YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13268
KARAR NO : 2024/108
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/661 E., 2022/579 K.
…
…
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilip 07.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 05.01.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 06.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.06.2022 tarihli, olaya özgü temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/269 Esas ve 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/661 Esas, 2022/579 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.12.2022 ve 25.10.2023 tarihlerinde tanzim olunan Tebliğnameler ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ NEDENLERİ
A. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Özetle, olayın sübut bulmadığına, zihinsel engelli olduğuna, tam teşekküllü bir hastaneden rapor alınması gerektiğine ve kararın hukuka aykırı olması sebebiyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, ”Sanığın 05.11.2021 tarihinde, 20.09.2015 doğumlu 6 yaşındaki mağduru, sokakta oynamakta iken bisikletine bindirip herhangi bir kimsenin bulunmadığı bir binaya götürdüğü, boğazını sıkarak cebirle karşı koymasını engelleyip fiili livatada bulunduğu mahkememizce maddi olay olarak kabul edilmiştir. Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin 05.11.2021 tarihli mağdur … hakkında adli tıp uzmanınca tanzim edilen raporunda ”Diz dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenesinde; gluteal bölgeyi açma sırasında ağrı tariflediği, anal bölgeden anal kanal mukozasına uzanan mühür tarzında ekimoz olduğu, saat 11 hizasında pililere oblik uzanan akut kanamalı fissür görünümü izlendi. Dış beden muayenesinde özellik izlenmedi. Olayın akut olması sebebiyle 2 adet anal sürüntü örneği alındı. Sonuç: Çocuğun yapılan anal muayenesinde mühür tarzında ekimoz ve aktif kanamalı fissür olduğu, muayeneden elde edilen bu bulguların akut fiili livatanın bulgusu olarak yorumlandığı kanaatini bildirir rapordur’ şeklinde belirtilmiştir. Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin 05.11.2021 tarihli mağdur … hakkında çocuk ve ergen ruh sağlığı hastalıkları uzmanınca tanzim edilen raporunda ”Sonuç olarak adı geçen kişinin 05.11.2021’deki muayenesinde ve yapılan görüşmede: 1)Çocuğun sözel, adaptif ve bilişsel kapasitesi göz önüne alındığında iddia edilen olayla ilgili olarak beyanına itibar edilebileceği, 2)Görüşme sırasında kaygı nedeniyle kendini ifade etmekte zaman zaman güçlük çektiği ve bu durumun travmatik olay sonrası erken dönemde, yoğun kaygı yaşayan çocuklarda görülebileceği, 3)Olgunun kronik gidişli bir ruhsal bozukluğunun bulunmadığı tıbbi kanaatine varılmıştır. Durum bildirir tıbbi kanaat raporudur.’ şeklinde belirtilmiştir. Dicle Üniversitesi Hastanesi’nin 24.12.2021 tarihli sanık … hakkında tanzim edilen sağlık kurulu raporunda ‘Şahıstan alınan anamnez, yapılan ruhsal durum muayenesi ve incelenen evraklar neticesinde; Şahsın işlediği iddia edilen suça yönelik suç tarihinde cezai sorumluluğunun tam olduğu, TCK 32 kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmayacağı tıbbi kanaatine varılmıştır.’ şeklinde belirtilmiştir. Sanığın soruşturma aşamasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mahkememiz huzurunda alınan savunmasında mağdura tecavüz ettiğini beyanla tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür. Mağdurun soruşturma aşamasında …’de ‘Adım …’dir. Gerçek kelimesinin anlamını biliyorum. 7 yaşındayım, evimiz Koşuyolu civarındadır. Evde annem, babam, dayım ve kardeşim İbrahim ile yaşıyoruz. Evde televizyon izliyorum, internete giriyorum. … … İlkokulu 1/e sınıfına gidiyorum) Derslerimi seviyorum. Ben bugün gündüz yemek yedim, arkadaşım Reber geldi, kendisi bizim mahallede yaşıyor. Sonra bir adam geldi adı …’dır, kaç yaşında olduğunu bilmiyorum. … bana gel dedi. Beni yakaladı uzaktaki bir binaya götürdü, sonra boğazımı sıktı. Bana tecavüz etti. Adli görüşmeci tarafından mağdura çıplak fotoğraf gösterildi, soruldu: mağdurun vücut bölgelerini ve özel bölgeleri bildiği görüldü. …’ın özel bölgelerini görmedim. Benim pijamamı soymadı. Binada pijamam çamur oldu. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Ben binadan kaçtım. (Bendeki 10TLyi ambulanstaki adam verdi.) Ben anneme bir kişi bana tecavüz etti, dedim. Annem de beni karakola götürdü. … binaya koydu. Binada …’ın bana dokunduğunu hatırlamıyorum, benim pantolonumu indirmedi, kendisi de pantolonu indirmedi. Tecavüz kelimesini bilmiyorum. Adli görüşmeci tarafından mağdura çıplak fotoğraflar üzerinden özel bölge gösterip buraya mı tecavüz edilip edilmediğini soruldu: Dokunmadığını şeklinde belirttiği görüldü. …’ın bana dokunması kötü bir şeydi. Sadece beni götürdü, arkadaşım Reber beni görmedi. Başka bir kişi de görmedi. Adli görüşmeci tarafından mağdura tuvalete gidip gitmediği soruldu: Mağdurun tuvalete gitmediğini söyledi. …’ın tuvaletini yapıp yapmadığını görmedim. … benim hiçbir yerime vurmadı. Sadece tecavüz etti. Üstümde kan görmedim, üzerimin nasıl kirlendiğini hatırlamıyorum. Babam çalışıyor. Ben okula gitmeden önce arkadaşımla dışarı çıkmıştım. Buraya annemle geldim, anneme teslim edilmek istiyorum, dedi.(Mağdurun yaşanan olayla ilgili konuşmak istemediği başka konularda konuşmaya çalıştığı gözlemlendi.)’ şeklinde beyanda bulunduğu, mahkememiz huzurunda da sanığın kendisine tecavüz ettiğini beyan ettiği, psikolog bilirkişinin de mağdurun olayın şokuyla bazı ayrıntıları ifade edemediğini ancak beyanlarında samimi olduğunu ifade ettiği görülmüştür. Beyanlarına itibar edilebileceği bilirkişi raporuyla da belirlenen mağdurun olayın sıcaklığıyla alınan beyanları, mağdurun beyanlarını doğrulayan adli rapor içeriği, sanığın mağduru bisikletine alıp sokakta seyir halinde olduklarını gösterir CD inceleme tutanağı, sanığın huzurdaki tevil yollu ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde cezai ehliyeti tam olan sanığın 6 yaşındaki mağdurun boğazını sıkarak cebirle karşı koymasını engelleyerek organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüş,sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 103/2-son maddesi gereğince cezalandırılmasına, cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuğa karşı cebirle gerçekleştirilmesi sebebiyle tayin edilen cezasında TCK’nin 103/4 maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmasına karar verilerek oluşan tam bir vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden müsnet suçtan dolayı sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilip 07.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 05.01.2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilen ve 06.06.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 06.06.2022 tarihli, olaya özgü temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Aynı gerekçelerle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V.KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/661 Esas, 2022/579 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.
…