Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/16575 E. 2023/9631 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16575
KARAR NO : 2023/9631
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/349 E., 2016/606 K.
SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması isteğiyle dava açılmıştır.
2. Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafinin temyiz isteği mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 39 ve 110 uncu maddelerinin uygulanmadığına ilişkindir.
B. Sanık …’in temyiz isteği bir sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanıkların araçla seyir halinde iken sanık …’in eski nişanlısı mağdureyi ikametinin yakınlarında gördüğü, sanık …’in mağdureyi zorla araca bindirdiği, araçta tehdit ve darp ettiği, mağdurenin araçtan inmek istemesine rağmen sanıkların araçtan inmesine izin vermedikleri, daha sonra mağdureyi ikametinin yakınlarında indirdikleri ancak sanık …’in arkasından gidip tekrar mağdureyi darp ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü maddesinde yapılan lehe değişiklik ile uzlaşmaya tabi hale getirilmiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Hüküm fıkrasında eylemin cebir şiddet kullanılarak gerçekleştiğinin kabulü karşısında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
3. 18.02.2016 tarihli tutanağa göre, soruşturmaya başlanmasından sonra, mağdurenin sanıklar tarafından serbest bırakıldığı ve sanık …’in mağdureyi hakimiyet alanına aldıktan sonra darp etmeye devam ettiğinin anlaşılması karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından sanık … müdafinin bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
4. Sanıkların araçla seyir halinde iken sanık …’in eski nişanlısı mağdureyi ikametinin yakınlarında gördüğü, sanık …’in mağdureyi zorla araca bindirdiği, araçta tehdit ve darp ettiği, mağdurenin araçtan inmek istemesine rağmen sanıkların araçtan inmesine izin vermedikleri, daha sonra mağdureyi ikametinin yakınlarında indirdikleri ancak sanık …’in arkasından gidip tekrar mağdureyi darp ettiği olayda katılanın savcılık ve mahkemedeki ifadeleri, ifadelerle uyumlu adli rapor, tanıkların mağdurenin zorla alıkonulduğuna ilişkin beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla karar da hukuka aykırılık görülmemiştir.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafinin ve sanık …’in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararında sanık … ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık … müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.