Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/25764 E. 2023/5234 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/25764
KARAR NO : 2023/5234
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/318 E., 2017/182 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılması

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin karşıdan karşıya geçerken davalı … ve Hüseyin’in ortağı olduğu davalı şirkete ait diğer davalı … sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu yaralandığını, uzun süreli tedavi gördüğünü belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 29.12.2009 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 4.407,61 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davaya konu olayla herhangi bir ilgisi olmadığını, isim benzerliği nedeniyle kendisine dava açıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2011 tarihli ve 2004/317 Esas 2011/766 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 4.407,61 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.10.2003 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2015 tarihli ve 2014/2585 Esas, 2015/11429 Karar sayılı ilamıyla; “Aleyhine dava açılan kişinin Yusuf Kemal ve Döndü oğlu, Sinop Durağan Alpaşalı nüfusuna kayıtlı 05.05.1955 Alpaşa doğumlu … olduğu halde aleyhine hüküm kurulan kişinin Rasih ve Fatma oğlu Bartın Merkez Karacaoğlu nüfusuna kayıtlı 11.09.1968 doğumlu 43889040668 TC kimlik nolu … olduğu, bu durumun aleyhine hüküm kurulan … tarafından 04.05.2009 havale tarihli dilekçe ile mahkemeye bildirdiği halde bu hususun araştırılıp kararda tartışılmadan yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulduğu” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmediği” gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin eski vekilinin yargılama sırasında istifa ettiğini, istifa ile duruşma gününün müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkiline daha sonra çıkartılan tebligatın ise doğrudan mernis adresine çıkartıldığını ve usulsüz tebliğ nedeniyle haberdar olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirkete ait diğer davalı … sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 28.10.2003 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41, 46 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 ve 21 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanun ile eklenen 2 nci fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanunun 21 inci maddesinde ise muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemler ve bu kapsamda 21/1 inci maddesinde muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, 21/2 nci maddesinde ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında tebligatın öncelikle bilinen en son adrese çıkartılması, bu adreste tebliğ edilemeyerek iade edilmesi halinde ise mernis adresine çıkartılması gerekmektedir.

Dosya kapsamından, davacı vekilinin 27.10.2016 tarihinde vekillikten çekildiği, istifa dilekçesinin 09.11.2016 tarihinde davacı asıla yukarıda açıklanan tebligat aşamaları izlenmeksizin doğrudan mernis şerhli 21/2 nci maddeye göre tebliğ edildiği, 21.02.2017 tarihli celseye gelen olmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren yasal üç aylık sürede yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, usulsüz tebligat nedeniyle davacı tarafın yeni duruşma gününden haberdar olmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda mahkemece, davacının yeni vekiline usulüne uygun yeni duruşma günü tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının savunma hakları kısıtlanacak biçimde, usulüne uygun tebligat yapılmadan dosya işlemden kaldırılıp, üç ay sonrasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.