YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11128
KARAR NO : 2023/8390
KARAR TARİHİ : 20.11.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/389 E., 2021/790 K.
MÜŞTEKİ : …
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2015/326 Esas, 2015/1307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Anılan kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/17243 Esas, 2021/1990 Karar sayılı kararı ile ” sanığa isnat olunan herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturmasının bulunmaması, savunmasına göre kesinleşmiş uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen cezasının infazından kurtulmak amacıyla kolluk kuvvetlerini görünce kaçarken yakalanarak kendisini mağdur …’un kimlik bilgileriyle tanıtması ve düzenlenen soruşturma evraklarını bu isimle imzalaması şeklindeki eyleminin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması”’ nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/389 Esas, 2021/790 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, lehine olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.18.12.2014 günü gerçekleştirilen hırsızlık suçunun şüphelisi…isimli şahsın yakalanmasına yönelik yürütülen soruşturmada; …ın ”… Sokak üzerinde bulunan … İnşaat isimli yerde ikamet ettiği bilgisini alan kollukça bu adrese gidildiğinde kolluk görevlilerini gören sanık …’ın 1. kattaki ikametin penceresinden kaçmaya başladığı ve kolluk görevlilerince yakalanarak kimlik tespitinin yapılmak istendiği, üzerinde kimliği bulunmaması nedeniyle ismini mağdur … olarak tanıttığı ve mağdura ait kimlik bilgilerini kullanması nedeniyle mağdur adına belgeler düzenlenmesi sonrasında yapılan parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; kesinleşmiş uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen cezasının infazından kurtulmak amacıyla kolluk kuvvetlerini görünce kaçarken yakalandığını, kendisini mağdur … olarak tanıttığını beyan ederek suçu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması Anayasa Mahkemesinin alınan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olması ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/389 Esas, 2021/790 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.