Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/548 E. 2023/7425 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/548
KARAR NO : 2023/7425
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/239 Esas, 2018/106 Karar

HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin faturalardan kaynaklanan alacağını tahsil için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkili şirketin hiçbir zaman Memenen … Anıtının onarım işini üstlenmediğini, yüklenicisinin kim olduğunun anıtı yaptıran kurumdan sorulabileceğini, tarafların ticari ilişkilerinin ticari defter ve banka kayıtlarının incelenmesinden ortaya çıkabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.12.2014 tarih, 2012/58 E. ve 2014/735 K. sayılı kararı ile

alınan bilirkişi raporu ile davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibarıyla 7.011,10 TL asıl alacak, 388 TL işlemiş faiz alacağı olduğunun, davalı kayıtlarında ise cari hesap bakiyesinin sıfır olduğunun tespit edildiği, davacının sunduğu sevk irsaliyelerinin faturalar ile örtüştüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 28.04.2016 tarih, 2016/1319E., 2016/7744K. sayılı kararı ile“..Mahkemece, davacının davalıdan 7.011,99 TL alacaklı olduğu şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de, hüküm fıkrasında davanın kabulüne, takibe itirazın iptali ile toplam 7.399,10 TL alacak üzerinden takibin devamına karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HUMK’un 381. ve 388 (HMK’nın 294 ve 297) maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Kabul şekline göre de; borçlu davalı takip öncesi dönem için işlemiş faizden sorumlu tutulmuş ise de bu faiz üzerinden takipten sonrası için faiz işletilmesi BK 104/son (TBK.’nun 121) maddesine aykırılık teşkil etmektedir.

Öte yandan; davacı yan dava dilekçesi içeriğinde, davalıdan 7.011,10 TL. alacağı bulunduğunu ve bu alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını belirtmiş, harca esas değeri de bu miktar üzerinden göstererek peşin harcı yatırmış ise de, netice talebinde itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafa talebi açıklattırılarak sadece 7.011,10 TL’ye yönelik dava açıldığının tespit edilmesi halinde HMK.nun 26. maddesi gözetilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle bir hüküm kurulması, toplam 8.399,10 TL. alacağın tahsili için başlatılan takipte, dava tarihinden önce ödendiği davacının da kabulünde olan 1.000 TL.nin mahsubu suretiyle kalan kısma yönelik dava açıldığının tespit edilmesi halinde eksik peşin harcın ikmal edilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetsiz olduğu .. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince talep sonuçlarının 7.399,10 TL olduğu bildirilerek eksik harcın ikmal edildiği, davacının davalı ile … Anıtı Onarım İşi’nde kullanılmak üzere andezit taşı satımına dair ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de; bahsi geçen anıt onarım işinin davalı dışında bir şirket tarafından üstlenildiği ve yine faturalara konu malların sevkine ilişkin irsaliyelerde malı teslim … kişilerden … …’nın anıt onarım işini üstlenen dava dışı şirketin temsilcisi olarak sözleşmeyi imzaladığı, davacı tanığının da malların … isimli kişiye teslim edildiğinin beyan edildiği, taraflar arasında bir ticari ilişkinin var olduğu ve bu ilişkinin cari hesap şeklinde yürütüldüğü taraf defterleriyle … olmakla bu durumun davalı tarafça da inkar edilmediği, zira davalı tarafça takibe konu malların kendisine teslim edilmediğinin ve anıt onarım işi ile ilgisinin bulunmadığının, dava konusu faturalar dışında teslim olunan mallara ait ödemelerin yapıldığının savunulmuş olduğu, buna karşılık davacı tarafça faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, her ne kadar takibe konu 31.12.2008 tarihli 30781 numaralı fatura davalı defterinde kayıtlı ise de yine defter kayıtlarına göre davalının bu faturadan kaynaklı bir borcunun olmadığının belirlendiği, bu anlamda davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu olan … Anıtının … düzenlemesinin davalı şirket ve temsilcisi … … tarafından yapıldığını, davalı şirketin kanunu dolanıp alış verişini … kardeşlerin Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti temsilcisi … … ile davacı müvekkili arasında yaptığını, dava aşamasında … …’ya ulaşılamadığını, davalı şirket tarafından davadan uzak tutulduğunu, bu durum dahi davalı şirketin müvekkili şirketi bilerek ve isteyerek zarara soktuğunun açık göstergesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturalara dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı şirketin Menemen … Anıtının onarım ve tadilat işi sebebiyle davalı şirketten andezit taşı alıp almadığı ve bu alışveriş sebebiyle takibe konu edilen faturalar uyarınca 7.011,10 TL ve faizi kadar alacaklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

3.Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.