Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/17654 E. 2013/25955 K. 27.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17654
KARAR NO : 2013/25955
KARAR TARİHİ : 27.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2013/45-2013/10

Dava, davadışı hastanın tedavisinde kullanılan tıbbi cihaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacı, hak sahibi sayılarak davadışı sigortalının babasının tedavisinde kullanılan tıbbi cihazı hastaya verdiklerini; davalı Kurum’un, tedavinin yapıldığı tarih itibarıyla sağlık sigortasına müstehak olmadığı gerekçesi ile ödeme yapmadığını belirterek, hastanın tedavisinde kullanılan tıbbi cihaz bedelinin fatura tarihinden hesaplanacak ticari faizle tahsiline karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigortalının hastalanan babasının, resmi sağlık sunucusunda 31.10.2007 – 08.11.2007 tarihleri arasında yatarak tedavisinde kullanılan tıbbi malzemenin 05.11.2007 tarihli fatura ile davacıdan temin edildiği; ödemeye ilişkin olarak 10.12.2007 tarihinde Kurum’a yapılan başvurunun, tedavi tarihinde hastanın sağlık yardımına müstehak olmadığı gerekçesiyle reddedildiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunup, somut olayda uygulanması gereken 506 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde, hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası ödenmiş olması koşuluyla, sigortalının geçindirmekle yükümlü bulunduğu ana ve babasının, hastalıkları halinde, kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen sağlık yardımlarından her hastalık olayı için 34 üncü maddede yazılı süreleri aşmamak üzere yararlanacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, sigortalının şahsi sigorta dosyası Kurum’dan getirtilip, ayrıca, sigortalının, babasının geçimini sağlama yükümlülüğü araştırılarak, davadışı hastanın, tedavinin yapıldığı tarihte, oğlu olan sigortalı üzerinden veya varsa başkaca bir nedenle sağlık yardımlarına müstehaklığı belinlenmeli; müstehak olmadığının anlaşılması durumunda davanın reddine karar verilmelidir.
2- Tedavisi davaya konu olan hastanın, tedavinin yapıldığı tarih itibarıyla sağlık yardımlarına müstehak olduğunun anlaşılması durumunda ise; öncelikle, tedavide kullanılan tıbbi cihazın ödeme kapsamında olup-olmadığı hususu ile, ödenebilecek miktar Kurum’dan sorulmalıdır. Kurum tarafından cihazın sağlık yardımı kapsamında olduğunun belirtilmesi ve bildirilecek bedele davacının itirazının bulunmaması durumunda, fatura miktarı aşılmaksızın Kurum’un bildirdiği bedelin tahsiline karar verilmeli; tıbbi cihazın Kurum tarafından ödeme kapsamında olmadığının bildirilmesi durumunda, alanında uzman bilirkişiden tıbbi gerekliliğe ilişkin rapor alınmalıdır.
Bedeli dava konusu edilen cihazın, davalı Kurum yönünden bağlayıcı fiyat tarifesinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, böylesi bir fiyatın bulunmadığı sonucuna varıldığı takdirde; davalı Kurum ile protokollü firmaların protokolü dâhilinde olmayan veya Kurumla protokolü olmayan firmalardan temin edilen cihazların Kurum tarafından karşılanabilecek değerinin tespiti konusundaki yöntem gereğince, Sağlık Bakanlığının konuya ilişkin görüşü de alınmak suretiyle rayiç belirlenmesi gereği gözetilmeksizin, fatura değeri esas alınarak eksik incelemeyle sonuca varılması, isabetsiz bulunmuştur.
3- Kabule göre de; Kurum’un temerrüde düşürüldüğü tarihten başlayarak yasal faizle tahsile karar verilmesi gerekirken, fatura tarihinden itibaren ticari faizle tahsile karar verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.