Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/3181 E. 2023/7585 K. 21.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3181
KARAR NO : 2023/7585
KARAR TARİHİ : 21.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/341 E. 2019/517 K.
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 tarihli ve 2012/351 Esas, 2013/346 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.
2. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 tarihli ve 2012/351 Esas, 2013/346 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli ve 2015/9271 Esas,2019/8954 Karar sayılı kararı ile “Katılan ile sanıklar arasında suç tarihinden öncesine dayanan husumet bulunması, olayın tek tanığı olan …’ın soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki çelişkili anlatımları, duruşma sırasında sanık …’ın fotoğrafları gösterilen mağdurenin sanığı ilk defa gördüğü ve tanımadığı şeklindeki beyanı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar vermiştir.

3. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2019/341 Esas, 2019/517 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın ve Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların işlemiş oldukları suçların cezasını çekmesi gerektiğine, katılanın köy yerinde bir bayan olup adını kötüye çıkarmayacağına, sanıkların kayın babası ile aralarında olan husumetin katılanı ilgilendirmeyeceğine, duruşma günün katılan vekiline tebliğ edilmediğine, taraf teşkili sağlanmadan duruşmaya devam edilip savunma haklarının kısıtlandığına, kararın bile dört sene sonra tebliğ edildiğine, olay yerinde bulunan tanık …’ın katılanı doğruladığına ve diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan, kayın babası ile sanıklar arasında ortak oldukları … döver nedeniyle husumet bulunduğunu, bu nedenle eşi, kayınbabası ve kayınvalidesinin ifade vermek için jandarmaya gittiğinde araç ile sanıkların evlerine geldiklerini, … döveri almak istediklerini, almamaları için uyardığında kendisine sinkaflı hakarette bulunduklarını, kendisi … döveri vermemek için çekilmeyince sanıkların göğsünden tutup sıktıklarını, bacaklarını ellediklerini, bunun üzerine bağırdığını ve tanık … olay yerine geldiğini, sanıkların kendisini itekleyip … döveri alıp gittiklerini beyan ettiği, duruşmada sanık müdafinin, katılanın …’ı tanımadığını ellerinde resimleri olduğunu teşhis yaptırılmasını istediklerinde sanık … fotoğrafları katılana gösterildiğinde “ben ilk defa görmüştüm … değilim, sanık …’ın olay yerine vardıklarında araçtan hiç inmediğini, diğer sanık …’ın ise olay yerine gittiklerinde kimsenin olmadığını ve döver biçeri alıp götürdüğünü, katılanın kendisine iftira attığını beyan ettiği, tanıkların dinlediği, raporların alındığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinde; “sanık, müdafisi, katılan ve vekilinin dosyada var olan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise her hâlde dinlenilmesi gerekir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm gereğince, bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan, varsa müdafii ve vekillerine duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Dava dosyamızda bozma kararından sonra mahkemece katılan vekiline duruşma günü tebliğ edilmediği ve duruşmadan haberdar edilmediği anlaşıldığından hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2019/341 Esas, 2019/517 Karar sayılı kararına yönelik katılan ve vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2023 tarihinde karar verildi.