Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/23552 E. 2012/16919 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23552
KARAR NO : 2012/16919
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
Uygulama : Taksirle yaralama suçundan; TCK’nın 89/4, 22/3, 53, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan; TCK’nın 179/3-2, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Tebliğname Düşünce : Onama-Bozma

Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kaza yapması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK’nın “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanması halinin suç olarak düzenlendiği, belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise beş kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, 5237 sayılı Kanununun 44. maddesi dikkate alındığında sanığın sadece taksirle yaralama suçundan mahkum edilmesi gerektiği halde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanığın, olay tarihinde 400 promil alkollü olarak kaza yaptığı fakat hakkında herhangi bir şikayet bulunmadığı anlaşılmakla beraber mağdur Kalim Akar’ın nitelikli yaralandığı, bu durumda eylemin, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 89/5. maddesindeki düzenleme karşısında TCK 89/1-89/2-b maddeleri kapsamında kaldığı ve uzlaşmaya tabi olduğu, atılı suçtan mağdurun soruşturma aşamasında zararlarının ödenmesi halinde sanıkla uzlaşmak istediğini beyan etmesi de dikkate alındığında, zarar miktarının mağdurdan sorularak veya mahkemenin yapacağı basit bir araştırma ile belirlenecek miktarı ödemesi için sanığa imkan tanınmasından sonra hüküm kurulması yerine uzlaşma yapılmaksızın ve uygulama yeri bulunmayan TCK 89/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
3- Son celsede hazır olan sanığa son sözü sorulmadan 5271 sayılı CMK’nın 216/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
4- Taksirle işlenen suçlarda uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.