YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6949
KARAR NO : 2011/12899
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğeri aleyhine 19/09/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava,yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davaya konu yazıda, “Babalar ve oğulları” başlığı altında:
“Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın …, Sayın …’a televizyonda şahsi servetinin hesabını veriyordu. Bilemediniz 100 milyar parası olduğunu iddia ediyordu. Bu programı … Haber kanalında mart ayının son günlerinde ben de izledim. Aradan iki ay geçti. Sayın …’in …’nın en güzel semtinde 1.5 milyon dolarlık bir villa aldığı belgelendi. Tapu kayıtlarında …’in bu alım için 750 bin YTL (750 milyar lira) ödediği görülüyordu. Kendisinin ve iki oğlunun adı,…’nın en zenginleri arasında geçiyor. Gerçekten de, hiçbir işi olmayan oğullarının ve eşinin altındaki son model araçlar insanın gözlerini kamaştırıyor. Oğulları krallar gibi, muhafızlarla, korumalarla yaşıyor.Değirmenin suyunun nereden geldiği pek belli olmuyor!Sayın … bu 1.5 milyon dolarlık villayı almış.Ayrıca kamuya ait yeşil alanı ve trafo alanını da villanın bahçesine katmış… Peki ama Sayın …, Sayın …’la televizyonda tartışırken parasını ve servetini niçin olduğundan daha az gösterdi? Servetini gizledi mi?… Bana sorarsanız kendisine son iki ay içerisinde Milli Piyango’dan büyük ikramiye çıkmış olabilir. Belki başka talih oyunları oynadı, oralardan çok büyük para kazandı ve gidip o villayı aldı.Ya da aileden büyük miras kalmış olabilir!Bunun başka bir izahını düşünemiyorum…” ifadelerine yer verilmiştir.
Dava dilekçesinde; yazının gerçek dışı olduğu, alınan villanın değerinin tapuda bildirilen kadar olduğu; şeref ve vakara saldırıda bulunulduğu; kamusal alanın işgal edilmediği ve mevcut haliyle satın almanın gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.
Cevap dilekçesinde, yayının görünür gerçeğe uygun olduğu ve hukuka uygun sınırlar içinde kalındığı savunulmuştur.
Mahkemece, taşınmazın park ve trafo alanına tecavüzlü olmasının imara aykırılık oluşturduğu nedeniyle yayının bu bölümü hukuka aygun alarak kabul edilmiş; ancak, taşınmazın rayiç değerinin 770.000 YTL olduğu ve haberde belirtildiği gibi 1.5 milyon YTL olmadığı gerekçesiyle, kişilik haklarının ihlal edildiği belirtilerek istem kısmen kabul edilmiştir.
Yayın özü itibariyle görünür gerçekliğe uygundur. Mahkeme kararının gerekçesinde de belirtildiği gibi; asıl haber konusu, taşınmazın imara aykırı nitelik taşımasıdır. Taşınmazın değerine ilişkin bölüm ise, ayrıntı niteliğinde olup; tazminat sorumluluğunu gerektirmez. Şu durumda, istemin tümden reddi gerekir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, davalılar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.