Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10538 E. 2023/12474 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10538
KARAR NO : 2023/12474
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2770 E., 2023/957 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/133 E., 2021/306 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı 01.08.2010 tarihleri ile 15.06.2013 tarihleri arasında davalı … Belediye Spor Kulübünde aşçı olarak çalışmış bulunduğu, davacının çalışması esnasında işveren tarafından … kaydı yapılmamış ve sigorta primlerinin ödenmemiş olduğu, bu durum davacının maddi kaybına ve emeklilik, sağlık hizmetlerinden faydalanmasını engellemiş olduğu, bu nedenle davalı … Belediye Spor Kulübünde 01.08.2010 tarihinden 15.06.2013 tarihine kadar geçen süre içinde çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.08.2010 olarak tespiti ile bu hizmetlerin diğer hizmetleri ile birleştirilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava hizmet tespiti davası olduğu bu davalarda 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerektiği, 5 yıllık zamanaşımı süresini çalışılan işyerinde verilmiş işe giriş bildirgesinin kesebileceği dava yasal süresi içerisinde açılmadığı esasa girmeden reddinin gerektiği, 6552 sayılı Kanun ilgili maddesi gereği hizmet tespiti davalarında … davalı olarak gösterilemeyceği davaya feri müdahil olarak katılma taleplerinin olduğu usul hükümleri ve 6550 sayılı Kanun gereğince usul hükümlerine aykarı olarak hizmet tespiti davasında davalı olarak gösterilmeleri sebebi ile davanın reddine karar verilmesi, Kurum işlem yaparken resmi kayıt ve belgelere dayandığı davacının da davasını resmi delil ve belgelerle ispat etmesi gerektiği , bu nedenle davanın esasa girmeden hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmesini, davada davalı olarak gösterilmiş olmaları sebebi ile husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi esasa girecekse resmi kayıtlarla doğrulanamayan usul ve yasalara aykırı konusu bulunmayan davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…davalı iş yerinin spor klübü olduğu, davacının da klübe ait yemekhanede aşçı olarak çalıştığı, davalı iş yerinin fiilen var olduğunun tanık anlatımları ve zabıta araştırma tutanağı ile sabit olduğu, spor kulubünün bir tesisinin bulunduğu, burada futbolcular dışında yönetim üyeleri ve dışarıdan otopark görevlisi gibi personellerin de yemek yediği, dolayısıyla davalının aşçı istihtam edebilecek kapasitede olduğu, davacının davalı işyerinde Mayıs ayının ortalarından Ağustos ayının ortalarına kadar çalışmadığını bizzat beyan etmesine göre işe başlangıç tarihinin 15.08.2010 olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre 2010 yılında davalıya ait işyerinde 135 gün, 2011 ve 2012 yıllarında 270 gün çalıştığı, Mahkememizin yukarıda değerlendirilen 2013/296 E. 2014/190 K. sayılı ilamı da göz önüne alındığında davacının 01.05.2013 tarihinden sonraki çalışmasını ispatlayamadığı, buna göre 2013 yılında ki hizmet süresinin ise 121 gün olacağı kabul edilmiş ve davacı …’ın
-15.08.2010-31.12.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 135 gün asgari ücretle ve kesintisiz olarak,
-01.01.2011-15.05.2011 tarihleri ve 15.08.2011-31.12.2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 270 gün asgari ücretle ve kesintisiz olarak,
-01.01.2012-15.05.2012 tarihleri ve 15.08.2012-31.12.2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 270 gün çalıştığının tespitine ,
-01.01.2013-01.05.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde 121 gün olarak …’ya bildirilmeyen çalışma sürelerinde mülga 506, 5510 sayılı Kanun’un 4\a maddesi kapsamında sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının davasını resmi delil ve belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davacının çalışmalarının kesintisiz olup olmadığının Kurum belgelerin eşdeğer belgelerle ispatı gerektiğini tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, bu davaların kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle Mahkemece savunmayı genişletmesi ve bundan sonra karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işyerinin spor kulübü olduğu, kulübe ait yemekhanede davacının aşçı olarak fiilen çalıştığının dosya kapsamında alınan tanık anlatımları ile ifade edildiği gibi zabıta araştırması ile de sabit olduğunu, davalı … kulübünün tesisinde futbolcuların yanısıra yönetim üyeleri ve bir kısım personelleri de yemek yemekte olduğunu ve bu işyerinin aşçı istihdam edebilecek kapasitede bulunduğunu, davacının çalışma tarih aralığına ilişkin beyanı da dikkate alınarak 15.08.2010 tarihinin işe başlangıç tarihi olarak kabulünün yerinde olduğu, çalışma tarih aralıklarının bu beyan dikkate alınarak belirlenmesinin de yerinde görülmesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik feri müdahil … Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6552 sayılı Kanun’un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re’sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, eldeki hizmet tespiti davasının dava tarihi 20.11.2014 olduğundan, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kısmında ve gerekçeli karar başlığında, “davalı” olarak belirtilen Kurum’un, “fer’i müdahil” olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, Mahkemece göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Fer’i müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, feri müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi, karar başlığında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın karşısındaki “davalı” ibaresinin silinerek yerine “fer’i müdahil” ibaresinin yazılmasına,

3.Hüküm fıkrasının 4 üncü bendindeki “Davalı … Başkanlığı tarafından yapılan 179,50 TL yargılama giderinin red oranında 50,26 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,” ibaresinin silinerek yerine ” Feri müdahil Kurum tarafından yapılan 179,50 TL yargılama giderinin red oranında 50,26 TL sinin davacıdan alınarak feri müdahil Kuruma verilmesine,” ibaresinin yazılmasına,

4-Hüküm fıkrasının 6 ncı ve 7 nci maddelerinin silinerek yerine “Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden vekilin emek ve mesaisine karşılık A.A.Ü.T.’nin 5/2 maddesi gereğince belirlenen 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalı … Klübünden alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.