YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20770
KARAR NO : 2024/139
KARAR TARİHİ : 09.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/66 E., 2016/245 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın aylık 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, arkadaşının kimlik kontrolünün yapılması amacıyla karakola götürülmesine karşı çıkarak katılan polis memurlarına yönelik “Bu kızı bir yere götüremezsiniz, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz, yarın sizin hepinize kim olduğumu ispat edeceğim polisliğinizi delikanlıysanız doğuda yapın orada polise ihtiyaç var, sizi oraya sürdüreceğim.” diyerek, onları ittirdiği, sevk edildiği polis merkezinde de aynı davranışlarını sürdürdüğü, mağdurların birbirini doğrulayan beyanları ile görüntü izleme tutanağı birlikte değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın olay günü hakkında işlem yapmak isteyen görevli polis memurlarına “Bu kızı bir yere götüremezsiniz, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz, yarın sizin hepinize kim olduğumu ispat edeceğim polisliğinizi delikanlıysanız doğuda yapın orada polise ihtiyaç var, sizi oraya sürdüreceğim.” diyerek katılanları ittirmek biçiminde gerçekleştirdiği eylemlerinde, sanığın polis memurlarının görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmaması karşısında, ittirme eyleminin cebir boyutuna ulaşıp ulaşmadığı kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.