Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2856 E. 2017/5718 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2856
KARAR NO : 2017/5718
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2015 tarih ve 2011/1052-2015/1060 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında akdedilen taşıma sözleşmesi gereği 408285… nolu konşimento kapsamında 18.05.2011’de …’daki alıcısına gönderilen 5.250 Euro bedelli emtianın alıcısına teslim edilmediğini, davalının taşıma sorumluluğunu üstlendiği emtianın sehven başka bir müşterinin alıcısına gittiğini, ancak hatanın düzeltileceğini bildirdiği halde kaybettiği malı bulamadığını, davacının zararını karşılamadığını, davalının yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın şimdilik 500,00 TL’lik kısmının davalı taşıyıcıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 14/12/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 3.200 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, TTK md. 767’ye göre taşıma sözleşmesinden doğan tüm alacakların, bir yılda zaman aşımına uğrayacağından davacının talebinin de zaman aşımına uğramış olduğunu, ayrıca dava konusu eşyaların davacıdan teslim alındıktan sonra …’daki alıcısına sevk edilmek üzere … Uçak Kargo Servisine teslim edildiğini, taşımanın Varşova Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, davalı aleyhine ikame edilen davanın …’ye ihbar edilmesi gerektiğini, zira yük kaybından doğan sorumluluğun ona ait olduğunu, davalının herhangi bir kusuru ve ihmali olmadığı gibi davacı karşısında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca zarar miktarı belli olan durumlarda kısmi dava açılamayacağı için davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davacının talebinin 500 TL ile sınırlı olması gerektiğini, taşıyıcının sorumluluğunun ise taşımanın tabi olduğu konvansiyon hükümlerine göre kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olduğunu, davalı aleyhine haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan … Anonim Ortaklığı vekili, davacının süresi içinde ihbar mükellefiyetini yerine getirmediği için uluslararası havayolu taşımalarının tabi olduğu Konvansiyon hükümlerine göre uğradığını iddia ettiği zarar için dava açamayacağını, kaldı ki müvekkiline hatalı etiketlenip teslim edilen mal yüzünden ortaya çıktığı iddia olunan zarardan müvekkilinin zaten sorumlu tutulamayacağını, ayrıca taşıyıcının sorumluluğunun gerçek zarar miktarını aşmaması kaydıyla her halükarda kilo başına 19 SDR ile sınırlı kalacağını, öncelikle mesnetsiz davanın reddine, olmadığı takdirde süresinde ihbarda bulunma yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davanın reddine, müvekkilinin tazminat ödemeye mahkûm edilmesi halinde ise gerçek zarar miktarının ve müvekkilinin sınırlı sorumluluğunun gözetilerek fazla talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı taşıyıcıya teslim edilen emtianın …’deki nihai alıcıya teslim edilmediği, oluşan zararın her bir kilogramı için 19 SDR olmak üzere 41 kg x19 SDR= 779 SDR ile sınırlı olduğu, karar tarihi itibariyle 779 SDR x4.1174 TL=3.207 TL davacının tazminat talep edebileceği, ıslah dilekçesindeki talep edilen tazminat miktarı ve faiz talebi gözetilerek davanın kabulüyle 3.200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının dava dilekçesinde saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hakkının ek dava açılması halinde o davada değerlendirilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.