Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/4465 E. 2023/10009 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4465
KARAR NO : 2023/10009
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/354 Esas, 2023/485 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/6 Esas, 2021/197 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, … ilçesi, … köyü 234 ada 15 (eski 50 parsel) parsel sayılı taşınmazın, 6.609,39 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen değere itiraz ettiklerini, bedelin düşük belirlendiğini, yeniden keşif yapılarak taşınmazın değerinin belirlenerek artırılması gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olmadığını, fazla bloke edilen bedelin iade edilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın doğru alınmadığını, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; örnek kararları belirterek, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan alanda hakkaniyete uygun değer kaybının belirlenmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ve somut emsal olarak alınan taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastral parseller olduğunu, dava konusu parsel ile somut emsalin kadastral parsel olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı düşülmemesinin doğru olduğu anlaşılmakla bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen birim fiyatının aynı bölgeden Dairemize daha evvel yansıyan dosyalardaki parsellerin konumları ve dava tarihlerine ilişkin endeksler karşılaştırıldığında belirlenen m² fiyatlarıyla uyumlu olduğunu (Dairemizin 2020/1012 Esas sayılı dosyasında incelenen yakın mesafedeki … Mahallesi 147 ada 47 parsel için m² birim fiyatı 340,00 TL olarak belirlenmiş, 2020/792 Esas sayılı dosyasında incelenen 149 ada 31 parsel için m² birim fiyatı 413,00 TL, 2021/692 Esas sayılı dosyasında incelenen 185 ada 17 parsel için m² birim fiyatı 385,00 TL olarak belirlenmiştir), dolayısıyla taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde olmadığından başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci ve 12 nci maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü ve geometrik durumu gözetildiğinde bu bölümde değer kaybı olmadığının kabulü yerindedir.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Davacı idarece fazla bloke edilen 255.733,94 TL’nin davalı tarafa ödenmişse, varsa ödeme tarihine kadar işlemiş nemaları ile davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine, davalı tarafa ödenmemiş ise ilgili bankaca işlemiş nemaları ile davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iadeye hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatalarının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yeralan “davacı kuruma iadesine” ibaresinin çıkartılmasına, yerine “davalı tarafa ödenmişse, varsa ödeme tarihine kadar işlemiş nemaları ile davalı taraftan alınarak davacı idareye verilmesine, davalı tarafa ödenmemiş ise ilgili bankaca, işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.