Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/17192 E. 2012/23328 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17192
KARAR NO : 2012/23328
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

Silâhla tehdit suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/10/2011 tarihli ve 2011/11741 soruşturma, 2011/7925 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/2011 tarihli ve 2011/2131 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 20.04.2012 gün ve 2012/7038/24346 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2012 gün ve 2012/124541 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre, şüphelinin bir süredir ayrı yaşadığı resmi nikahlı eşi müşteki … … ile müştekinin ağabeyleri olan diğer müştekiler … ve … …’un yanlarında müştekinin annesi ve ablası olduğu hâlde, şüpheli ile müştekinin Sivas’ta bulunan ortak ikametgâhlarına aralarındaki sorunları konuşmak üzere geldikleri, polis memuru olarak görev yapan şüphelinin üzerini değişerek salona geldiği, silahının kılıfsız bir şekilde belinde görünür bir halde takılı olduğu, müşteki …’nin altınlarını istemesi üzerine aralarında tartıştıkları, diğer müştekilerinde araya girerek konuştukları, ancak şüphelinin altınları vermeyeceğini ve evi terk etmeleri gerektiğini söyleyerek, elini belindeki tabancasına atıp, “beni dillendirmeyin, defolun evimden, elimi kana bulamayın, kimseye altın felan vermiyorum, mahkemede görüşürüz” şeklinde sözlerle müştekileri tehdit ettiği yönündeki iddiaların kamu davası açılmasını gerektirir mahiyette bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin yargılama aşamasında mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5271 sayılı CMK’nın 160. maddesinin 1.fıkrasında “Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” 2. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, ” Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” 173. maddesinin 3.fıkrasında ise “Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Sulh Ceza Hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, şüpheli …’in bir süredir ayrı yaşadığı resmi nikahlı eşi … … ile müştekinin annesi … …, kardeşleri … …, … … ve … … olduğu halde şüpheli ile müştekinin ortak ikametleri olan Sivas’taki evlerine aralarındaki sorunları konuşmak üzere geldikleri, polis memuru olan şüphelinin üzerini değişerek silahını kılıfsız ve görünür bir şekilde belinde takılı halde konuşmaya başladıkları, bu konuşmanın taraflar arasında tartışmaya dönüşerek şüphelinin altınları vermeyeceğini ve evi terk etmeleri gerektiğini söyleyerek elini de beline atıp “beni cinlendirmeyin, defolun evimden, evimi kana bulamayın, kimseye altın felan vermiyorum, mahkemede görüşürüz” biçimindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia edilmesi ve olay yerindeki müşteki, annesi ve kardeşleri olan tanıkların olayı doğrulaması karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin iddianame düzenlenebilmesi için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karar ve bu karara itiraz sonucunda verilen itirazın reddine dair karar hukuka aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, tehdit suçundan şüpheli … hakkında Tokat Ağır Ceza Mahkemesince 27.12.2011 tarih ve 2011/2131 sayı ile kesin olarak verilen kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, aynı Yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.