanın tümden reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat yönünden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; davacı vekilinin temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bente açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.