YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2111
KARAR NO : 2023/11111
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1060 E., 2023/182 K.
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.04.2010 tarihli kararıyla sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.10.2013 tarihli kararıyla anılan hükmün; …sanığa yüklenen eylemin sübutu hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin değerlendirilmesinin Asliye Ceza Mahkemesin ait olması nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. … (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli kararıyla, sanık hakkında mahkemenin görevsizliğine, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi uyarınca yargılama yapılmak üzere dosyanın görevli ve yetkili asliye ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli kararıyla sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karar 14.05.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
5. … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında, denetim süresi içerisinde 27.09.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmü üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi için dosya işleme alınıp duruşma açılmıştır.
6. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2022/1060 Esas, 2023/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ikişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın başka bir suç nedeniyle yakalanması üzerine yapılan adli soruşturma sırasında ismini “…” olarak bildirmek ve bu kişi hakkında söz konusu suça ilişkin işlem yapılmasına neden olmak suretiyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği ve mağdur hakkında adli soruşturma başladıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı kabul edilerek temyize konu işbu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.05.2014 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 27.09.2017 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında, kabul etmemesi nedeniyle, seri muhakeme usulünün uygulanmadığı anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un 271 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluştuğunu kabul eden Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile aşağıda gösterilen düzeltme nedenleri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ve aşağıda gösterilen nedenler dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
a. Sanığın adli soruşturma başladıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı kabul edilerek hükmedilen temel ceza üzerinden 3/4 oranında indirim yapıldığı hâlde, uygulama maddesinin “269/2” yerine “269/1” olarak yanlış gösterilmesi,
b. Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu olmayan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2022/1060 Esas, 2023/182 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında etkin pişmanlığa ilişkin paragrafta yer alan “269/1” ibaresinin çıkartılıp yerine “269/2” ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasına “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile oluşan duruma göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” cümlesinin paragraf olarak eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.12.2023 tarihinde karar verildi.