Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/7853 E. 2011/8057 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7853
KARAR NO : 2011/8057
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat M. … tarafından, davalı … aleyhine 30/06/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine ilişkin kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyulmuş, dava kısmen kabul edilmiş, bu kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı 10/05/2008 tarihli Zaman gazetesinde yayınlanan “ÇEV başkanı …’in …’ye yerleştiği iddia edildi” başlıklı yayınla kişilik haklarına saldırıldığı için 20.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını ve hüküm özetinin yayınlanmasını istemiştir.
Davalı taraf, yayının görünürdeki gerçeğe uygun olduğunu, gerekli araştırmayı yaptıktan sonra yayın yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkeme, dairemiz bozmasında belirtildiği gibi, yayının görünürdeki gerçeğe uygun olmaması ve kişilik haklarına saldırıda bulunulması nedeniyle 4.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nısfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
2011/7853-2011/8053
Somut olayın özelliği, yayının yapıldığı tarih, yayının içeriği ve yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Şu durumda yerel mahkeme kararının davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.