YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10585
KARAR NO : 2023/10584
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1633 E., 2023/1411 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/549 E., 2023/77 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması ve alacak davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVADavacı vekili, davacı müvekkilinin vefat eden sigortalı eşi …’ten dolayı ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile müvekkiline müteveffa …’ün ölüm tarihi olan 23.12.2000 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ve müvekkilinin ölüm aylığına hak kazandığı tarihten itibaren ödenmeyen aylıklarının hak etme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, mülga 1479 ve 2926 sayılı Kanunlar kapsamında 01.01.1984-03.10.2000 ve 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasındaki ölümlerde maaş bağlanması için 3 yıl hizmet süresi, diğerleri için 5 yıllık hizmet süresi istenmekte olduğunu, …’ün ölüm tarihi olan 23.12.2000 tarihinin 619 KHK’nın yürürlükte olduğu 04.10.2000-07.08.2001 tarihleri arasında olması nedeniyle beş yıl sigortalılık süresi istendiğini, ölüm tarihinde ve sonrasında yapılabilecek borçlanmalarla beş tam yıl sigortalılık süresini doldurmaması nedeniyle eşi davacıya ölüm aylığı bağlanamadığını, bu sebeple Kurumun işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davanın açılmasından önce davacı asilin 24/08/2012 tarihli ölüm aylığı tahsis talebinin reddi üzerine avukatının 08/11/2013 tarihinde intikal ettirilen dilekçesiyle, davacıya vefat eden sigortalı eşinden dolayı ölüm (dul) aylığı bağlanması talebiyle ret işlemine karşı itiraz yoluyla davalı SGK’ya başvuruda bulunduğu, buna karşılık olarak Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 11/02/2014 varide tarihli ve 2.300.084 sayılı yazısıyla, mülga 1479 sayılı Kanunun 4956 sayılı Kanunla değişik 21’inci maddesi ve 5389 sayılı Kanun gereğince beş tam yıl Bağ-Kur sigortalılık süresini doldurmadan vefat eden sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı belirtilerek davacının avukatının başvurusunun reddedildiği saptanmıştır.
Belirtilen tespitler karşısında, somut davada, SGK’ya başvuru dava şartı noksanlığının söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davaya konu uyuşmazlığın esası yönünden yapılan incelemede;…”
“… davacının vefat eden sigortalı eşinin 1979-1980 yılları arasında mülga 506 sayılı Kanun kapsamında 221 gün ve 01/07/1998-23/12/2000 tarihleri arasında mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında 892 gün olmak üzere toplam 1113 gün (3 yıl 1 ay 3 gün) prim ödemesi bulunmakla, davacı yönünden yasada öngörülen asgari 3 tam yıl prim ödemesi koşulu oluşmuştur. Buna göre, davacı, tahsis talep tarihi olan 24/08/2012 tarihi itibarıyla aylıktan yararlanmaya hak kazanmış bulunmaktadır…”
“…davacının talebi doğrultusunda vefat eden sigortalı eşinden dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm (dul) aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacıya tahsis talep tarihinden geriye doğru 5 yıllık sürenin başladığı tarihten itibaren aylık bağlanmasına ve belirtilen tarihten itibaren hak kazandığı aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm verilmiştir.” gerekçeleriyle “davanın kabulü ile,
1-Davacının 23/12/2000 tarihinde vefat eden 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalısı eşi …’ten dolayı ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine,
2-Davacıya vefat eden sigortalı eşinden dolayı 24/08/2007 tarihini takip eden ayın başı olan 01/09/2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ve davacıya hak kazandığı aylıklarının ayrı ayrı her bir aylığa hak kazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan ödenmesine,” dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme hükmünün kısmen kabul yönünde olduğunu ancak tam kabul yönünde hükmün kurulduğunu bu nedenlerle de İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Yargıtay 10.HD’nin müstekar kararlarına konu olduğu üzere hakkı doğuran olay olan ölüm tarihindeki mevzuat hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 10.HD’nin 04/05/2010 gün ve 2010/468 Esas, 2010/6485 Karar) Davacının eşinin vefat ettiği tarihteki mevzuat hükümlerine göre ölüm aylığı bağlanması için 3 tam yıl prim ödeme koşulu bulunmaktadır ve somut davada bu koşul gerçekleşmiştir. Sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerine dayanarak talebin reddedilmesi yerinde olmamıştır. Bu yöne ilişkin kurum vekilinin istinafı yerinde değildir. Ancak davacı 23/12/2000 tarihinden itibaren aylık bağlanmasını talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince tahsis talebi ve zamanaşımı hükümleri de gözetilerek 01/09/2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiş olmakla dava kısmen kabul edilmiş olmaktadır ve hükmün ferilerinin buna göre belirlenmesi gerekir. Bu yöne ilişkin kurum istinafı yerindedir.” gerekçesiyle
“1-Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
2-Davanın kısmen kabulü ile;
– Davacının 23/12/2000 tarihinde vefat eden 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalısı eşi …’ten dolayı ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine,
– Davacıya vefat eden sigortalı eşinden dolayı 24/08/2007 tarihini takip eden ayın başı olan 01/09/2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ve davacıya hak kazandığı aylıklarının ayrı ayrı her bir aylığa hak kazandığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan ödenmesine,”dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Kurum işleminin yerinde olduğunu, ölüm aylığı için beş yıllık sigortalılık gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; aleyhe vekalet ücreti olmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 115 maddesinin 2 nci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7036 sayılı Kanun’un 4 ncü maddesi, 1479 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” eklenen hüküm 7036 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 nci fıkrasında da aynen zikredilmiştir.
2.Dava şartları, Mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
3.6100 sayılı Kanun’un 115 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
4.Eldeki davanın 28.12.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine 3 ncü fıkra olarak eklenen ve giderek 7036 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, davacı tarafından 7036 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle (En son 08.11.2013 tarihinde başvuru yapılmış ise de; belirtilen yasanın yürürlüğü sonrası işbu dava açıldığından yeni bir başvuru gerekmektedir) Mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.’nun 115/2 nci maddesi uyarınca,7036 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.