Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/13357 E. 2017/15591 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13357
KARAR NO : 2017/15591
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının sigortasının geç yapıldığını ve davacıdan habersiz 30/07/2011 tarihinde çıkışının, 15/09/2011 tarihinde girişinin yapıldığını, sonrasında davacı davalıya bu durumu sorunca davalının “size danışacağım” dediğini, akabinde davalının davacıya “işten çık sana 2.000,00 TL vereyim kabul etmiyorsan çek git” dediğini, davacının T.C. … ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı … Bölge Müdürlüğü’ne şikayet ettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının davalıda çalışırken davalıya ve diğer çalışanlara işi bırakacağını ve davalının işyerinin bitişiğindeki aynı nitelikteki ruhsata tabi içkili restoranda işe başlayacağını belirttiğini, akabinde 14,15,16/08/2012 tarihlerinde işe gelmediğini, iş aktinin davalı tarafından haklı feshedildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat külfetinin davalı işverene ait olduğu, yargılama esnasında davalı işverenin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini somut olarak ispat edemediği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı hak kazandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularından biri de davacının hizmet süresi ve ücretine ilişkin olduğu, davacının sigorta primlerinin zamanında ve tam olarak yatırılmadığını iddia ettiği, sigorta kayıtlarında davacının 06.03.2008 tarihinden 28.08.2012 tarihine kadar aralıklı olarak davalı işyerinde çalıştığı görülüyorsa da, gerek dinlenen davacı tanıkları, gerekse davalı tanıklarının beyanları dikkate alındığından davacının işyerindeki çalışmasının kayıtlardan gözüken çalışmalardan daha fazla olduğu, işyerinde işe başlama tarihinin 2004 yılı olduğu anlaşıldığından davacının iddiası gibi, … sürelerinin 01.09.2004 – 28.08.2012 tarihleri arasında olduğunun kabul edildiği, davacının kıdemi ve emsal ücret araştırması göz önüne alındığında işyerinde 8 yıla yakın çalışan bir kişinin asgari ücret ile çalışması düşünülemeyeceğinden net 1.200,00 TL ücret kabul edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya da itibarla davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabul edildiği, fazla mesai alacağı ve genel tatil alacağı ile ilgili olarak da tanık anlatımları dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Mahkeme tarafından uygun görüldüğü, bu hesaplamalar doğrultusunda ve yine hakkaniyet indirimi ve zaman aşımı itirazı da göz önüne alınarak davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu, davacının yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek yıllık izin alacağı talebinde bulunduğu, yıllık izin alacağının ödendiği veya davacının yıllık izinlerini çalıştığı süre içerisinde kullandığını ispat etme yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin bunu yazılı veya muadili bir belge ile ispat etme yükümlülüğü altında olup davacının yıllık izinlerinin kullandığı veya bedelinin ödendiğini davalı işverenin ispatlayamadığı, yıllık izin alacağı ile ilgili olarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama dikkate alınarak bu alacakla ilgili talebin kabulüne karar verildiği, davacının son aya ilişkin asgari geçim indirim alacağının ödenmediğini beyan ettiği, asgari geçim indirim alacağının ödendiğini yazılı belge ile ispat etme yükümlülüğünü davalının ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davacı yıllık izin kullandırılmadığını iddia etmiş, davalı işveren içkili lokanta olan işyerinin Ramazan ayında kapalı olduğunu ve yıllık iznin bu ayda kullandırıldığını savunmuştur. Taraf tanıkları işyerinin Ramazan ayında kapalı olduğunu belirtmiştir. Davacının hizmet döküm cetvelinde 2011 yılının Ramazan ayına denk gelen döneminde çıkış ve giriş yapılarak aradaki dönemde davacıya atfen … kaydı gösterilmemiştir. Bunun haricinde hizmet cetvelinde Ramazan aylarında çıkış giriş yapılarak Ramazan ayı dışlanmamıştır.
Fazla mesai ücretinde ramazan ayları için bilirkişi raporunda hesaplama yapılmamıştır.
Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, içkili lokanta olan davalı işyerinin Ramazan ayında kapalı olduğu ve 2011 yılı Ramazan ayı hariç, personelin yıllık izinlerini Ramazan ayında kullandığı ve Ramazan ayında personele ücretlerin ödendiği izlenimi edinilmektedir.
Açıklanan bu hususlar taraflardan açıkça sorulup, ayrıca davacı asıl bu konuda isticvab edilerek yıllık izin ücreti hakkında sonuca gidilmelidir. Hizmet dökümünde çıkış-giriş yapılarak primi ödenmeyen 2011 yılının ise bu açıklamaların kapsamı dışında olduğu gözetilmelidir.
Diğer yandan, fazla mesai ücreti açısından Ramazan aylarının hesaplamada dışlandığı görülmekte ise de kıdem tazminatına esas hizmet süresinden Ramazan ayları dışlanmamıştır. Bu itibarla 2011 yılı Ramazan ayı hariç olmak üzere, diğer yıllarda Ramazan ayı ücretinin davacıya ödenip ödenmediği tespit edilerek bu tespite göre Ramazan aylarının kıdem tazminatına esas hizmet süresinden düşülüp düşülmeyeceği irdelenerek kıdem tazminatına esas hizmet süresi bakımından sonuca gidilmelidir.
3-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.