YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11715
KARAR NO : 2023/1498
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/323 E., 2021/218 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.05.2012 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni, trafik sigortacısı olduğu minibüste yolcu olan davacılar murisi …’ın minibüsten inmeye çalışırken yere düştüğünü ve yaşamını yitirdiğini, olayda araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek; eş … ve
her bir çocuk için ayrı ayrı 20.000,00’er TL olmak üzere 300.000,00 TL manevi tazminat ile belirsiz alacak olarak tüm davacılar için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kusura itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Kaşikara vekili cevap dilekçesinde; kusura itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe hükümlerini tekrarla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davacılardan; eş … için 29.430,87 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 5.236,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 5.236,88 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 8.533,77 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … … için 9.770,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 9.770,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 14.713,43 TL destekten yoksun kalma tazminatı, … için 14.713,43 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 94.710,00 TL’nin Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, diğer davalılar …, … yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının şartları oluşmadığından reddine, davacıların manevi tazminat talebinin, kazanın oluş şekli, kusur durumu, mali sosyal durumlar göz önüne alınarak kısmen kabulü ile eş … için 6.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL, … için 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Hukuk Dairesi 23.06.2020 tarih ve 2019/5695 Esas 2020/3806 Karar sayılı ilamında; “…1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karar başlığında sehven davalı …Ş.’nin eski unvanı olan Yapı Kredi Sigorta A.Ş.’nin gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir hata olmasına göre, davacılar vekilinin ve davalı …Ş. vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK.’nın md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı taraf, meydana gelen trafik kazası nedeniyle kazaya karışan aracın, sürücü, işleten ve trafik sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece alınan 09.04.2014 tarihli hesap raporu ile davacı eş … için 16.851,36 TL, kızı … için 1.711,81 TL, oğlu … için 2.371,60 TL, oğlu … için 4.118,20 TL, kızı … yönünden 5.243,50 TL, kızı için 5.243,50 TL, oğlu Muhammet için 8.426,64 TL, kızı … için 8.426,64 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, davalı … Şirketinin itirazı üzerine alınan 11.02.2015 tarihli hesap raporu ile eş … için 21.319,04 TL, kızı … için 3.744,89 TL, oğlu … için 3.744,89 TL, oğlu … için 6.149,97 TL, kızı … için 7.051,87 TL, kızı için 7.051,87 TL, oğlu Muhammet için 10.659,50 TL, kızı … için 10.659,50 TL hesaplanmış; davalı … Şirketi vekilinin itiraz üzerine 07/01/2016 tarihli hesap raporu ile davacı eş … için 29.430,87 TL, davacı kızı … için 5.236,88 TL, davacı … için 5.236,88 TL, davacı … için 8.533,77 TL, davacı … … için 9.770,10 TL, davacı … için 9.770,10 TL, davacı … için 14.715,43 TL, davacı … için 14.715,43 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmışsada rapor içeriğinde usulü kazanılmış haklar gözetilmemiştir. Şöyleki alınan tazminat raporunda yapılan hatalı değerlendirme ile tazminata esas hesaplamada güncel asgari ücretler esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Oysa davacı taraf 09.04.2014 ve 11.02.2015 tarihli aktüer raporlarına itiraz etmemiş raporlar davalı … Şirketi vekilinin itirazı üzerine alınmış, kazanılmış haklar ihlal edilerek davalı aleyhine olacak şekilde karar tarihine yakın güncel asgari ücretlerin uygulanması doğru görülmemiş ve Daire’nin yerleşik uygulamalarına göre hesaplamanın yapıldığı ve davacı tarafça itiraza uğramayan 09.04.2014 tarihli raporuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
4-Dava dilekçesinde bir kısım davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş; mahkemece talebin reddine karar verilmiş, reddedilen davalar yönünden davalı … şirketi lehine ücreti vekalete hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamı doğrultusunda hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminatın takdir edildiği, kazanılmış hakka riayet edilerek maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle; davacılar …, …, …, …, …, …, …, …’ın maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılardan eş … için 16.851,36 TL, … için 2.371,60 TL, … için 1.711,81 TL, … için 4.118,20 TL, … … için 5.243,50 TL, … için 5.243,50 TL, … için 8.426,64 TL, … için 8.426,64 TL olmak üzere toplam 52.393,25 TL maddi tazminatın davalı …Ş. yönünden dava tarihinden, diğer davalılar …, … yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine, eş … için 20.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL,… için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL,… için 5.000,00 TL,
… için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı …Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; paradaki değer kaybı, olay tarihinden geçen süre dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatların az olduğu, maddi tazminata ilişkin olarak ilk hüküm gibi karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararın 7 numaralı bendinde yer alan 8.533,77 TL vekalet ücretinin kabul edilen miktar ile ilgisinin olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında eş/ baba/ kardeşini kaybeden davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 56 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm ve davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı …Ş. vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün 7 numaralı bendinde maddi tazminata ilişkin vekalet ücretinde doğru miktar yanı sıra sehven alacak miktarı ile ilgisi bulunmayan mükerrer vekalet ücretine de yer verilmiştir. Bu halde hatalı vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm ve davalı …Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı …Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 7 numaralı bendinde yer alan “8.533,77 TL” ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.