YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10236
KARAR NO : 2023/4815
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1760 E., 2020/77 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü ile Davanın Kısmen Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/59 E., 2018/128 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen, davalı vekilinin istinaf başvurunun faize yönelik kısmının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.07.2015 tarihinde meydana gelen kazada davacının aracının hasara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla aracın pert total olmasından ötürü uğranılan zarar olan 90.375,00 TL ile kazanç kaybı için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 110.375,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte kasko sigorta poliçesi ile aracı teminat altına alan davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç üzerinde İş Bankası Yahyalı Şubesinin dain mürtehin kaydı bulunduğunu, hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”…denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile hasar bedeli 90.735,00 TL olarak belirlenlendiği, davacı taraf davasını ıslah etmediğinden taleple bağlı kalınarak 90.375,00 TL hasar bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, kazaya karışan aracın pert durumunda olması nedeniyle kazanç kaybına hükmedilemeyeceğinden kazanç kaybı talebinin ise reddine karar verildiği” gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, 90.375,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesine, kazanç kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazanç kaybına yönelik talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ekspertiz raporu arasında fahiş fark olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun uğranılan gerçek zararla sınırlı olduğunu, zarar halinde öncelikli sorumluluğun hasar gören parçanın onarımı veya eşdeğer parça ile değişimi olduğunu, bilirkişi raporunda ise bu yönde herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, ayrıca müvekkili şirkete başvurulmadan önce davacı tarafça tespit yaptırıldığını, gıyaplarında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda piyasa araştırması yapılmaksızın davacı beyanları doğrultusunda kabul edilen hasar bedelinin müvekkili şirket bakımından kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun bu yönü ile denetime elverişli olmadığını, faiz başlangıç tarihi ve avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”… gerekçeli, denetimli ve hüküm kurmaya elverişli raporlarda belirtildiği üzere 03.07.2015 kaza tarihinde davacıya ait çekicinin yükünü boşalttığı esnada zeminin yumuşak olmasından ötürü sol tarafa yan yatması sonucu hasarlandığı, çekicinin kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa değerinin 115.000,00 TL olduğu, aracın davacı tarafından Kayseri Noterliğinde düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi ile 24.625,00 TL’ye satıldığı, araçtaki hasar miktarı dikkate alındığında aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert total kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, aracın sovtaj bedeli olan 24.625,00 TL’nin aracın ikinci el piyasa değeri olan 115.000,00 TL’den düşülmesi sonucu davacının sigorta poliçesi kapsamında oluşan zararının 90.375,00 TL olduğu, hasar bedelinin davalı … şirketince davacıya ödenmediği, ekspertiz talep tarihinin 06.07.2015 tarihi olduğu gözetildiğinde TTK’nın 1446.maddesine göre 06.07.2015 tarihine 45 gün eklendiğinde davalı … şirketinin 21.08.2015 tarihinde temerrüte düştüğü anlaşıldığından açılan davanın hasar bedeli yönünden 90.375,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 21.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin emsal içtihatları da gözetilerek yapılan değerlendirme ile davacının aynı model ve yaşta aynı özellikleri taşıyan yeni bir aracı alması için geçecek makul sürenin 15 gün olacağı, SS Yahyalı Motorlu Araçlar Kooperatifinden alınarak dosyaya sunulan 09.06.2016 tarihli yazıya göre davacının günlük kazancının ortalama 250,00 TL olduğu anlaşıldığından 15 günlük süre için davacının talep edeceği araç mahrumiyet zararının 2.250,00 TL olacağından açılan davada davacının araç mahrumiyetine yönelik talebinin kısmen kabulü ile 2.250,00 TL araç mahrumiyet zararının temerrüt tarihi olan 21/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK’da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından tazminata avans faizi işletilmesine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise faiz başlangıcı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 90.375,00 TL hasar bedeli ve 2.250,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 92.625,00 TL’nin 21.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanç kaybı zararının davalı … şirketine başvuru tarihinden aracın hurda olarak satıldığı 01.07.2016 tarihine kadar hesaplanarak karar verilmesini, istinaf vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; araç mahrumiyet zararının teminat kapsamı dışında olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ekspertiz raporu arasında fahiş fark olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun uğranılan gerçek zararla sınırlı olduğunu, zarar halinde öncelikli sorumluluğun hasar gören parçanın onarımı veya eşdeğer parça ile değişimi olduğunu, bilirkişi raporunda ise bu yönde herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, ayrıca müvekkili şirkete başvurulmadan önce davacı tarafça tespit yaptırıldığını, gıyaplarında alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda piyasa araştırması yapılmaksızın davacı beyanları doğrultusunda kabul edilen hasar bedelinin müvekkili şirket bakımından kabulünün mümkün olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın krom madeninde çalışırken zeminin yumuşak olması nedeniyle yan yatması sonucu uğranılan hasar bedeli ve kazanç kaybı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Ticaret Kanunu 1401 vd. Maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ile davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.