YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3004
KARAR NO : 2023/8931
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/288 E., 2022/578 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2010/173 Esas, 2014/124 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.12.2021 tarihli ve 2021/21968 Esas, 2021/10333 Karar sayılı kararı ile “… mevcut haliyle sübuta eren cinsel organını vajinaya sürtme eylemlerinin zincirleme olarak beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilip, belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,” gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/288 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5327 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ile hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın beyanlarının hiçbirine itibar edilmediği, şikayetçi ve mağdurenin aşamalardaki beyanlarının hiçe sayıldığı, dosyada yer alan Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.12.2009 tarihli raporu aleyhe olmamasına rağmen aleyhe olarak değerlendirildiği, Mahkemenin taleplerini reddettiği, mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına neden olayın başka bir olaya dayandığı, sanığın kollukta verdiği ifadelerdeki çelişkili ikrarı, olay kendisine anlatıldıktan sonra atılı suçlamayı kabul ederse şikayetçiden ve şikayetçinin kendisini zora sokan davranışlardan kurtulmaya yönelik düşünceden ibaret olduğu, mağdurenin ve şikayetçinin sonraki beyanlarında sanığa iftira attıklarını belirttikleri bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurenin soruşturma aşamasında, sanığın evde kimse olmadığı dönemde kendisini öptüğünü, okşadığını, ilk aşamada sanığa direndiğini ancak sonrasında direnemediğini, sanığın cinsel organını sokmak suretiyle kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini ve kan geldiğini beyan ettiği, bundan sonra tekrar evde yalnız olduğu dönemde odaya kapatarak tekrar kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği ancak Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 29.12.2009 günlü 2009/5476 sayılı raporda, mağdurenin yapılan genital muayenesinde hymen anüler vasıfta, fevhası işaret parmağı duhulüne müsait olup, eski veya yeni yırtığa rastlanılmadığı ve şahsın halen bakire olduğunun belirtildiği anlaşılmış 13 Haziran 2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alındığında sanığın olay tarihinde mağdurenin olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemet edemeyeceğinin belirtildiği, savunma ve tanık anlatımları nazara alındığında mağdurenin ilk ifadesinin doğru olduğu kovuşturma aşamasında alınan beyanına itibar edilmediği, tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde üvey kızı olan on beş yaşından küçük mağdureye yönelik istismar eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren cinsel organını vajinaya sürtme eylemlerinin zincirleme olarak çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Karar başlığında suç tarihinin 21.12.2009 yerine, 28.12.2009 tarihinden yaklaşık 1 yıl önceki tarih olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/288 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.