YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13084
KARAR NO : 2013/11187
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … Genel Müdürlüğü adına Orman İşletme Müdürlüğü vekili Avukat … tarafından, davalı … vd. aleyhine 24/07/2008 gününde verilen dilekçe ile orman yangını nedeni ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kamu görevlilerinin görevleri sırasındaki ve görevleri ile ilgili eylemleri nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, TCDD de makinist olan davalıların görev yaptıkları güzergahta çıkan orman yangının, trenin çıkardığı kıvılcımlar nedeni ile başladığını ve 209.184,30TL tutarında kurum zararına neden olduğunu iddia ederek uğradığı maddi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, usul ve esas yönden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, zararın davalıların eylemi ile meydana geldiği ispat olunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Dava konusu olay sırasında TCDD de makinist olan davalılardan, görevleri sırasındaki kusurlarından dolayı orman yangınına neden oldukları iddia edilerek uğranılan zararın ödetilmesi istenildiğine göre; kamu görevlileri hakkında adli yargı yerinde açılan maddi tazminat davasında kast ve kusur aranmaksızın husumet (taraf sıfatı yokluğu) nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalılar hakkındaki istemin husumet nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/06/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 11/06/2013