YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9656
KARAR NO : 2023/8253
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/595 E., 2021/811 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret
Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; suç ve hüküm tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin kanuni temsilcileri Erkan ve Dilşan’ın, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebligatına rağmen davaya iştirak etmemeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle mağdurelere tayin edilen vekilin, davaya katılma ve hükümleri temyiz etme haklarının bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz dilekçesinin incelenmesinde vekil ile temsil sebebiyle Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz istemi dışında, tesis edilen hükme münhasır herhangi bir temyiz sebebi gösterilmediği anlaşılmakla, temyiz incelemesinin vekalet ücreti talebi ile sınırlı yapılmasına karar verilmiş olup, yapılan ön inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/314 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararı; sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/595 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.06.2022 tarihli ve 9-2021/57717 sayılı, temyiz ret görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Veklinin Temyiz İstemi
Ceza yargılamasının amacının maddi gerçeği bulmak olmasına karşın yargılama konusu olayda şekli hakikatle yetinilerek hüküm kurulmasının hak ve adalet duygularını inciteceğine, vekil ile temsil olunmasından ötürü kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yabancı uyruklu olan sanık ile mağdurelerin aynı mevkide ikamet etmelerinden ötürü aralarında tanışıklık bulunduğu, sanığın ilk olarak sokakta arkadaşları ile birlikte oyun oynamakta olan mağdure …’in yanına gelerek kucağına alıp yanağından öptüğü, devam eden günlerde bu kez yine sokakta arkadaşları ile oynamakta olan mağdure …’yı kucağına alarak öptüğü iddiasıyla görülmekte olan yargılama neticesinde Mahkemesince sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmeyerek cinsel kastının bulunmadığını beyan etmesi, mağdure …’ya yönelik eylemlerini gösterir kamera kayıtlarında bahse konu eylemin bir çok kişinin olduğu sokak ortasında gerçekleşip sanığın mağdure …’yı havaya kaldırarak sarılmasından ibaret olması, sanığın mağdure …’yı öpme eyleminin görüntülerde bulunmaması karşısında mağdure beyanın itibar edilebilir mahiyette olmaması, yine her iki mağdurenin yaşları, sanığın iddia konusu eylemden ötürü mahalle sakinleri tarafından darp edilmesi, mağdure …’in sanığın özel bölgelerine dokunmadığına dair beyanı karşısında mağdurelerin mahallede meydana gelen olayın etkisi ile verdikleri anlaşılan itibar edilebilir olmayan beyanları dikkate alınarak sanığın suçlamaya konu eylemlerin gerçekleştiğine dair mahkumiyetine yeter derecede, kuvvetli suç şüphesini aşan delil bulunmadığı gibi kamera kayıtlarındaki görüntülerin de cinsel davranış kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle atılı suçlardan ötürü ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Suç ve hüküm tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurelerin velayet hakkına sahip kanuni temsilcileri Erkan ve Dilşan’ın, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun şekilde yapılan duruşma günü tebligatına rağmen duruşmaya gelip katılma beyanında bulunmadıklarının anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatı kazanamayan mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
1. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz sebebi içermesi sebebiyle, aksi yöndeki görüşle Tebliğname’de temyiz ret isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
A. Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/595 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararırına yönelik mağdureler vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/595 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.