YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/646
KARAR NO : 2023/10251
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/69 E., 2015/770 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/69 Esas, 2015/770 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; adli sicil kaydı ve suç işleme kastının yoğunluğu dikkate alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın temyiz isteği; mecbur kaldığı için sürücü belgesini kullandığına, pişman olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde hakkında kesinleşmiş hapis cezaları bulunan ve ceza infaz kurumundan firar eden eden sanık …’nün, yakalandığında cüzdanının içerisinden katılan …’in kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendisinin fotoğrafının bulunduğu sürücü belgesinin ele geçirildiği, sürücü belgesinin külliyen sahte oluşturulup iğfal kabiliyetini haiz olduğu iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; Mahkemece, sanığın suçlamayı kabul etmesi, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte oluşturulup aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair uzman görüşü ile belge üzerinde yapılan gözlem neticesinde edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluştuğu kabul edilmek suretiyle cezalandırılmasına, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunması nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair temyize konu mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Atılı suç nedeni ile cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddesi dikkate alınarak, olayın işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amacı ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurulmak suretiyle temel cezanın belirlendiği anlaşılmakla; Cumhuriyet savcısının teşdit uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2006 tarihli ve 2006/237 Esas, 2006/448 Karar sayılı ilamının, Mahkemece tekerrüre esas alınan Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2006 tarihli ve 2006/567 Esas, 2006/790 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi dışında hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/69 Esas, 2015/770 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin paragraftan “Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/11/2006 gün ve 2006/567-2006/790 sayılı kararı” ibaresinin çıkartılarak yerine “Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2006 tarihli ve 2006/237 Esas, 2006/448 Karar sayılı ilamı” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.