YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8996
KARAR NO : 2014/16031
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
MAHKEMESİ : … … 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.02.2014 tarih ve 2013/182-2014/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendine ait ders notlarını derlediğini, davalı ile uzun süreli çalışmayı düşünmesi sebebiyle kendi hazırladığı kitaba davalının da ismini yazdığını, tüm içeriği müvekkili tarafından hazırlanan kitabın Ocak 2009 tarihinde “…” ismi altında “…” yayınevi tarafından yayınlandığını, kitap üzerinde taraflar yazar olarak gösterilmişse de eserin tek hak sahibinin müvekkili olduğunu, 2010 yılında davacının kendi eserini gerek konu gerekse içerik olarak genişleterek “…” adı altında … Yayınevi aracılığıyla yeniden bastırdığını, davalının mahkemeye başvurarak ilk eserde kendi ismine yer verildiği halde ikinci eserde ismine yer verilmediğinden bahisle maddi ve manevi tazminat davası açtığını ileri sürerek Ocak 2009 basım tarihli “…” isimli kitabın eser hak sahibinin münhasıran davacı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2009 yılında müvekkili ile davacının birlikte “…” isimli kitap yayınlamasının akabinde davacının aynı içerikli kitabı “…” ismiyle müvekkilinin ismi gösterilmeksizin tek başına yayınladığını, bu sebeple davacı aleyhine maddi/manevi tazminat ve davacının tecavüzünün refi ve önlenmesi talepli dava açtıklarını, bu davada dava konusu eser üzerinde hak sahipliğinin tespitinden sonra maddi tazminat hesabının yapılacağını, anılan eda davasının içinde tespit hususunun da bulunduğunu, bu nedenle davanın derdest olduğunu, hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, davalı tarafından … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/377 Esas sayılı dosyasında eser sahipliğinden kaynaklanan maddi ve manevi haklara tecavüzün refi ve önlenmesi, kitabın toplatılması, tazminat talepleriyle açtığı davadan sonra ikame edildiği, davalı yanca açılan anılan davada, bu davanın davacısı …’ın Muhasebe isimli kitabın ortak eser olmayıp münhasıran kendisine ait olduğunu savunduğu, bu hususun o davada hadise olarak tartışılıp sonuca bağlandığı, bu durumda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.