YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4121
KARAR NO : 2023/6846
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/400 E., 2022/723 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/338 Esas, 2021/399 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/400 Esas, 2022/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafii Temyiz İsteminde
Özetle; mahkeme tarafından verilen beraat kararlarının onanmasını talep etmiştir.
Katılan Mağdureler Vekili Temyiz İsteminde
Özetle; talimat mahkemesi tarafından zorunlu vekil olarak atandığını, esas mahkeme tarafından zorunlu vekil atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, hak kaybı yaşanmaması adına hükümleri temyiz ettiklerini, beraat kararlarının kaldırılarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; “Katılan babanın aşamalarda bilgisi olmadığını anlatması, mağdur …’in sanığın kendisine cinsel amaçlı bir yaklaşımı olmadığını, ablası …’ye karşı da bir hareketini ve sözünü duymadığını kendisine yönelik sözü de duymadığını anlatması, evde bulunduğu söylenilen Tanık … …’in olayları görmediğine, birlikte kalırlarken çocukların annesi, katılan veya çocuklar ile bir sorun yaşanmadığına dair beyanı, Tanık …’ın bildiklerinin müşahedeye değil mağdur …’nin anlatımlarına dayanıyor olması ve mağdur …’in bununla ilgili bir şey anlatmadığına dair beyanı, mağdurların halası tanık …’in bildiklerinin müşahedeye değil tanık …’ın anlatımlarına dayanıyor olması ve mağdurların iddialarla ilgili bir şey anlatmadığına dair beyanı, üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra iddiaların iddiaya konu mağdurlardan yalnız birisinin okulda anlatılmasıyla adli birimlere intikal etmesi, sanığın savunmasının aksini düşünmeyi gerektirecek delil bulunmaması karşısında yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 Sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilerek” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Kayden 03.10.2006 doğumlu olup suç tarihi ile kovuşturma evresinde on sekiz yaşından küçük mağdureye İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istemi aranmaksızın vekil tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hali oluşturduğu nazara alınarak istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/400 Esas, 2022/723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.