Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/5954 E. 2013/24669 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5954
KARAR NO : 2013/24669
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2011/52-2013/23

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanunî gerektirici sebeplere ve özellikle; her ne kadar hukuki nitelendirmede hataya düşülürek, davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Yasanın 21. ve 1479 sayılı Yasanın 63. maddeleri olup, davalıya atfedilecek kusur bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, somut olay incelendiğinde; olay tarihi itibariyle yürürlükte olan yasal mevzuatın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup, anılan Yasanın 39.maddesinin, “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir. Malûllük, vazife malûllüğü veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca, kurumuna veya ilgililere rücû edilmez.” hükmünü getirmesi, dolayısıyla, kurumun rücu hakkının, üçüncü kişinin sadece kasıtlı fiili haline özgülenmesi Yasanın açık ve buyurucu hükmüne göre; üçüncü kişi, kasta dayanmayan fiili sonucunda sigortalının malül kalmasına veya ölümüne neden olmuş ise, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan aylıkların ilk peşin değerinin yarısından sorumlu tutulmasının mümkün olmaması karşısında, Mahkemece, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 Sayılı Yasanın 39.maddesinde belirtilen şartlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz ise de, ceza yargılamasında, davalının taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı beraatine karar verilmiş olması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Kast” başlıklı 21. maddesi uyarınca kastın unsurlarının somut olayda oluştuğuna yönelik dosya kapsamında iddia ve delil bulunmaması karşısında, bu durumun sonuca etkili olmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.