YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3610
KARAR NO : 2023/7773
KARAR TARİHİ : 28.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1947 Esas, 2022/425 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/844 E., 2021/661 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 10.06.2017 tarihli 950.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 354.113,70 TL üzerinden müvekkili aleyhine takip başlattığını, 05.06.2015 tarihli protokol uyarınca dayanak senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içermediğini, kambiyo senedi vasfı taşımadığını, bononun teminat olarak verilmesine neden olan tüm borçların ödendiğini, verilmesindeki amacın yerine getirildiğini, iş yerinin davalıya iade edildiğini ileri sürerek müvekkilinin İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2017/25984 E. sayılı dosyasına konu edilen 950.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, takibe konu bononun teminat senedi olmadığını, 05.06.2015 tarihli sözleşmenin bono ile bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun keşidecilerinden birinin davacı olduğu, malen kaydını ihtiva ettiği, teminat senedi iddiasının davacı tarafından ispatının gerektiği, bonoda teminat için verildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, 05.06.2015 tarihli protokolde senedin keşide ve vade tarihinin belirtilmediği, sadece miktardan bahsedildiği, teminat iddiasının ispatlanamadığı, davacının senedin verilmesine neden olan tüm borçların ödendiğini iddia ettiği halde ödemeye ilişkin belge sunmadığı, banka kayıtları ve ödeme belgelerini somutlaştırmadığı, davalının üçüncü kişilerle yaptığı şirket ve tapu devirlerinin davanın konusunu oluşturmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; protokol uyarınca takip konusu bononun teminat amaçlı verildiğini, kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içermediğini, kambiyo senedi vasfı taşımadığını, protokolde senedin tarafları ve miktarının yer aldığını, ispat külfeti kendisine düşen davalının dava konusu bononun protokole sözü edilen senet olmadığını ispatlaması gerektiğini, iş yerinin davalıya iade edildiğini, davalıya ödenmesi gereken borç kalmadığını, tanık beyanlarının alınmadığını, protokolün dikkate alınması gerektiğini, vekâlet ücretinin fazla belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bonoda ihdas nedeni olarak malen kaydı bulunmakta ise de davacının dava dilekçesinde senedin teminat olarak verildiğini ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunduğu, senette bedel kaydının mevcut olması halinde ispat yükünün aksini savunan tarafa ait olduğu, senedin teminat için verildiğini gösterir belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması, açıkça atıf yapıldığının kabulü için de senedin, vade ve tanzim tarihleri ile miktarının belirtilmesinin gerektiği, davacının delil olarak dayandığı 15.06.2015 tarihli belgede senedin, vade ve tanzim tarihleri olmadığından senede açıkça atıf yapıldığının kabul edilemeyeceği, takip dayanağı bononun teminat senedi olduğunun ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının … borç ilişkisini, bedelin malen verildiğini ispatlayamadığı, sözleşmede senet bilgilerinin yazılarak teminat olarak verildiğinin açıkça belirtildiğini, tanıkların dinlenmediğini, ispat külfetinin tersine çevrildiğini, takip konusu bononun davacı ile borçlu görünen dava dışı kişilerce teminat olarak davalıya teslim edildiğini, protokolde senedin taraf ve miktarlarının gösterildiğini, ispat külfeti kendisine düşen davalının dava konusu bononun protokole sözü edilen senet olmadığını ispatlaması gerektiği halde davacının teminat senedi olduğu yönünde ispata yarar yazılı belge sunmadığı yönündeki değerlendirmenin hata içerdiğini, davalının senedin bedele dayandığının ve mal teslimini ispatlayamadığını, bedelsiz kalan senet sebebiyle müvekkiline borç yüklenemeyeceğini, zabıta araştırması ve keşif yapılmadığını, iş yerinin davalıya iade edildiğini, teminat senedinin verilmesindeki amacın yerine getirildiğini, davalıya ödenmesi gereken borç kalmadığını, tanık beyanlarının alınmadığını, protokolün dikkate alınmadığını, fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.