Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/12136 E. 2023/11371 K. 16.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/12136
KARAR NO : 2023/11371
KARAR TARİHİ : 16.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/137 E., 2023/352 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasındaki takibin iptali ve haczin kaldırılması davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 11.05.2016 tarihinde e-devlet hesabını kontrol ettiğinde … plakalı aracı üzerine davalı Kurum tarafından haciz konulduğunu gördüğünü, SGK’ya hiçbir borcunun bulunmadığını, haczin kaynağının ne olduğunu ve yanlışlıkla konulan haczin silinmesini talep eden dilekçesinin SGK’ya aynı gün verildiğini, Kurumdan 06.06.2016 tarihinde tebellüğ edilen 23.05.2016 tarih ve 7454524 sayılı yazıda haczin merkezinde …Un Sanayi Anonim Şirketinin borcunun bulunduğunun bildirildiğini, davacı adına herhangi bir ödeme emri gönderilmediğini, hangi miktar, hangi dönem borcundan sorumlu tutulduğunu bilmediğini, ödeme emri gönderilip takip kesinleşmeden haciz işlemi yapılamayacağını, borçlu şirkete bir müddet yönetim kurulu üyeliği yapmış ise de şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını, öte yandan yetkili ve sorumlu olan bir kişi hakkında takip yapılması için gerekli şartların oluşmadığını, borçlu şirketten alacağın tahsili mümkün iken dolaylı sorumluluğu gereken temsilci hakkında takip yapılamayacağını belirtilerek; “Davalı Kurumun başlattığı icra işleminin ve … plakalı araca haciz konulması işleminin iptaline karar verilmesini” talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, ödenmeyen sigorta prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun uyarınca …Un Sanayi Anonim Şirketi hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu şirketin 26.12.2013 tarihinde iflasının açıldığının tespit edildiğini, 06.05.2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre şirket yönetim kurulu üyesi olmasından dolayı … adına 23.05.2016 tarihli ödeme emri gönderilerek icra takibi başlatıldığını, 22.300,00 TL borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2019 tarih, E.2016/363, K.2019/374 sayılı kararıyla; “denetime ve hükme esas almaya elverişli 25.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar olunarak 6 Mayıs 2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan ilanda; …Un Sanayi Anonim Şirketinin yönetim kurulu görev dağılımı hakkında 01.04.2010 tarihli kararda davacının adının yönetim kurulu üyeleri arasında yer almasına karşın 22 Nisan 2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan ilanda; …Un Sanayi Anonim Şirketinin olağan genel kurul toplantısının 15.04.2011 tarihinde yapıldığı, davacının adına yönetim kurulu üyeleri arasında yer verilmediği görülmekle; davacı …’nun 2012 yılında borçlu Anonim Şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığı, anılan madde ile Kuruma olan borçlarından dolayı da müteselsilen sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla; davacının, ödeme emirlerine konu borcun tahakkuk ettiği 2012/4. ayında dava dışı …Un Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyesi olmadığı, şirketin üst düzeydeki yöneticisi veya yetkilisi sıfatını taşımadığı, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile; davacıya gönderilen 23/05/2016 düzenleme tarihli 2012/42940 ve 2012/42942 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline; … plakalı araç üzerine 2012/42940 ve 2012/42942 takip numaralı ödeme emirleri nedeniyle davalı SGK tarafından konulmuş olan haczin kaldırılması gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını belirterek, kararın istinaf incelemesi ile kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile “… davacıya usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emirlerine konu takiplerde belirtilen dönemde davacının şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı için ödeme emirlerinin iptali gerektiği, şirket yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkinse davacıya gönderilmiş usulüne uygun ödeme emri bulunmadığından davacının aracına konulan haczin kaldırılması gerektiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında, “… davacıya ait araç haczi kararında 2010/4-11 ayları arasına ait prim borçlarına ilişkin 2016/31174 takip nosunun dayanak olarak gösterildiği, Mahkemece 2012/42940-42942 takip numaralı ödeme emirleri nedeniyle haczin konulduğu belirtilerek ödeme emirlerinin iptaline ve haczin kaldırılması gerektiğinin tespitine karar verildiği, iptaline karar verilen ödeme emirleri ile haciz kararındaki ödeme emri ve miktarların da birbirinden farklı olduğu, hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının aracının haczine konu ödeme emrinin farklı bir takip numarasına dayalı olması nedeniyle bu ödeme emirleri getirtilerek, ödeme emirlerinin geçerliliği ve davacının bu ödeme emirlerinden sorumluluğu olup olmadığı araştırılarak talebe konu istemler hakkında bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen 19.12.2022 tarihli yazıda; …Un Sanayi Anonim Şirketi yönetim kurulu başkanı Sabri Mermut’lunun 29.01.2021 tarihinde 7256 Sayılı yapılandırma başvurusunda bulunduğu ve yönetim kurulu başkanı olarak sorumlu olduğu 2008/5, 2010/6-7-8-9-10-11, 2012/9-10-11-12 dönemlerini yapılandırıp, 31.03.2021 tarihinde peşin olarak ödeyerek sorumlu olduğu borç dönemlerinin tamamını kapattığını, Nihal Mermut’lunun sorumluluğunu içeren bu dönemlerin tahsil edilmiş olması sebebiyle davacı hakkında herhangi bir takip işlemi yapılmadığı ve davacı adına kayıtlı 34 EL 5060 plakalı araç üzerindeki haczin kaldırıldığı bildirilmiş olduğu” gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kurum lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibin iptali ve haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; anılan Kanunun 331’inci maddesi ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Ortak Hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin 13 üncü fıkrası.

3. Değerlendirme
Eldeki davada, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; borcun yapılandırma yapılarak ödenmesi nedeniyle 7256 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin 13 üncü fıkrası gereğince davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile,

Hüküm fıkrasının 5’inci bendinde yer alan “5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince davacı yararına belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin silinerek hüküm fıkrasından çıkartılmasına,

Hüküm fıkrasının 6’ncı bendinde yer alan “6-Davacı tarafça yapılan 615,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ibarelerinin silinerek hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.