Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25616 E. 2023/5546 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25616
KARAR NO : 2023/5546
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/955 E., 2021/1235 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kasko poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalıya Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile seyahat etmekte iken maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, davalı şirkete müracaat edildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 23.10.2015 tarihli dilekçesiyle talebini 27.445,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusuru ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, Jandarma Komutanlığınca araç içerisinde yapılan araştırmada alkol kokusu olduğunun söylendiğini, davacının Jandarma’nın olay yerine gelmesinden hemen önce olay yerinden ayrıldığını, kazanın kasko poliçesi kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2014/1616 Esas 2015/1180 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 27.445,00 TL tazminattan 1.000,00 TL’nin 26.02.2014 tarihinden itibaren, 26.445,00 TL’nin ıslah tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.05.2017 tarihli ve 2016/9960 Esas, 2017/4970 Karar sayılı ilamıyla; “Davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacı tüketici konumunda olup davalı … ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak görevsizlik nedeniyle davanın usılden reddine karar verilerek dosya Malatya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmiştir.

Malatya 2. Tüketici Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 27.149.44 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.06.2020 tarihli ve 2019/546 Esas, 2020/3312 Karar sayılı ilamıyla; “Ekspertiz raporu ile yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Ayrıca ekspertiz raporunda ve yargılama esnasında mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, aracın onarımının mı, pertinin mi ekonomik olacağı, aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri, varsa sovtaj değeri hususlarında hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek ve ayrıca içlerinde sigorta hukukçusu olan 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kasko sigortası yeni genel şartları da değerlendirilerek gerçek zararın hesaplanması yönünde yukarıdaki açıklamalar uyarınca denetime elverişli, ayrıntılı, çelişkiyi giderici, gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…bilirkişi raporunun hesaplama hatası dışında hükme esas alınması gerektiği, davacının zararının aracın hurda kısmının davacıda kalması halinde 27.000,00 TL, aracın hurda kısmının davacıda kalmaması halinde ise aracın rayiç değeri olan 39.500,00 TL olacağına kanaat edildiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL’nin 22.04.2014 tarihinden, 26.000,00 TL’nin ıslah tarihi olan 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aracın gerçek sürücüsünün tespit edilmesi gerektiğini, talep dışında karar verildiğini, dava dilekçesinde açık şekilde meydana gelen zararın tazmini istendiği ve aracın pert işlemine tabi tutulması yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı halde mahkemece aracın pert işlemine tabi tutulmasının tamiratının yapılmasına oranla daha ekonomik olacağına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, araçtaki alkol kokusunun yeterince araştırılmadığını, davacının yaralanmadığı halde olay yerinden ayrıldığını ve bilirkişi raporunda geçmiş yıllara ait araç parça fiyatları üzerinden araştırma yapılmadığı gibi tamirat faturası miktarını dönem şartları itibari ile de fahiş olarak belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı 04.02.2014 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 427 vd maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1401 vd. maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.