YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/20017
KARAR NO : 2024/231
KARAR TARİHİ : 10.01.2024
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
SAYISI : 2023/64 E., 2023/362 K.
DAVA TARİHİ : 09.03.2015
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 28.02.2004-27.02.2015 tarihleri arasında elektrik teknikeri olarak çalıştığını, … sözleşmesini emekliliğe hak kazanması sebebiyle feshettiğini, davalı işyerinde bir hafta gündüz bir hafta gece vardiyasında olmak üzere 08.00-20.00 ve 20.00-08.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışmalarına karşılık gelen ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve resmî tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 27.02.2015 tarihinde emeklilik nedeniyle istifa ederek işten ayrıldığını, fesih sebebi nedeniyle iyiniyetli olarak kıdem tazminatının ödendiğini, ancak davacının, müvekkilinin satmış olduğu ve oldukça pahalı olan bir makineyi Libya’ya götürüp kurmak üzere görevlendirilmişken bu görevlerini yapmadan işten ayrıldığını, makinenin teslimi sırasında davacının makinelere zarar verdiğinin öğrenildiğini, davacının haksız olarak aldığı kıdem tazminatının iadesi ve vermiş olduğu zararın tazmini için hukuki ve cezai dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davacının ücretinin bordrosunda gösterildiği gibi olduğunu, yaz aylarında 3-4 ay dışında davalı Şirketin fazla çalışma gerektirecek yoğunlukta işi olmadığını, fazla çalışma yapıldığında da işçiye ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.07.2016 tarihli ve 2015/238 Esas, 2016/604 Karar … kararı ile; davacı tarafın emeklilik nedeniyle sözleşmeyi feshettiği yönündeki iddiası ve davalı tarafın da kıdem tazminatı ödendiğine ilişkin beyanı karşısında davacının … sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacının aylık brüt 2.028,21 TL ücret aldığının kabulüyle bu ücret esas alınarak bilirkişi tarafından hesaplanan kıdem tazminatı açısından davacıya ödenen miktar dikkate alındığında davacının kıdem tazminatına ilişkin alacağının bulunmadığı, dinlenen tanık beyanlarıyla sabit olan fazla çalışma ücreti ve resmî tatil dönemlerindeki çalışmalara ilişkin ücretin ödendiği hususunun davalı işveren tarafından ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 02…..2020 tarihli ve 2017/29645 Esas, 2020/5341 Karar … kararıyla; tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davalı işveren tarafından davacıya kıdem tazminatı ödenmiş ise de dosya içeriğinden, söz konusu ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda Mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, buna göre de davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle ve aynı işyerinde çalışan başka bir işçinin açmış olduğu davada tanık olarak dinlenen davacının, “Fazla mesailer elden ödeniyordu.” şeklinde açıklamada bulunduğu gözetilerek ilgili dava dosyasının getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre fazla çalışma alacağı hususundaki talebinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.10.2022 tarihli ve 2021/518 Esas, 2022/340 Karar sayısı kararı ile; kıdem tazminatı ödemesinin dava açıldıktan sonra yapıldığı, bu nedenle davacının kıdem tazminatına ilişkin talebi yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm tesis edildiği, davacının … 2. … Mahkemesinin 2016/328 Esas … dosyasında davacı tanığı olarak “Fazla mesai elden ödeniyordu.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu dosyada dinlenen diğer davacı tanığının da “Fazla çalışma ücretimiz elden ödeniyordu.” şeklinde beyanda bulunduğu, eldeki davada davacı tanığı O.Y’nin “Ücretlerimiz bankaya yatırılıyordu, ancak fazla mesai ücretlerini bazen muhasebede elden aldığımız oluyordu.” şeklinde beyanda bulunduğu, her ne kadar davacı tanığı Y.E. “Fazla çalışmalarımızın ücreti ödenmiyordu.” şeklinde beyanda bulunmuş ise de bu tanığın davalı Şirkete benzer taleplerle dava açması nedeniyle davacı ile menfaat birliği içinde olduğu, davacının isticvap beyanının, davacı tanığı olarak vermiş olduğu beyanı ile tutarlı olmadığı dikkate alınarak beyanına itibar olunmadığı gerekçeleriyle fazla çalışma alacağına yönelik talebin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuşlardır.
2. Dairemizin 20.02.2023 tarihli ve 2023/1752 Esas, 2023/2533 Karar … ilâmıyla; davalının temyiz başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacı, dava dışı başka bir işçinin açtığı davada tanık sıfatıyla dinlenmiş olup beyanında; “Fazla çalışma alacağı elden ödeniyordu.” şeklinde açıklamada bulunmuş olmasının bozmaya konu edildiği, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada ilgili dava dosyasının getirtildiği, incelenmesinde, davalı işyerinde davacı ile birlikte aynı tarihlerde çalıştığı anlaşılan dosya davacısının fazla çalışma alacağının kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı asılın konuya ilişkin beyanının alındığı, konuya ilişkin olarak Mahkeme huzurunda dinlenen davacı asılın beyanında, belirtilen tanıklığındaki anlatımının söz konusu dosya davacısına ilişkin olduğunu, kendisinin fazla çalışma ücreti almadığını ifade ettiği, tanık olarak dinlendiği dava dosyasında yer alan beyanının, fazla çalışma alacağını aldığı şeklinde yorumlanmasının varsayıma dayalı olduğu gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 … … Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, bozma ilâmında bozma sebebi olarak belirtilmeyen kısımların kapsam dışında kaldığından usuli kazanılmış hakkın gözetildiği, davacının kıdem tazminatı yargılama sırasında ödendiğinden konusu kalan bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı, bu talebe ilişkin davalı tarafın yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulduğu, dinlenen tanık beyanlarıyla davalı işyerinde … … ve genel tatil günlerinde çalışıldığı ve fazla çalışma yapıldığı ortaya konulduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunulmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalının kısmi ödemesini dava açtıktan sonra yaptığını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, davacının aldığı gerçek ücret üzerinden hesaplama yapılmadığını, zira davacının niteklik ve eğitimli tekniker olduğunu ve ücretinin buna göre belirlendiğini, işyerinde elden ödeme yapıldığı hususunun tanık beyanları ile de doğrulandığını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili temyiz başvurusunda; davacının fazla çalışma, hafta tatili ile … … ve genel tatil ücreti dahil hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını, iddia ve kabul olunan fazla çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı ve kabul edilemez olduğunu, müvekkili Şirkette fazla çalışma yapılmasını gerektirecek bir çalışma düzeni olmadığını, müvekkili Şirketin işveren olarak üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davanın reddine karar verilemesi gerektiğini savunarak kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücreti alacağının ispatı ve hesaplanması noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4857 … … Kanunu’nun 41 ve 63 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi